İTÜ ARI Teknokent firmalarından OO-Kuma, kapıları el ile temas etmeden açmaya yarayan ek aparat geliştirdi.

İTÜ ARI Teknokent firmalarından OO-Kuma, kapıları el ile temas etmeden açmaya yarayan ek aparat geliştirdi.

İTÜ ARI Teknokent firması Poilabs, sosyal mesafe takip çözümü ve COVID-19 izleyici sayesinde kapalı alanlarda çalışanlara sağlanan giyilebilir cihazlar sayesinde sosyal mesafeyi ihlal ettiklerinde sesli ve ışıklı uyarı sağlayan ve tüm veriyi işleyip, çalışanlarda COVID-19 pozitif olduğunda AI destekli filyasyon imkanı sağlayan uygulama ve çözüm geliştirdi.
İTÜ Çekirdek girişimlerimizden Evana geliştirdiği otomatik ateş ölçer ile hızlı bir aksiyonla binalara, toplu taşıma araçlarına, avm’lere asılabilecek bir otomatik temassız ateş ölçüyor.

Money Shower Teknoloji tarafından geliştirilen Thing Shower ürünü, geleneksel Ultraviyole Işık teknolojisinden binlerce kat güçlendirilmiş patentli bir Işık teknolojisi üreterek milisaniyeler içerisinde %99,99’a varan dezenfeksiyon sağlayan temassız, elektronik ve portatif dezenfektandır.

İTÜ ARI Teknokent firmalarımızdan Boni Global, Korona Takip (COVID-19 İzleyici) adını taşıyan bir uygulama geliştirdi. Uygulama, enfekte olan kişilerin daha hızlı bilgilendirilmesini ve başkalarını enfekte etmelerinin önlenmesini amaçlıyor.
Boni Global tarafından geliştirilen çözüm, kullanıcıların insanlar arasındaki sosyal mesafeyi ölçmelerine ve etkileşim sayısına göre bir puan oluşturmalarına yardımcı olmayı amaçlıyor.
Ana prensip, her kullanıcı, diğer kullanıcılarla karşılaştığında puanlamaya başlayan benzersiz bir özel kimliğine sahip olacak. Bu şekilde, uygulama sosyal mesafe ile kendilerini yeterince korumak olup olmadığını kullanıcılara söylemek için bir puan belirlenebilecek.
Detaylar için: https://www.boniglobal.com/tr/solutions/corona-tracer-app/
İTÜ ARI Teknokent firmalarımızdan MEMSİS Çevre Teknolojileri Araştırma Geliştirme Genel Müdürü Prof. Dr. İsmail Koyuncu, Türkiye’de üretilen N95 ve üzeri kalitedeki maske filtrelerinin asıl filtre malzemelerinin yurt dışından geldiğini aktarıyor.

MEMSİS Çevre Teknolojileri Araştırma Geliştirme Genel Müdürü Prof. Dr. İsmail Koyuncu
Bu malzemeler Kovid-19 salgını ile birlikte ithal edilmesinde problemler yaşandığını söyleyen Kavuncu: ” MEMSİS olarak, maske filtre malzemesi tedarik sıkıntısının önüne geçmek, ülkemizde N95 ve üzeri kalitede maske üretimi devam ettirebilmek ve ülkemizde başta doktorlar olmak üzere ön saflarda koronavirüs ile mücadele eden insanlara ürün temin edebilmek için ürün geliştirme sürecini tamamladık ve seri üretime geçtik. Son ürüne dönüştürülmesi noktasında Gama AR-GE firmasıyla işbirliği sonrası uluslararası bütün standartlara uygun yüksek kaliteli yüzde 100 yerli malzemelerden üretilen N95 ve üzeri kalitedeki maskelerin üretimi tamamlanmış bulunmakta. Ülkemizin de içinde olduğu bu zor anlarda, çok ciddi sayıda maske üretilerek, Sağlık ve Savunma Bakanlığı personellerimizin kullanımına sunulmuştur.”

İstanbul Teknik Üniversitesi, İTÜ ARI Teknokent ve TÜBİTAK tarafından desteklenen projede seri üretime geçilmiş durumda.
Askeri alanda kullanılan, yangın söndüren, arama kurtarma çalışmalarına katılan ve kargo taşıyan dronelar artık yolcu da taşıyacak. Çin’in Guangzhou kentinde, dünyanın ilk yolcu taşıyabilme özelliğine sahip drone kabinleri hizmete sunulurken, bu yeni teknolojinin yolcu taşımacılığını baştan sona değiştirmesi bekleniyor.

