Yazar -Nigar

FEV Türkiye’nin Horizon 2020 Projesi Kabul Edildi

Avrupadan birçok uluslararası firmanın ve Türkiye’den Ford Otosan, Mercedes-Benz Türk, Yeşilova Holding gibi firmaların da dahil olduğu Horizon 2020’ye FEV Türkiye‘nin projesi kabul aldı.

Ulusal-uluslararası araç ve itki sistemleri alanındaki mühendislik ve Ar-Ge projelerine profesyonel mühendislik çözümleri sunan İTÜ ARI Teknokent firmamız FEV Türkiye, Horizon2020 kapsamında onaylanan elektrikli ve hibrit araçlar için yeni nesil batarya paketleri geliştirilecek olan ALBATROSS isimli projede donanım ve yazılımı dahil olmak üzere yenilikçi batarya yönetim sistemi geliştirecek.

NASA ve ESA Güneş’in En Yakın Görüntülerini Paylaştı

Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen canlı yayınla, NASA ve ESA Güneş’e Dünya’dan iki kat daha yakın Solar Orbiter’in kaydettiği görüntüleri paylaştı. Şu anda Venüs ile Merkür arasında bir yörüngede olan Solar Orbiter, planlanan yörüngesine ulaştığı zaman Güneş’e Merkür’den daha yakın bir konuma gelecek.

Solar Orbiter, Güneş’e en yakın insan yapımı cisim… Güneş’e 77 milyon kilometre uzaklıkta bulunan cisim, Şubat ayında Dünya’dan fırlatılmış ve Haziran ayında Güneş çevresinde yer alan yörüngesinde dönmeye başlamıştı. Geçtiğimiz günlerde de Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) ve Avrupa Uzay Ajansı (ESA), Solar Orbiter’den gelen ilk görüntüleri canlı yayında paylaştı. Üzerinde bulunan Aşırı Ultraviyole Görüntüleyici sayesinde Güneş’in şimdiye kadarki en yakından görüntülerini elde etmeyi başardı. Bilim insanlarını şaşırtan bu fotoğraflarda araştırmacılar küçük boyutlarda ateş püskürtüleri keşfetti. Proje üzerinde çalışan bilim insanlarından Daniel Muller, güneş püskürtülerinden milyonlarca kat küçük olan bu püskürtülere kamp ateşi adını verdiklerini söyleyerek, Güneş’in normal yüzey sıcaklığından daha sıcak olan bu püskürtüler hakkında çok az bilgiye sahip olduklarını belirtiyor.

 

Dünya’daki herhangi bir sensörden 13 kat fazla Güneş ışığına maruz kalan Solar Orbiter’in bu özelliği sayesinde Güneş ile ilgili aydınlatılmamış gizemleri çözmesine yardımcı olacağı düşünülüyor. Aynı zamanda Güneş patlamalarını takip ederek Dünya’ya bildiren Solar Orbiter’in üzerinde 10 farklı sensör bulunuyor. Bunların altısı, Güneş ve çevresini izlerken diğer dört sensör uzay aracının çevresindeki ortamı inceliyor. Şu anda Venüs ile Merkür arasında bir yörüngede olan Solar Orbiter’in Güneş çevresindeki yörüngesinin ilerleyen süreçte daha da daralması ve Kasım 2021’e kadar nihai yörüngesine oturarak Güneş’e Merkür’den daha yakın olması planlanıyor.

Kaynak: https://www.nasa.gov/press-release/nasa-esa-to-release-first-images-from-solar-orbiter-mission/

 

Liverpool Üniversitesi’nde Robot Bilim İnsanı Üretildi

Bilim insanlarının en büyük hayallerinden biridir yıllar boyu süren deneyleri çok kısa sürelerde tamamlayabilmek… Bu hayali gerçeğe dönüştüren yine bilim insanları oldu ve araştırmacılar yapay zeka destekli bir algoritma ile çalışan robot bilim insanı geliştirdi. Söz konusu robot, yapay zeka ile otonom bir şekilde deneyler gerçekleştirebiliyor.

