Yazar -Nigar

İTÜ ARI Teknokent’te Ocak’ta Neler Oldu?

Her ay İTÜ ARI Teknokent’teki tüm gelişmeleri derlediğimiz “İTÜ ARI Teknokent’te Bu Ay Neler Oldu?” içeriğimiz sizlerle! Ocak ayında Teknokent’te hangi etkinlikler, seminerler, röportajlar ve ziyaretler gerçekleşmiş gelin birlikte inceleyelim. Keyifli okumalar! 😊

7 Ocak – İhracat Günlükleri

İTÜ ARI Teknokent’in Uluslararası Hızlandırma Programı Innogate’in düzenlemiş olduğu İhracat Günlükleri etkinliğimizde Genel Müdürümüz Doç. Dr. Deniz Tunçalp’in moderatörlüğünde SBS ve Logiwa’nın Innogate’e katılarak Türkiye’den ABD’ye uzanan globalleşme hikayelerini dinledik. Etkinliğimizde Genel Müdürümüz Doç.Dr. Deniz Tunçalp şu sözleri kaydetti: “Innogate olarak firmalarımızın Ar-Ge’sini Türkiye’de konumlandırıp, yurt dışında satış operasyonlarını yürütmelerini hedefliyoruz. Bu noktada da birçok başarı hikayemiz var. Firmalarımızın Türkiye’den globale açılan yolculuğuna şahit olmaktan ve ülkemizin ihracatını desteklemekten çok mutluyuz.”

Etkinliğimizin canlı yayın kaydını izlemek için 👉 https://www.facebook.com/innogateorg/videos/2486236931486022


8 Ocak – The Wharton School İTÜ ARI Teknokent’i Ziyaret Etti

The Wharton School İTÜ ARI Teknokent’i ziyaret etti. The Wharton School’dan katılan ABD’li öğrenciler ve akademisyenler ziyaretlerinde İTÜ ARI Teknokent’teki gelişmelerden ve teknolojilerden haberdar oldular.


13 Ocak –  Teknokentli Firmalarımız Başarılarını Anlatıyor: Orthero

Diş teli kullanmadan dişlerdeki çarpaşıklığın giderilmesini sağlayan İTÜ ARI Teknokent firmalarımızdan Orthero şeffaf plaklar sayesinde yenilikçi çözümler sunuyor. Orthero Kurucu Ortağı, Aydın Dikkulak: “20.000’in üzerinde hasta tedavi ettik ve 3.000’in üzerinde hekim ile çalışmaktayız.”


13 OCAK 2019 – Türkiye Cumhuriyeti Dijital Dönüşüm Ofisi İTÜ ARI Teknokent Ziyareti

Türkiye Cumhuriyeti Dijital Dönüşüm Ofisi, İTÜ ARI Teknokent’i ziyaret etti. Genel Müdürümüz Doç. Dr. Deniz Tunçalp, Girişimcilik Programları Bilgilendirme Sunumu ile bilgilendirmede bulundu.

İTÜ ARI Teknokentli firmalarımızdan Kron, Ölçsan ve Tazi sunumlarını yaparken, T.C. Dijital Dönüşüm Ofisi’nden gelen heyet İTÜ Çekirdek ve İTÜ Magnet’e de ziyarette bulundular.


15 Ocak- İTÜ Çekirdek InsurTech Programı

Türkiye’nin girişimcilik ve inovasyon üssü İTÜ ARI Teknokent öncülüğünde, sigorta sektörünün önde gelen kuruluşları Agito, Aksigorta, Allianz, AvivaSA, Eureko Sigorta, Güneş Sigorta, HDI Sigorta, Sigorta Cini ve Vakıf Emeklilik güçlerini birleştirdi ve İTÜ Çekirdek InsurTech Programı’nı hayata geçirmek için harekete geçti. Programın detayları 15 Ocak 2019, Çarşamba günü İTÜ ARI Teknokent’te gerçekleşen basın lansmanında duyuruldu. Program kapsamında sunulan pek çok desteğin yanı sıra, girişimlerin sektöre erişimi sağlanacak ve başarılı olan girişimlere 1 milyon TL ödül can suyu olarak verilecek.

InsurTech Programı’mız hakkında detaylı bilgi almak için tıklayınız.

InsurTech Programı’na Başvurmak için tıklayınız.