Drone teknolojisi hayatımıza gireli çok olmasa da bu alanda yaşanan gelişmeler baş döndürücü… Pek çok farklı alanda kullanılan drone teknolojisini artık yeni bir sektörde -yolcu taşımacılığında- daha sık göreceğiz. Zira eHang isimli bir şirket tarafından üretilen ve “uçan taksi” olarak da anılan yeni dronelar, Çin’in Guangzhou kentinde tanıtıldı. Kalkış ve iniş için piste gerek durmayan 2 yolcu kapasiteli bu araçlar, 340 kilogram ağırlığa ve 16 pervaneye sahip…

Otonom uçuş teknolojisine sahip
Saatte 130 kilometre seviyesine kadar bir hız performansı sergileyebilen uçan taksiler, 220 kiloya kadar yolcu taşıyabiliyor. Aynı zamanda dronelarla yolculuk ederken 4G ve 5G bağlantılarını kullanmak da mümkün olacak. Tamamen elektrikle çalışan ve şarjı tam 2 saat dayanabilen dronelar, deniz seviyesinde uçurulduğunda 23 dakika havada kalabiliyor. Bu yeni teknolojinin sahip olduğu diğer bir özellik de tamamen otonom uçuş teknolojisine sahip olması. Bu sayede uzmanlar droneların insan kaynaklı hiçbir hatadan etkilenmeyeceğini düşünüyor. Yapılan kapsamlı testlerin ardından seri üretime geçilen dronelar için aynı zamanda Çin Sivil Havacılık Yönetimi tarafından da onay alındı.