Deneylerin bir insana göre 1000 kat daha hızlı gerçekleştirilebilmesini mümkün kılacak bir “robot bilim insanı” geliştirildi. Liverpool Üniversitesi’nde bilim insanları tarafından üretilen ve türünün ilk örneği olan robot bilim insanı yapay zeka destekli bir algoritma ile çalışıyor.

1000 kat daha hızlı çalışabiliyor

İnsansı boyutlara sahip olan robot, bir insan araştırmacının yaptığı gibi aletleri kullanarak standart bir laboratuarda çalışabiliyor. Çevreyi tanımlamak için ise bir lazer tarama sistemi ve dokunmatik geri bildirim sensörleri kullanıyor. Katıların tartılması, sıvıların dağıtılması, kaptan havanın alınması, katalitik reaksiyonun yürütülmesi ve reaksiyon ürünlerinin miktarının belirlenmesi gibi deneydeki tüm görevleri bağımsız olarak gerçekleştirebilen robot, geliştiricilerine göre bilim insanlarından 1000 kat daha hızlı çalışma potansiyeline sahip…

400 kg’lık bu robotun diğer bir özelliği de “insanların” aksine sonsuz bir sabra sahip olması… 10 boyutta düşünebiliyor ve her gün 21,5 saat çalışabiliyor ve sadece pilini şarj etmek için duraklıyor. Yayınlanan ilk çalışmada, söz konusu robot 8 saat boyunca 688 deney gerçekleştirerek 192 saatin 172’sinde çalıştı. Bunu yapmak için de 319 hareket yaptı, 6 bin 500 manevrayı tamamladı ve toplam 2.17 km yol kat etti. Hatta şimdiden tıpkı bir kimyager gibi standart bir laboratuarda çalışarak ve araştırma ekibinden ek bir yönlendirme olmaksızın altı kat daha aktif bir katalizör keşfetti bile…

Süper güçlü bir ekip üyesi

Liverpool Malzeme İnovasyonu Fabrikası Müdürü Andrew Cooper’a göre robot bilim insanı kimyagerlerin çalışma şeklini değiştirecek ve sorunlar için üretilen çözümlerde esneklik sağlayacak. “Geliştirilen robot yalnızca laboratuardaki başka bir makine değil. O aynı zamanda süper güçlü bir ekip üyesi” diyor ve bu sayede insan bilim insanlarının yaratıcı şeyler düşünebilmeleri için gerekli zamanı yarattığını vurguluyor.

Kaynak: https://eurekalert.org/pub_releases/2020-07/uol-lrb070620.php

Eatron, Hirschvogel Ventures’dan 1 Milyon Avro Üzerinde Yatırım Aldı

‘Automotive Safe AI®’ Yapay Zeka Yazılımları yapan Eatron Hirschvogel Ventures’dan 1 Milyon Avro Üzerinde Yatırım Aldı

Alman Hirschvogel Otomotiv Grup’la Stratejik Ortaklık Başlıyor

Otonom ve elektrikli araçlar için güvenli ve seri üretime hazır, yapay zeka tabanlı yazılımların lider geliştiricisi ve İTÜ ARI Teknokent firmalarımızdan Eatron®, Hirschvogel Automotive Group’un stratejik yatırım kolu olan Hirschvogel Ventures’dan 1 milyon Avro üzerinde yatırım aldı. Ayrıca, Hirschvogel ile ulaşım, otonom ve elektrikli araçlarda, güvenli, temiz ve sürdürülebilir bir gelecek için yenilikler yaratmak üzere ortak bir vizyon için stratejik ortaklık anlaşmasının da yapıldığı belirtildi.

Yatırım, mevcut ve yeni otonom ve elektrikli araçların geliştirilmesini daha da hızlandırmak ve de hali hazırda 3 kıtada müşterileri olan Eatron’un, Avrupa ve dünyadaki satış gelişimini desteklemek için kullanılacak. Eatron’un yeni kurulan ortaklıkla hızla dönüşen ulaşım sektöründe uzmanlaşmış şirketlerden oluşan Hirschvogel New Mobility ekosistemine erişimi olacak. Eatron, bu şirketlerle birlikte seri üretime hazır yazılım ve donanım sistemlerine yönelik çözümlerini arttıracak.