27 Ocak – Kuluçka Buluşmaları

Genel Müdürümüz Doç. Dr. Deniz Tunçalp’in katılımıyla Big Bang 2019’da yatırım, ödül ve hibe alarak Kuluçka aşamasına geçen İTÜ Çekirdek girişimcilerimizle Kuluçka Buluşmaları’nda bir araya geldik. Girişimcilerimizin Big Bang sonrası gelişmelerinden haberdar olduk.


27 Ocak – Genel Müdürümüz Doç. Dr. Deniz Tunçalp İş’te Fikir Programına Konuk Oldu

İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürümüz Doç. Dr. Deniz Tunçalp, Ali Rıza Babaoğlan’nın sunumuyla Ekotürk ekranlarında yayınlanan İş’te Fikir programına konuk oldu. Programda, İTÜ ARI Teknokent, İTÜ Çekirdek, İTÜ Magnet ve Innogate’in gelişmelerinden bahseden Genel Müdürümüz, İTÜ Çekirdek’in yeni programı InsurTech’e değindi.


28 Ocak – Hakkı Alkan İTÜ ARI Teknokent’te!

 

Shift Delete’in kurucusu Hakkı Alkan İTÜ Çekirdek’i ziyaret etti. Alkan, İTÜ Çekirdek gelişmeleri hakkında bilgi sahibi oldu ve girişimlerimizi dinleyerek teknolojilerinden bilgi edindi.


28 Ocak – Türkiye’de Teknoloji ve Girişimcilik Semineri

Her yıl İTÜ Çekirdek’te gerçekleşen ve girişimcilik ekosisteminin ihtiyaçlarını karşılayan Girişimin 7 Büyük Semineri serisi İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürümüz Doç. Dr. Deniz Tunçalp’in Türkiye’de Teknoloji ve Girişimcilik semineri ile başladı.

Seminerin canlı yayın kaydını izlemek için: https://www.facebook.com/itucekirdek/videos/158732612230482/

Program Detayı:

Girişimin 7 Büyük Seminer Serisi’nde Türkiye’de girişimciliğe ilgi duyan herkese, girişimciliğin tüm alanları hakkında bilgi verecek bir kaynak oluşturacak birbirinden iyi konuşmacılar 7 hafta boyunca programa konuk olacak. Bir girişim serüveninde; takımın kurulmasından yatırım süreçlerine kadar girişimcinin ihtiyacı olan tüm konuların işlenecek.

#2 Ürün-Pazar Uyumu – Koray Bahar/ EMEA Strateji Başkan Yardımcısı, Sovos Foriba- 4 Şubat

#3 B2C için Pazarlama- Erdem Yurdanur/ Kurucu, Maçkolik- 13 Şubat

#4 B2B için Satış – Tuğrul Tekbulut/ Yönetim Kurulu Başkanı, Logo Yazılım- 18 Şubat

#5 Büyüme ve Ölçeklenebilirlik- Burak Ertaş/ sahibinden.com- 25 Şubat

#6 Yatırım Süreçleri ve Değerleme – Cem Sertoğlu/ Kurucu Ortak, Earlybird Venture Capital- 3 Mart

#7 Şirket Kurulumu ve Ortaklık Yapıları – Okan Arıcan/ Avukat, BTS&Partners- 17 Mart


30 Ocak – T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı “Genç Girişimcilerle Buluşma” Etkinliği

T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın “Genç Girişimcilerle Buluşma” etkinliğinin ikincisi bugün, Gençlik ve Spor Bakanı Sayın Dr. Mehmet Kasapoğlu’nun katılımıyla İTÜ Magnet’te gerçekleşti.


Gelişmelerimizden ve etkinliklerimizden haberdar olmak için sosyal medya hesaplarımızdan bizi takip edebilirsiniz!

 

 

İşte CES 2020’nin “en”leri…

 Oyun konsolları, akıllı aynalar, insansı robotlar, giyilebilir cihazlar, drone’lar, uyku teknolojileri, fotoğraf makineleri, ses sistemleri, ekran teknolojileri, elektrikli ulaşım araçları… Teknolojinin geleceğini sergileyen ve 20 bin ürünün lansmanının yapıldığı CES 2020, yine birbirinden çarpıcı yeniliklere ev sahipliği yaptı. Etkinlikte öyle ürünler vardı ki kimileri korkuttu, kimileri fiyatıyla şaşırttı kimileri de inovasyonuyla göz doldurdu.  