Kaynak: https://www.thesun.co.uk/tech/11809331/ehang-passenger-drone-flight-china/
2015 yılında kurulan ve işyerlerine Mobil Ödeme, Nakit Ödeme ve Banka Havalesi hizmetleri sunan ödeme platformu ve İTÜ ARI Teknokent firmalarımızdan Payguru, Ortadoğu ve Afrika’daki büyük yatırımlarıyla dikkat çeken mobil ödeme şirketi TPAY MOBILE tarafından satın alınıyor. TPAY MOBILE’ın büyük çoğunluğu ise Afrika odaklı bir özel sermaye şirketi olan Londra merkezli Helios Investment Partners’a ait.
Müşterilerine, mobil operatörlerle yapmış olduğu entegrasyonlar üzerinden mobil ödeme hizmeti, benzer şekilde bankalarla yapmış olduğu entegrasyonlar üzerinden ise ATM/nakit ödeme ve banka transfer hizmeti gibi bir dizi ödeme seçeneği sunan yeni nesil ödeme platformu Payguru, Ortadoğu ve Afrika’nın (MEA) lider mobil ödeme sağlayıcısı ve Helios Investment Partners portföy şirketi olan TPAY MOBILE tarafından satın alınmak üzere bir anlaşmaya giriyor. Bu yatırımla her iki şirket, son kullanıcılara ve üye işyerlerine avantaj sağlayan farklı ödeme çözümlerini ve platformlarını daha da zenginleştirerek, çok daha geniş bir coğrafyada bütünleşik olarak sunmayı amaçlıyor. Satış işlemleri, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın ve Rekabet Kurumu’nun onayının ardından resmi olarak tamamlanacak.
TPAY MOBILE, üye iş yerlerinin tek bir entegrasyon yoluyla 580 milyondan fazla tüketiciden mobil ödeme veya dijital cüzdan uygulamaları aracılığıyla ödeme kabul etmesini sağlıyor. Mobil ödeme, Ortadoğu ve Afrika’da çoğunluğu banka hesabına sahip olmayan nüfusun yüzde 50’sinden fazlası tarafından kullanılan önemli bir ödeme yöntemi ve TPAY MOBILE, üye işyerlerinin, 24 ülkede bu yöntemi veya dijital cüzdan uygulamalarını kullanan müşterilere ulaşmalarını, son kullanıcılar tarafından satın alınan ürün ve hizmetlerin bedellerinin son kullanıcıların mobil operatör faturaları veya dijital cüzdanlarında bulunan fonlar aracılığıyla tahsil edilmesini sağlıyor.
Payguru Yönetim Kurulu Başkanı Işık Uman, konuyla ilgili şunları söyledi: “5 yıl içinde organik büyüme yoluyla ve dışarıdan hiç yatırım almadan başarılı ve kȃrlı bir iş yürütmüş olmaktan gurur duyuyoruz. Bölgede lider bir aktör olan TPAY MOBILE’a katılacağımız için sevinçliyiz. TPAY MOBILE birleşmesiyle, TPAY MOBILE’IN Ortadoğu ve Afrika ülkelerindeki kurumsal varlığı ve ilişkileri aracılığı ile ürünlerimizin Türkiye dışına ihracatı için muazzam bir fırsat kapısı açıyoruz. Bu birleşme aynı zamanda yerel üye işyerlerimize Payguru ile yapacakları tek bir entegrasyon ile MEA ülkelerindeki son kullanıcılardan ödeme tahsil etme fırsatı da veriyor olacak”.
Özellikle bu dönemde yapılan yatırımlar çok önemli
Türkiye’nin fintek alanındaki güçlü ülkelerden biri olduğunun altını çizen Uman, sözlerine şu şekilde devam ediyor: “Fintek Türkiye’de büyüyen bir sektör; Türkiye’nin gerek bilgi teknolojileri, gerek telekomunikasyon gerekse bankacılık teknolojilerindeki gelişmiş altyapısı ve kurumlarda oluşmuş olan inovasyon kültürü, Türk Fintek sektörünün birçok küresel şirketin ilgiyle takip ettiği ve yatırım yapmak istediği bir pazar haline gelmesini sağladı. Buna ek olarak Kasım 2019’daki son mevzuat değişiklikleri, Türkiye’deki fintek sektörünün çok daha liberal bir hale gelmesini sağladı. Bu değişiklikler, Türk fintek şirketlerinin inovasyona dayanan yeni ürün geliştirerek pazara sunmasını ve şirketlerin bu çerçevede adil rekabet şartları altında büyümesini kolaylaştırıyor; ayrıca bu yeni teknolojilere erişimin yabancı yatırımcıların gözünde daha cazip hale gelmesini ve bu pazarda daha çok ürünün ortaya çıkmasını sağlıyor. Ülkemizin böyle bir dönemde yatırımları çekmeye devam etmesi çok önemli ve Türkiye’de çok daha fazla sayıda başarılı girişimcilik öykülerinin çıkmasını bekliyoruz.”
“Ortadoğu ve Afrika’da lider dijital ödeme platformu kurmak”
TPAY MOBILE Kurucusu ve CEO’su Sahar Salama da şöyle dedi: “TPAY MOBILE her geçen gün daha da hızlanan bir büyüme performansı gösteriyor ve Payguru satın alması, Ortadoğu ve Afrika’nın önde gelen dijital ödeme platformu olma, sınıfının en iyi kullanıcı deneyimini garanti etme, iş ortaklarımıza yenilikçi hizmetler sunma ve ayrıca bölgemizdeki tüm nüfusun dijital ve finansal dünyaya erişimini ve katılımını sağlama vizyonumuzun gerçekleşmesini hızlandırıyor. Bu işlem bölgedeki ayak izimizi de güçlendiriyor; ayrıca Payguru’nun sağlamış olduğu ürün ve hizmetler sayesinde yeni iş kollarına girerek tüm bölgede katma değerli hizmetler sunmamızı sağlıyor. Bölgesel ve küresel fintek sektörü büyüme anlamında bir dönüm noktasında ve bu da Payguru’yu aramıza katmak için mükemmel bir zaman.”
Salgın sırasında Türk şirketlerin birleşme ve satın alımları devam etti
Pragma CEO’su ve Payguru’nun finans danışmanı Değer Şahbaz da satın alımla ilgili şunları söyledi: “Payguru’nun büyüyen bir fintek şirketi olması, hem yerel hem de uluslararası stratejik ve finansal yatırımcıların ilgisini çekti. Helios Investment Partners destekli TPAY MOBILE, üye iş yerlerine sundukları ürün portföyü, hizmetlerin sunulduğu coğrafi alan ve her 2 firmanın sahip olduğu son kullanıcıların ve kurumların finansal dünyaya katılımını arttırmaya yönelik ortak vizyonları göz önüne alındığında tüm yatırımcılar arasındaki en iyi seçenekti. Payguru hızlı büyüyen ve ileri teknolojiye sahip şirketlerin bölgesel başarı öyküleri yazabileceğini gösteren mükemmel bir örnek olarak bu zor zamanlarda bile küresel yatırımcıları çekebileceğini gösteriyor.”
Satın alım işlemi mevzuat onaylarından geçecek. Satın alımın ardından Payguru’nun yönetiminde ve operasyonlarında herhangi bir değişiklik olmayacak. Payguru Yönetim Kurulu Başkanı Işık Uman ve Payguru Yönetim Kurulu Üyesi Onur Ergüney, birleşmeden sonra oluşacak bölgesel pozisyonlarda görev alacak.
Tarih boyunca birçok alanda kullanılan geri dönüştürülmüş insan saçı, şimdilerde katlanabilir ekranlarda daha fazla kullanılan OLED ekranlarda kullanılacak. Her ne kadar söz konusu teknoloji televizyon ekranında kullanılacak kadar parlak olmasa da akıllı saat ya da esnek küçük ekranlarda başarılı sonuçlar verdi.
Geri dönüştürülmüş insan saçı, tarih boyunca çok farklı amaçlarla kullanılmıştı ancak şimdiye kadar OLED ekranlara dönüştürülmemişti. İşte kulağa oldukça çılgınca gelen bu fikir Queensland Teknoloji Üniversitesi’ndeki bilim insanları tarafından gerçeğe dönüştürüldü. Buna göre bilim insanları berber salonlarından çıkan artık saçları kullanarak OLED ekran yapmayı başardı.