Otomotiv endüstrisinde tecrübeli yöneticiler tarafından kurulan Eatron, uzman ekibi ile otomotiv yazılımı ve elektroniğinde çok uzun bir geçmişe sahip. Eatron’un kurucu ortağı ve CEO’su olan Dr. Umut Genç, “Yazılımın endüstride yeniliklere ve teknolojik gelişime yön verdiği bir tarihi değişimin içerisinden geçiyoruz. Otomotivde yazılım, çok uzun yıllar boyunca basit ve kurallara dayalı yöntemlerle yapıldı. Misyonumuz, batarya yönetimi ve otonomi için akıllı ve aynı zamanda güvenli, yapay zeka tabanlı yazılım çözümleri sağlayarak dönüşümü hızlandırmaktır. Bu nedenle, Hirschvogel’in bu heyecanlı ve zorlu yolculukta yanımızda olmasından mutluyuz”, dedi.

Hirschvogel Grup bu yatırım ve stratejik ortaklık aracılığıyla, araçlarda dijitalleşmenin en önemli unsur haline geldiği bir dünyada otomotiv endüstrisi için yenilikçi ürün ve çözüm geliştirme planını vurguladı. Hirschvogel Ventures eş CEO’su Dr. Thomas Brücher, “Eatron’un otomotiv standartlarında yazılım ve yapay zeka alanındaki lider uzmanlığıyla birlikte otomotiv endüstrisindeki on yılları aşan deneyiminin istisnai bileşimi, Hirschvogel’i yenilikçi ulaşım sistemleri alanında zirveye çıkartma yolunda desteklemektedir. Eatron’u “New Mobility” ekosistemimizin yeni bir üyesi olarak kabul etmekten mutluyuz”, dedi.

Eatron ürünlerinden ilki, elektrikli ulaşıma daha hızlı ve güvenilir bir şekilde dönüşümü desteklemek üzere geliştirilmiş yapay zeka destekli algoritmalara ve hata tespit yeteneğine sahip batarya yönetimi yazılımıdır (BMSTAR®). Eatron’un ikinci ürünü ise, yapay zeka tabanlı otomatik şerit değiştirme ve vale park etme gibi yarı otonom sürüş özellikleri içeren (L2+ ADAS) yazılım platformudur (L2STAR®). Eatron, yarı-otonom sürüş teknolojilerinin çok yakın bir gelecekte, tam otonom sürüş teknolojilerinin ise çok daha ileri bir tarihte ticarileşeceğine inanmaktadır.

Eatron 680.000 Avro miktarındaki ilk yatırımını ACT Venture Partners’tan almıştı. Bu yatırım ile yoğun bir ürün geliştirme ve mühendislik çalışması yürütüldü ve L2Star® ile BMSTAR® araç üstünde yol testlerine başladı ve birçok başarılı test gerçekleştirildi.

 

Eatron Hakkında

Eatron, merkez ofisi Warwick/İngiltere’de bulunan ve İstanbul’da İTÜ ARI Teknokent içinde Ar-Ge çalışmalarına devam eden, hızla büyüyen bir teknoloji şirketidir. Eatron, tüm dünyada her türlü araç için geliştirdiği seri üretime uygun elektrikli ve otonom sürüş yazılım çözümlerini üretici ve tedarikçi şirketlere sunmakta ve lisanslamaktadır.

2018 yılında otomotiv endüstrisinde deneyimli yöneticiler tarafından kurulan şirket, bugüne kadar ACT Venture Partners’dan ve Hirschvogel Ventures’dan 2 milyon Avro üzerinde yatırım almış olup, halihazırda 3 kıtadaki müşterilerine hizmet vermektedir. Eatron, üretici ve tedarikçi şirketlerin otonom ve elektrikli ulaşım uygulamaları için gereksinim duydukları yazılım bileşenlerinin lisanslarını alabilecekleri özel bir platform sunmaktadır. Eatron’un yazılım bileşenleri, birçok diğer ürünün aksine, seri üretim programlarına yönelik ve otomotiv yazılım standartlarına uyumlu olarak temelden tasarlanmaktadır.