 

CES 2020’de ürpertici robotlar

Hepimiz günlük işlerde bize yardımcı olabilecek, gerçekten havalı, insan benzeri bir robot istemiyor muyuz? Buradaki problem; CES 2020’de tanıtılan robotların biraz ürpertici olması… Bunlardan ilki Rus startup şirketi Promobot tarafından üretilen bir yüze sahip olan insansı robot… “İnsanlar hakkında neler hissediyorsun” veya “Dünyanın en kalabalık ülkesi hangisidir” gibi sorulara mantıklı cevaplar verebilen robot, yüz kaslarını hareket ettirerek, yüzlerce farklı insan ifadesini taklit edebiliyor.

İkinci ürün her ne kadar sevimli olsa da yine de biraz ürkütücü… Tombot, gerçek bir destek hayvanının ihtiyaçlarını karşılayamayabilecek insanlar için yalnızlık ve depresyon tedavisi gibi çeşitli pratik kullanımlar için tasarlanmış robotik bir duygusal destek köpeği… Arkadaşınızın evine gidip kanepede bu köpeği gördüğünüzü hayal edebiliyor musunuz? İlk bakışta, çok gerçekçi ama çok sert bir köpek görmek büyük ihtimalle köpeğin öldüğünü düşündürür ki bu da oldukça endişe verici olsa gerek…

İhtiyaç duymadığınız halde satın almak istediğiniz ürünler

Bir teknolojik ürün hayal edin, çılgınlar gibi sahip olmak istiyorsunuz ama aslında o kadar da ihtiyacınız yok. Üstelik ihtiyaç duysanız bile zaten satın alabilecek paraya sahip değilsiniz. İşte bu akıl almaz kategoride onlarca ürün CES 2020’de sahneye çıktı. Bunlar arasında neler mi var; su geçirmez drone’lar, yapay zeka destekli çamaşır makineleri, hatta 8K televizyonlar… CES 2020’de görücüye çıkan Lamborghini, Amazon Alexa desteğiyle yapılan en pahalı araç olma özelliğine sahip. Her ne kadar araçlara Alexa entegrasyonu yeni bir teknoloji olmasa da 2020 model araçlarda sürücüler arkadaşlarını arayabilecek ve onlara mesaj gönderebilecek, klima ayarlayabilecek ve güç aktarımı özelliklerini aktive edebilecek.

Diğer bir ürün olan Samsung 8K televizyonun ise ekranının tüm gövdeye oranı yüzde 99. Henüz 8K televizyonlara yönelik fazla içerik bulunmadığı için cihaza yoğun bir ilgi bulunmasa da 8K’nın birkaç ay içinde satışa çıkacağı ve fiyatının 4 bin dolar civarında olacağı tahmin ediliyor.

CES 2020’nin en çılgın ürünleri

4 bin 500’den fazla şirketin en son ürünlerini sergilediği CES 2020’de pek çok yeni teknolojide kullanıcılar tarafından oldukça “çılgın” bulundu. Bu ürünlere verilebilecek ilk örnek, geleceğin akıllı şehirlerinde otomobillerin yerini almak için tasarlanan Segway S Pod tekerlekli koltuk… Koltuğun yan kısmına yerleştirilen joystick ile yönetilen Segway S Pod elektrikli ve saatte 30 kilometre hıza kadar ulaşabiliyor.

Çoğunluğu kilolarca ağırlıkta olan kameralar artık hem daha hafif hem de daha küçük… Insta360 Go isimli ürün sadece 20 gram ağırlığında üstelik bu kamerayı rakiplerinden ayıran yanı bir gözlüğe monte edilip kullanılabilmesi. Sağlık saatlerinin her şeyi yaptığını mı düşünüyorsunuz? Aslında yanılıyorsunuz zira Withing’in yeni saati, uyku kesintilerini hissetmek için optik kan oksijen sensörlerini kullanıyor. Ayrıca EKG’ye de sahip olan ScanWatch atriyal fibrilasyonu tespit edebiliyor.

Kaynakça:

https://www.imore.com/creepy-robots-ces-2020-will-give-you-nightmares

ttps://www.imore.com/ces-2020-crazy-expensive-tech-nobody-needs-everybody-wants

Işınlanma Artık Hayal Değil!