Çok parlak değiller
Saç telleri karbon ve azot açısından çok iyi birer kaynak bu nedenle de ışık parçacıklar üretmekte oldukça kullanışlılar. Buradaki işleyişe göre önce saç işleniyor sonra da 240 °C’de yakılıyor. Saç keratin de dahil olmak üzere proteinlerden oluştuğu için, saçı bu kadar yüksek sıcaklıklara kadar ısıtmak, daha sonra moleküler yapısında gömülü karbon ve azotu bırakıyor. Ardından bilim insanları bu malzemeyi 10 nm’den küçük karbon nanodotlara çeviriyor ve bunlar sonrasında polimere dağıtılıyor ve kümeler halinde toplanarak, nano adalar oluşturuyor. İşte bu söz konusu adalar OLED cihazlardaki aktif tabaka gibi kullanılabiliyor. Küçük bir voltaj uygulandığında dahi bu nanodotlar mavi ışık yayabiliyor ve çok parlak olmasa da küçük ölçekli giyilebilir cihazlarda kullanılabiliyor.

Sıradaki adımda hayvan kılı denenecek
İnsan saçından elde edilen bu parçalar, henüz bir televizyon ekranında kullanılacak kadar parlak olmasa da akıllı saat ya da esnek küçük ekranlarda kullanılacak kadar parlak. Araştırma ekibinde yer alan Profesör Prashant Sonar, insan saçından üretilen karbon nanodot tabanlı organik ışık yayan cihazların akıllı paketleme gibi kapalı alan uygulamalarında kullanılabileceğini söyleyerek “Ayrıca bu küçük ışık kaynakları non-toksik özelliklerinden dolayı akıllı bantlar ya da medikal cihazlarda da kullanılabilir” diyor. Sonar ve araştırmacı ekibinin insan saçından sonraki adımı ise hayvan kılı üzerine olacak ve çalışmalar başarılı olursa akıllı saatlerin ekranını yapmak için köpek veya kedi kılından faydalanılabilecek.
Kaynak: https://www.gizmodo.co.uk/2020/06/future-flexible-oled-displays-could-be-made-from-human-hair/
İTÜ Magnet firmalarımızdan Yerliara.com “Pandemide İkinci Raunda Hazır mıyız? Fırsatlar-Tehditler” araştırmasını yayınladı.
“Dünya ekonomilerini derinden sarsan COVID-19 pandemisinde ikinci raunda geçtiğimiz bu dönemde, Türkiye’de kontrollü normalleşme ile birlikte birçok sektör tekrar eski günlerine dönmeye hazırlanıyor. İlk rauntta, sağlık sistemi başarıyla çalıştı, dijital altyapımızda önemli sorunlar yaşanmadı. Gündem tekrar ekonomiye dönmeye başladı. Yerliara.com çözüm ortaklarının ve analistlerinin değerlendirmesine göre; her sektörü farklı vuran salgın sürecinin etkileri yeni süreçte daha yoğun hissedilecek, ancak ilk raunttaki avantajlarımız yakın gelecekte yeni küresel ve yerel fırsatları beraberinde getirecek.”

Bu süreçteki tehditleri ve fırsatları detaylı öğrenmek için aşağıdaki linkten raporu indirebilirsiniz.
https://www.yerliara.com/dokuman/yerliara-arastirma-raporu-20200606.pdf