Hirschvogel Hakkında

Alman otomotiv tedarikçisi Hirschvogel Otomotiv Grubu, ulaşım ve otomotivin giderek artan derecede paylaşımlı, sürücüye destekli, elektrikli ve bağlantılı hale dönüşüm ihtiyacını desteklemek üzere 2017 yılında Hirschvogel Ventures bölümünü kurmuştur. O zamandan beri, Hirschvogel Ventures, ulaşım sektörünün dönüşümüne katkı veren ve birbirini tamamlayan şirketlerden oluşan bir “New Mobility” ekosistemi yaratmıştır.

Hirschvogel Automotive Grubu, 6.000’den fazla çalışanıyla çelik ve alüminyum döküm ve işlenmesinde dünyanın en büyük uluslararası otomotiv tedarikçilerinden biridir. Hirschvogel’in maliyet ve süreç açısından iyileştirilmiş yüksek performanslı döküm ve işleme ürünlerindeki uzmanlığı ve tutkusunun yanı sıra, ürünlerin seri üretime hazırlanması ve üretimi ile yüksek derecede otomasyon ve optimize edilmiş üretim ve montaj süreçlerinin geliştirilmesi ve yönetilmesi de grubun ana yetkinlikleri arasındadır.

13 Temmuz 2020 

Japonya Merkezli Donut Robotics Akıllı Maske Üretti

Dünya çapında koronavirüs önemini korumaya devam ederken; salgınla alakalı pek çok yeni teknoloji de bu süreçte hayatımıza girdi. Özellikle maske kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte birbirinden farklı özelliklere sahip maskeler üretiliyor. Bunun son örneği Japonya’dan geldi.  Donut Robotics şirketi konuşma çevirisi yapan maskelerini tanıttı. Bu akıllı maskeler, telefon ve tabletlere bağlanabiliyor, konuşmaları kopyalayabiliyor, arama yapabiliyor ve Japoncayı sekiz dile çeviriyor.

Donut Robotics isimli Japonya merkezli bir teknoloji şirketi, akıllı telefonlara bağlanan ve kullanıcıların doğrudan cep telefonlarına konuşmadan uzaktan arama yapmalarına olanak tanıyan akıllı bir yüz maskesini tanıttı. Korona virüs salgınından sonra artan maske kullanımı ile teknolojinin birleştirilmesi sonucu üretilen “c-mask” mesajları iletebiliyor, Japoncadan sekiz farklı dile çeviri yapabiliyor ve standart yüz maskelerine uyum sağlıyor. Akıllı telefon ve tabletlerden uygulamaya bağlanan maske, bluetooth üzerinden konuşmayı metin mesajlarına dönüştürebiliyor, arama yapabiliyor ve kullanıcısının sesini yükseltebiliyor.

Yeni özellikler eklenecek

Bir robot geliştirmek için yıllarca çalıştıklarını ve bu teknolojiyi koronavirüsün toplumu nasıl yeniden şekillendirdiğine yanıt veren bir ürün tasarlamak için kullandıklarını söyleyen Donut Robotics CEO’su Taisuke Ono, sonraki dönemlerde maskenin özelliklerine arttırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik yeteneklerini eklemeyi amaçladıklarını söylüyor. İlk olarak Tokyo Uluslararası Havalimanı’nda kullanılması planlanan maske, Japonya genelinde 5 bin alıcıya gönderilecek. Japonya dışında ABD, Avrupa ve Çin pazarında da satılması hedeflenen maskelerin fiyatı ise 40 dolar olarak açıklandı.

Akıllı telefon satışlarında tarihi daralma

Koronavirüsün neden olduğu pandemi nedeniyle, akıllı telefon endüstrisi 2020 yılının ilk çeyreğinde tarihteki en kötü piyasa daralmalarından birine maruz kaldı ve Gartner, Haziran ayında küresel satışların yüzde 20 oranında düştüğünü bildirdi. Aynı zamanda, kamu ve kişisel sağlık talepleri de kullanıcıları ev dışında akıllı telefonlarını daha az kullanmaya ve dokunmaya motive ediyor. C-Mask ise insanların koronavirüse yakalanma riskini arttırmadan telefonlarını dışarıda kullanmaya devam etmelerini vaat ediyor.