Bilimkurgu filmlerinin vazgeçilmez teknolojilerinden biri olan ışınlama için kurgudan gerçeğe dönüşme vakti gelmiş görünüyor. Zira Bristol Üniversitesi ve Danimarka Teknik Üniversitesi’ndeki bilim insanları, kuantum dolanıklık sayesinde yeni bir kuantum ışınlama teknolojisi geliştirerek ilk kez iki çip arasında veri ışınlamış oldu.

Bir zamanların fenomen dizisi Uzay Yolu’na dair neler hatırlarsınız desek alacağımız cevapların çoğu Kaptan Kirk’ün beylik lafı “Işınla beni Scotty” olurdu herhalde…  İnsanların bir yerden başka bir yere saniyeler içinde transferini sağlayan bu teknoloji çoğumuz için hâlâ bir bilim-kurgu malzemesi…  Oysa daha önce bazı deneysel çalışmaların yapıldığı veri ışınlanmasında bir adım daha ileri gidildi ve Bristol Üniversitesi ve Danimarka Teknik Üniversitesi’ndeki bilim insanları kuantum dolanıklık sayesinde yeni bir kuantum ışınlama teknolojisi geliştirdiklerini duyurdu. Bu, ilk kez iki çip arasında veri ışınlandığı anlamına gelirken; bilim insanları bu atılımın hem kuantum bilgisayarlar hem de kuantum internet için imkan sağladığını düşünüyor.

Çalışmanın odağında “kuantum” var

Işınlanmanın gerçekleşmesini sağlayan “kuantum dolanıklık”, iki parçanın uzun mesafelerde iletişime geçebilecek kadar iç içe geçebildiği yer olarak düşünülebilir. Bu sayede bir parçacık üzerinde meydana gelen değişiklik anında diğer parçacık üzerinde gerçekleşirken; teorik olarak bu yaklaşımda herhangi bir mesafe engeli bulunmuyor. Çalışmalar sırasında çiplerde bir çift dolaşmış foton kullanan bilim insanları, ardından bir fotonun kuantum ölçümü gerçekleştirdi. Bu sayede çip üzerinde yapılan değişiklikler, diğer çipte bulunan ortak fotona da uygulanmış oldu. Daha sonra çiplerin her birini kuantum dolaşımını kullanan bir dizi gösteri yapması için programlayan bilim insanları, çipli ışınlanma deneyi sonrası, kuantum ölçümünü yaptıktan sonra bir parçacığın bireysel kuantum durumunun iki çip boyunca iletildiğini ortaya çıkardı.

Kuantum hesaplama için önemli bir adım

Söz konusu ışınlanma nesneleri bir yerden başka bir yere aktarmayı içermese de kuantum bilgisini hemen hemen her yere taşımaya olanak sağlıyor. Üstelik bilim insanlarına göre, kuantum ışınlanma deneyinin başarı oranı yüzde 91. Çalışmayı yapan bilim insanları ışınlanmanın sadece kuantum iletişimi için yararlı olmadığını, aynı zamanda kuantum hesaplamanın da temel yapı taşı olduğunu söylüyor. Ekipten Dan Llewellyn, bu çalışmayla laboratuvardaki birbirine dolanmış iki çip arasında bir iletişim bağlantısı kurmanın zor olsa da kanıtlandığını söyleyerek yeni süreçlerinin daha kaliteli, daha hızlı kuantum devreleri sağlayacağını ve bugüne kadar üretilen en verimli yöntemlerden biri olduğunu belirtiyor. Aynı zamanda Dr. Llewellyn, bunun “kuantum hesaplama ve iletişimde gerekli olan daha karmaşık kuantum devrelerinin” oluşturulmasına yol açabilecek önemli bir adım olduğunu da söylüyor.

Kaynak: https://www.dailymail.co.uk/sciencetech/article-7830043/Information-TELEPORTED-two-chips-time.html

İTÜ ARI Teknokent Firmalarımız Deloitte Listesinde

Deloitte Türkiye’nin en hızlı büyüyen teknoloji şirketleri listesinde bu yılda gelenek bozulmadı ve İTÜ ARI Teknokent firmalarımızdan Hitit, Inveon, Kron, Mobven, PayCore ve Pixery yer aldı.