 

Kaynak:

https://www.forbes.com/sites/simonchandler/2020/06/26/coronavirus-japanese-firm-unveils-smart-face-mask-that-connects-to-phones/#58515343f3a0

Koronavirüsü Etkisiz Hale Getiren Teknoloji

İstanbul Teknik Üniversitesi ARI Teknokent’te faaliyetini yürüten Smarte firması, 5 aylık bilimsel ve laboratuvar çalışmalarının ardından iklimlendirme sistemlerinde koronavirüsü etkisiz hale getiren teknolojisini duyurdu. Koronavirüsün kabuğunu hedef alıp saniyede milyarlarca titreşim göndererek virüsü etkisiz hale getiren “Vironance” adı verilen devrim niteliğindeki buluşla alışveriş merkezlerinde, toplu taşıma araçlarında virüsün yayılmasının önüne geçilecek.

Dünyada bir ilki başardıklarını söyleyen Smarte Kurucusu Melih Ballıkaya, “Teknolojide tarihi açısından önemli bir buluşun altına imza attık. İklimlendirme sistemlerinin emiş bölümünde kullanacağımız. Vironance sitemi, virüsün kabuğuna saldırarak virüsün bir kısmını değil tamamını yok ediyor. Bulaşıcı özelliğini ortadan kaldırıyor. Sadece koronavirüste değil benzer sars ve mers virüsleri gibi yuvarlak tüm virüs türlerinde etkiliyiz.” dedi. Vironance’nin, iklimlendirme sistemlerinde dolaşan virüsü yok ettiğini ifade eden Melih Ballıkaya, “Sağlık Bakanlığının testlerinden başarıyla geçtik. Onayımızı aldık. Uluslararası 4 patent başvurusunda bulunduk. İnsana zarar vermeyen, çevre dostu ve ekonomik bir sistem yarattık. Bu teknolojiyi Türkiye’den dünyaya yayacağımız için gururluyuz” diye konuştu.

Kaynak: https://www.sabah.com.tr/yasam/2020/07/10/koronavirusu-etkisiz-hale-getiren-teknoloji

Birbirinden Başarılı Teknoloji Firmaları Beetech 2020 E-Konferansı’nda Buluşuyor

İTÜ ARI Teknokent firmalarının en iyi uygulamalarını anlatmak ve teknolojilerden haberdar etmek üzere düzenlenen BEETECH 2020 En İyi Uygulamalar E-Konferansı 8-9 Temmuz 2020 tarihleri arasında İTÜ ARI Teknokent YouTube kanalında gerçekleştirilecek.

İTÜ ARI Teknokent firmalarının en iyi uygulamalarını anlatmak üzere bir araya geleceği BEETECH 2020 En İyi Uygulamalar E-Konferansı; 8-9 Temmuz 2020 tarihleri arasında İTÜ ARI Teknokent YouTube kanalında düzenlenecek. Bu yıl ilk kez online platformda gerçekleştirilecek etkinlikte birbirinden başarılı teknoloji firmaları iki gün boyunca covid-19 çözümlerinden yapay zeka ve AR/VR teknolojilerine, enerji teknolojilerinden yazılım uygulamalarına kadar sekiz farklı oturumda bir araya gelerek 27 farklı sunum yapacak.

Etkinliğin ilk günü olan 8 Temmuz Çarşamba, “Yazılım Uygulamaları ve Araçları 1, Girişimcilik ve Teknoloji Örnekleri 1” oturumunda Commencis ve Boni Global firmaları ilk sunumları gerçekleştirecek. Günün ikinci oturumu olan “Enerji Teknolojileri, Biyoteknoloji, AR/VR Yeni Nesil Görüntü Video İşleme”de BM Sumer, Perga Biyoteknoloji, Commencis, ARTGE Teknoloji ve ISRAVISION sunumlarını yapacak. “Yapay zeka ve Finans Teknolojileri 1” oturumunda Yapı Kredi Teknoloji, Smart Advice ve Algopoly firmaları projelerini katılımcılarla paylaşacak. Günün son oturumu olan “Covid-19 Çözümleri”nde ise PoiLabs, Borda ve CEIBA sunumlarını yapacak.

Etkinliğin ikinci günü olan 9 Temmuz Perşembe ise “Yazılım Uygulamaları ve Araçları 2” oturumunda Commencis, Ericsson ve Eteration ilk sunumları gerçekleştirecek. “Nesnelerin İnterneti – Akıllı Şehir Uygulamaları, Yapay Zeka ve Finans Teknolojileri 2” oturumunda Ericsson, Yapı Kredi Teknoloji ve Maxim sunumlarını yapacak. “Girişimcilik ve Teknoloji Örnekleri 2” oturumunda ise Hitit Bilgisayar, Datailor Teknoloji ve Simularge firmaları projelerini katılımcılarla paylaşacak. Günün son oturumu olan “İleri Teknolojiler”de ise Gümüş Uzay ve TechnoBee sunumlarını yapacak.

BEETECH 2020 Teknoloji Ödülleri 13 Temmuz’da açıklanacak

2016’dan beri İTÜ ARI Teknokent’teki firmaların bölgedeki konumlarını belirlemek, rekaberliğin gücünden faydalandırmak ve motivasyon sağlamak amacıyla fark yaratan İTÜ ARI Teknokent firmalarına verilen BEETECH 2020 Teknoloji Ödülleri ise 13 Temmuz’da açıklanacak.

Etkinliğe kayıt olmak için; https://www.ariteknokent.com.tr/tr/teknoloji-firmalari/beetech

İTÜ ARI Teknokent Youtube Kanalı; https://www.youtube.com/channel/UCteH62Js8Q3QlnZktqd85_g

06.07.2020

Almanyalı Gökbilimciler iki Yeni Ötegezegen Keşfetti

İnsanoğlunun uzay konusundaki çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Mars’a yolculuk ve uzay turizmi derken, öte gezegenler de bilim insanlarının merceği altında… Bu çalışmaların bir sonucu olarak Almanya’da bir grup araştırmacı, Doppler spektroskopisi adı verilen ve Güneş sistemi dışındaki gezegenlerin saptanmasını sağlayan bir yöntem yardımıyla iki yeni ötegezegen keşfetti. Üstelik bu ötegezegenlerin yaşama elverişli olduğu düşünülüyor.

Bilim insanlarının derin uzayı keşfetme ve anlama çabaları tüm hızıyla devam ediyor. Bunun bir sonucu olarak gökbilimciler Dünya’dan 11 ışık yılı uzaklıkta bir yıldızın etrafında dönen iki ötegezegen keşfetti. Gliese 887 adındaki yıldız, güneşin kütlesinin yaklaşık yarısına sahip aynı zamanda da yakınlığı göz önüne alındığında, gökyüzündeki en parlak kırmızı cüce… Her ne kadar bugün sahip olduğumuz teknolojiyle ona ulaşmak mümkün olmasa da güneşe en yakın yıldızlardan biri olarak kabul ediliyor. Güneşe en yakın ötegezegenleri bulmaya çalışan “Kırmızı Noktalar” projesi üzerinde çalışan bir grup gökbilimci, yıldızı Şili’deki Avrupa Güney Gözlemevi’ni kullanarak üç ay boyunca gözlemledi. “Doppler spektroskopisi” adlı yöntem yardımıyla da Gliese 887 etrafında iki gezegen tespit etti. Dünya’dan daha büyük ve çoğunlukla kayalıklardan oluşan gezegenlere gökbilimciler “Gliese 887b” ve “Gliese 887c” adını verdi. İlk gezegenin yörünge etrafında turunu tamamlaması 9,3 Dünya günü sürerken ikinci gezegen ise 21,8 Dünya gününde bir yılını tamamlıyor.