 

 

 

 

1994’de kurulan Hitit Bilgisayar Hizmetleri, sektörün hızla büyüyen oyuncularının en çetin ve karmaşık ihtiyaçlarını dahi karşılayabilecek düzeyde yeni nesil havayolu, havaalanı ve seyahat yazılım ürünleri ve servisleri sağlıyor. Müşterileriyle kurduğu yakın ilişkileriyle tanınan Hitit, ürünleri ve servisleri ile ilgili olduğu kadar, müşteri hizmetleri konusunda da mükemmel geri dönüşler alarak, bu geri dönüşleri daha da kaliteli ve başarılı hizmetlere dönüştürüyor. Rezervasyon sistemleri üzerinden geçen 55 milyondan fazla yolcu ile dünya havayolu PSS (Yolcu Servis Sistemi) endüstrisinde beşinci sırada bulunan Hitit, Avrupa’dan Asya’ya, Afrika’dan Ortadoğu ve Türki Cumhuriyetlere uzanan müşteri portföyünü hızla çoğaltmaya ve çeşitlendirmeye devam ediyor.

 

 

 

Inveon, 2006 yılından beri perakende ve tüketim ürünleri şirketlerine omnichannel ticaret odaklı altyapı çözümleri, mobil uygulamaları ve dijital büyüme hizmetleri sunuyor. Inveon üst üste üçüncü kez Deloitte Teknoloji Fast 50 listesinde yer aldı.

 

 

 

 

Kuruluşların dijital dönüşüm hedeflerine ulaşmak için ihtiyaç duyulan altyapı, işletme ve güvenlik sorunlarına yenilikçi yaklaşımlar getiren Kron, tüm küresel pazarlarda ürün ve hizmetlerini ihtiyaç sahiplerine sunmaktadır. Müşterisine yakın olma, onu iyi anlama ve hizmetlerini zamanında sunabilme hedefleri doğrultusunda global dünyadaki lokasyonlarını artıran Kron şu anda İstanbul, New Jersey, Ankara, Dubai ve Islamabad’da yer alan kadroları ile faaliyetlerini yürütmektedir.

 

 

 

 

Mobven, kurumların ve kurumların müşterilerinin ihtiyaçlarını anlayan; kullanıcı deneyimi, teknoloji ve iş stratejisi uzmanlığı ile bu ihtiyaçlara yaratıcı çözümler sunan iş ortağıdır.

 

 

 

PayCore, 2001 yılından bu yana finans kuruluşları, işlemciler, telekom operatörleri, kişiselleştirme büroları, perakendeciler, terminal/kart satıcıları ve tüm dünyadaki 35 ülkede 185’den fazla müşteriye yenilikçi uçtan uca ödeme çözümleri sunmaktadır.

 

 

 

 

2014’de kurulan ve ilk olarak Funimate mobil uygulaması ile dünyaya adım atan Pixery Labs, Türkiye’deki en büyük yazılım ihracatçıları arasında yer alıyor. Funimate uygulamasıyla kullanıcıların günlük hayatlarında eğlenceli filtrelerle animasyonlu videolar üretmelerini sağlayan şirket, dünyada 30 milyonu aşkın indirme sayısına ulaştı.

Önümüzdeki 10 Yılda Dünyayı Değiştirebilecek Büyük Keşifler Neler Olacak?

Son 10 yılda bilim dünyası büyük keşiflere imza attı. Neler mi? Örneğin, Higgs bozonunun keşfi, gen düzenleme için CRISPR kullanımı devrim yaratan gelişmelerden sadece birkaçı…  Peki, önümüzdeki 10 yılda bilimde neler yaşanması ve hangi teknolojilerin geliştirilmesi bekleniyor? İşte uzmanların ağzından 2020’lerde yaşanabilecek en heyecan verici keşifler, teknikler ve gelişmeler…

Evrensel grip aşısı

Uzunca bir süredir üzerinde çalışılan ama bir türlü geliştirilemeyen evrensel bir grip aşısı, önümüzdeki 10 yıl içinde geliştirilebilecek çığır açan tıbbi bir gelişme olabilir. Uzmanlara göre gelinen noktada evrensel grip aşılarına yönelik çeşitli yaklaşımlar ileri düzeyde ve şimdiden ümit verici sonuçlar birikmeye başladı. Teorik olarak, evrensel bir grip aşısının gribe karşı uzun süreli koruma sağlaması bu nedenle de her yıl grip aşısı yapma ihtiyacını ortadan kaldırması bekleniyor. Grip virüsünün bazı kısımları sürekli değişirken, pek çok kısmı da çoğunlukla yıldan yıla değişmeden kalıyor. İşte geliştirilmesi beklenen evrensel grip aşısına yönelik tüm yaklaşımlar, virüsün bu daha az değişken olan kısımlarını hedefliyor.