Sessiz bir yıldız

Yıldızı gözlemleyen araştırmacılar gezegenlere dair bazı iyi haberler de veriyor. Almanya’daki Göttingen Üniversitesi Astrofizik Enstitüsü’nden öğretim görevlisi Sandra Jeffers “Ev sahibi yıldız alışılmadık derecede sessiz… Bununla Güneş’te gördüğümüz karanlık yıldız noktalarına veya enerji patlamalarına sahip olmamasını kastediyorum” diyor ve bu sebeple de etrafındaki gezegenlerin atmosferlerini koruyabileceğine inanıyor. Bir diğer iyi haber de yüzey sıcaklıkları… Gliese 887c2’nin yüzey sıcaklığının 70 derece olduğu düşünülüyor ve bu bilim insanları tarafından suyun bulunabilmesi için yeterli bir sıcaklık olarak düşünülüyor. Öte yandan yıldızın etrafında bir sinyal daha tespit eden ekip, gelecekte sinyalin bir gezegene ait olup olmadığını belirlemek için Gliese 887’yi daha fazla gözlemlemek istiyor. Davies, “Yaşanabilir bölgede üçüncü bir gezegenin varlığını doğrularsa, GJ 887, Güneş sisteminde en çok çalışılan gezegen sistemlerinden biri haline gelebilir” diyor.

Daha önce, “Kırmızı Noktalar” projesinde çalışan ekip Proxima Centauri ve Barnad’ın yıldızının etrafında dönen gezegenler gibi Güneş’e yakın başka ötegezegenler de keşfetmişti.

 

Kaynak:

https://www.ctvnews.ca/sci-tech/astronomers-find-super-earths-orbiting-a-star-11-light-years-away-1.5001112

Yılın Başarılı Kadın Girişimcisi: Prof. Dr. Zehra Çataltepe

Microsoft’un Türkiye’de kadınların teknolojide daha fazla söz sahibi olması için her yıl düzenlediği Teknolojinin Kadın Liderleri yarışmasının 2020 kazananları belli oldu. “2020 Yılının Başarılı Kadın Girişimcisi”, İTÜ ARI Teknokent firmalarımızdan Tazi.ai’nin Kurucu Ortağı Prof. Dr. Zehra Çataltepe oldu.

Prof. Dr. Zehra Çataltepe Hakkında:

Bütün eğitim ve çalışma hayatı boyunca hep AI ve ML (machine learning) alanında çalışan Prof. Dr. Zehra Çataltepe, 1991 Bilkent Bilgisayar Mühendisliğinden mezun olduktan sonra, Yüksek Lisans için Amerika’ya, California Institute of Technology’e kabul edilmiştir. Orada doktorasını tamamladıktan sonra Siemens Corporate Research’te enerji santrallerinin ve AC motorların izlenmesi ve sensör verilerinin görüntülenmesi için yapay öğrenim algoritmaları ve yazılımı tasarlamış ve uygulamıştır. Üç makale ve 13 patent yayınlanmıştır.

2005’de Türkiye’ye gelerek İTÜ’de öğretim üyesi olarak görev almıştır. İTÜ’deki Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’ndeki hoca ve öğrencilerle beraber çok sevdiği projeler ve araştırmalar yapmıştır. Eşi Tanju Çataltepe ile birlikte Tazi’nin olduğu yapay öğrenme ve akan veri üzerinde çalışmalar yapmıştır. Türkiye’de ve Dünya’da veriye dayalı akıllı sistemler ve otomasyon alanında bir açık olduğunu düşünerek bütün bilgi ve deneyimimizi bir araya toplayarak, kendi şirketleri olan Tazi’yi, kurmaya karar verdiler. Tazi, iş uzmanlarının (ve veri bilimcilerinin) Yapay Öğrenme ile kolayca model oluşturma, güncelleme, uygulama ve işlem yapmalarını sağlamaktadır. Tazi modelleri anlaşılabilir ve sürekli olarak verilerden ve insanlardan öğrenmektedir. Tazi, yapay zekayı herkes için ulaşılabilir olmasını sağlamakta; finans, bankacılık ve sigorta sektörlerinin daha akıllı iş kararları almasına yardımcı olmaktadır.  Tazi’nin Otomatik Yapay Öğrenim platformu, Gartner tarafından “Cool Vendor in AI Core Technologies” (Mayıs 2019) seçilmiş ve Data Science Central tarafından “Yeni Nesil Yapay Öğrenme” olarak kabul edilmiştir.

Kaynak:

https://www.hurriyet.com.tr/teknoloji/teknolojinin-kadin-liderleri-turkiyenin-gelecegine-isik-tutuyor-41553039

 

14 Ülke Bir Araya Gelerek Küresel Yapay Zeka Ortaklığı Kurdu

Yapay zekanın doğru, insanlık yararına kullanımı ve hukuksal çerçevesinin oluşturulması konusunda somut adımlar atılıyor. Bunun sonucu olarak 14 ülke bir araya gelerek yapay zekanın “sorumlu” gelişimini denetlemeyi amaçlayan ve öncelikle teknolojinin Covid-19 pandemisinden kurtulmaya nasıl yardımcı olabileceğini inceleyen Küresel Yapay Zeka Ortaklığı (GPAI) kurdu.  

 

Sürekli gelişen ve kendini yenileyen yapay zekanın geleceği her zaman tartışmaya açık oldu. Yapay zeka, kimileri için geleceğin vazgeçilmez bir unsuru olacak, kimilerine göre ise insanlığın sonunu getirecek. Nitekim yapay zekaya temkinli yaklaşan isimlerden biri olan Elon Musk’a göre yapay zeka konusunda insanoğlu çok dikkatli olmalı zira yapay zeka nükleer silahlardan bile daha tehlikeli… Sektördeki isimler tartışmalara devam ederken; yapay zekanın geleceği konusunda bugüne kadar en somut adım atıldı ve “Yapay Zekâ Küresel Ortaklığı” (GPAI) kuruldu. Avustralya, Kanada, Fransa, Almanya, Hindistan, İtalya, Japonya, Meksika, Yeni Zelanda, Güney Kore, Singapur, Slovenya, Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve Avrupa Birliği’ni de içeren grubun ortak açıklamasında “Kurucu üyeler olarak bizler yapay zekanın insan merkezli gelişimini ve bu teknolojinin insan hakları, temel özgürlükler ve ortak demokratik değerlerimizle tutarlı bir şekilde desteklenmesini sağlayacağız” denildi.

Dört konuya odaklanılacak

Girişim, yapay zeka araştırmalarını ve uygulamalı faaliyetlerini endüstri, sivil toplum örgütleri, hükümetler ve akademi ortakları ile çalışarak desteklemeyi amaçlıyor. Aynı zamanda yapay zekayı “insan hakları, çeşitlilik, yenilikçilik ve ekonomik büyümeye dayanan” bir yaklaşımla geliştirmek istediğini de açıklıyor. Grubun ilk aşamada ise “sorumlu yapay zeka”, “veri yönetimi”, “işin geleceği” ve “yenilik ve ticarileştirme” konularına odaklanması bekleniyor.

Yapay Zekâ Küresel Ortaklığı’nın (GPAI) sekreteryasını ise Ekonomik İş birliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) üstlenirken; OECD Genel Sekreteri Angel Gurría, “Yapay zeka, Covid-19’a ve diğer küresel zorluklara, güven, şeffaflık ve hesap verebilirlik ile geliştirilmesi ve kullanılması koşuluyla katalizör rol oynayabilecek gerçek bir dönüşüm teknolojisi” diye konuşuyor. Nitekim, salgının başından itibaren virüsün tanımlanmasından ilaç geliştirilmesine, hasta bireylerin teşhisinden aşı çalışmalarına kadar pek çok alanda yapay zekadan faydalanılıyor. Hatta hastalığın yayılımının modellenmesinde ve toplanan büyük verinin analizinde derin öğrenme kullanılıyor. Bu nedenle uzmanlara göre pandemi sürecinin ortaklığın kurulma sürecini hızlandırdığını söylemek mümkün…

Kaynak: https://tech.newstatesman.com/policy/global-partnership-on-artificial-intelligence

 

 

 

Gizliliğe genel bakış

En iyi deneyimleri sunmak için, cihaz bilgilerini saklamak ve/veya bunlara erişmek amacıyla çerezler gibi teknolojiler kullanıyoruz. Bu teknolojilere izin vermek, bu sitedeki tarama davranışı veya benzersiz kimlikler gibi verileri işlememize izin verecektir. Onay vermemek veya onayı geri çekmek, belirli özellikleri ve işlevleri olumsuz etkileyebilir.