Evrensel grip aşısı için insanlardaki ilk denemeler Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü’nde (NIAID) başladı. Bu denemelerde, deneysel aşının güvenliğine ve katılımcıların aşıya karşı bağışıklık tepkilerine bakılacak. Bilim insanları araştırmanın ilk sonuçlarını da bu yılın başlarında bildirmeyi planlıyor.

Daha büyük ve daha iyi beyinler

Bilim insanları son 10 yıl içerisinde insan kök hücrelerinden üretilen ve “organoid” olarak bilinen mini beyinleri başarıyla yetiştirdi. Pennsylvania Üniversitesi Perelman Tıp Fakültesi’nden Nörobilim Profesörü olan Dr. Hongjun Song’a göre beyin organoidleri sadece erken fetal gelişiminde küçük bir beyin parçasına benzeyecek şekilde yetiştirilebiliyor. Bununla birlikte bu gelişme önümüzdeki 10 yıl içinde değişebilir. “Sadece hücre tipi çeşitliliği değil, hücresel mimariyi de gerçekten modelleyebiliriz” diyen Song’a göre olgun nöronlar kendilerini beyinde katmanlar, sütunlar ve karmaşık devreler halinde düzenliyor. Şu anda, organoidler sadece bu karmaşık bağlantıları besleyemeyen olgunlaşmamış hücreler içeriyor. Öte yandan Dr. Song, önümüzdeki on yılda bu zorluğun üstesinden gelinebileceğini düşünüyor. Beynin minyatür modelleriyle bilim insanları nörogelişimsel bozuklukların nasıl ortaya çıktığını anlamaya yardımcı olabilir; hatta gelecekte beynin hasarlı bölgelerinin yerini almak için sinir dokusunun “fonksiyonel birimlerini” bile büyütebilirler.

Dönüştürülmüş enerji sistemleri

İçinde yaşadığımız son 10 yılda yaşanan aşırı yağışlar, kuraklık, yükselen deniz seviyeleri aslında üstünde yaşadığımız gezegenin ne kadar kırılgan olduğunu ortaya koydu. Bu ciddi sorunun çözümlerinden birini dönüştürülmüş enerji sistemleri oluşturuyor. Illinois Üniversitesi’nde atmosfer bilimleri profesörü Donald Wuebbles, şiddetli hava koşullarından ve belki de deniz seviyesinin yükselmesinden kaynaklanan etkilerin nihayet iklim değişikliğini ciddiye almaya başlamamıza neden olduğunu belirterek “Enerji ve ulaşım sistemlerinin yenilenebilir enerjilere dönüştürülmesine yönelik yeni yaklaşımlar ve teknolojiler geliştirilecek” diyor. Penn State Üniversitesi’nde tanınmış Meteoroloji Profesörü Michael Mann ise önümüzdeki 10 yılda iklim konusunda harekete geçileceğini ancak bu geçişi hızlandıracak politikalara ve bu politikaları destekleyecek politikacılara ihtiyaç bulunduğunu söylüyor.

Axion’un keşfi

Son 10 yılda, çok küçük dünyamızdaki en büyük haber, diğer parçacıklara kütlelerini ödünç veren gizemli “Tanrı parçacığı” olan Higgs bozonunun keşfiydi. Bu keşif şu açıdan da önemliydi; Higgs’in bulunmasıyla diğer parçacıklar da yavaş yavaş öne çıkmaya başladı. Nitekim Nobel ödüllü fizikçi Frank Wilczek’e göre bu varsayımsal parçacıklardan birini bulma konusunda makul bir şansımız bulunuyor.

Aslında Axion, sıradan maddelerle nadiren etkileşime giren bir parçacık sınıfı yani tek bir parçacık değil. Karanlık maddeyi açıklamaya yardımcı olacak ve madde-antimadde dengesizliği hakkında bilgi verecek olan Axion keşfiyle bilim insanları, yerçekimi dalgalarını veya uzay zamanındaki dalgalanmaları tespit etmeyi hedefliyor. Axion’u bulmak için yapılan girişimler arasında şu ana dek Axion Karanlık Madde deneyi ve CERN Axion Güneş Teleskobu bulunuyor.

Dünyaya benzeyen bir atmosfer

6 Ekim 1995’te bir çift gökbilimci, güneşe benzer bir yıldızın yörüngesinde dolaşan ilk dış gezegenin keşfini açıkladığında evrenimiz daha da büyüdü. NASA’ya göre bu keşif sonsuza dek “evreni ve içindeki yerimizi görme biçimimizi” değiştirdi. On yıldan fazla bir süre sonra, gökbilimciler güneş sistemimizin dışında yıldızların etrafında dönen 4.104 dünyayı doğruladı ve artık şimdi 10 yıl önce bilinmeyen birçok dünya mevcut.

Astrofizikçi Seager’a göre önümüzdeki 10 yıl, James Webb Uzay Teleskobu’nun (JWST) beklenen lansmanı ile astronomi ve dış gezegen bilimi için oldukça heyecan verici olacak. Hubble Uzay Teleskobu’nun kozmik ardılı olan JWST’nin 2021’de piyasaya sürülmesi planlanırken; bilim insanları ilk kez öte gezegenleri kızılötesinde görebilecek. Tabii gelişmeler bununla da kalmayacak. Söz konusu teleskopla dünya benzeri atmosfere sahip kayalık gezegenlerdeki su buharı da tespit edebilecek. Su buharı da canlılar için yaşam anlamına geldiği için bilim insanları bunu umut verici bir yaklaşım olarak değerlendiriyor.

Kaynak: https://www.livescience.com/next-decade-biggest-scientific-advances.html

 

İTÜ ARI Teknokent’te Aralık’ta Neler Oldu?

2019’u geride bırakıp 2020’ye merhaba derken İTÜ ARI Teknokent’te Aralık ayında neler olmuş, gelin birlikte göz atalım!

1 Aralık – Agito InsurTechPartnerHUB

Agito’nun düzenlemiş olduğu #InsurTechPartnerHUB etkinliğinde firmalarımızdan B2Metric AI, Ludens Robo Advisory ve Vivoo ile yer aldık.

Etkinlikte sunum yapan İTÜ ARI Teknokent Pazarlama ve İş Geliştirme Direktörümüz Arzu Eryılmaz: “Ne büyük mutluluk ki, Sigorta sektörünün liderleri İTÜ ARI Teknokent’le beraber masaya oturarak kendi sektörlerindeki girişimlerin oluşması, gelişmesi ve sigorta sektörüne doğrudan hizmet verir aşamaya gelmesi için güçlerini birleştirdi. 2020’de İTÜ Çekirdek’in odaklandığı ana konulardan biri sigorta teknolojileri olacak. Sigorta alanında İTÜ ARI Teknokent’le beraber SigorTek programını başlatan tüm Paydaşlara teşekkür ediyor, girişimcileri sigorta teknolojileri alanında proje üretmeye ve İTÜ Çekirdek’e başvurmaya davet ediyorum.”


3 Aralık – Big Data ve AI

Teknokentli firmalarımızın başarılarını ve tecrübelerini paylaştıkları Teknokentliler Anlatıyor serimizde bir araya geldik. Related Digital’in CTO’su Ozan Sağlam’ın sunumu ile AI ve Big Data’nın Kullanım Alanları başlıklı seminerde AI ve Big Data’nın kullanım alanları ile ilgili dünyadaki örnekleri hakkında konuşuldu. Yapay zeka ve Big Data’nın kullanım alanları hakkında bilgiler aktarılırken, ürünleştirme süreçleri değerlendirildi.


5 Aralık – Teknokentli Firmalar Başarılarını Paylaşıyor: Isra Vision

İTÜ ARI Teknokent firmalarımızdan Isra Vision Genel Müdürü Serkan Çakır: “Kullandığımız süt kutularından, cebimizdeki paraya kadar hayatımıza dokunan ve 1985 yılından beri yüzey muayene ve robot otomasyon alanlarında yüksek teknolojik ürünler geliştiren Isra Vision, 10,000’den fazla sistem enstalasyonu ile Dünya’nın en büyük ilk 5 şirketinden biri olarak hizmet veriyor.”


10 Aralık – Japonya Heyeti İTÜ ARI Teknokent’i Ziyaret Etti

İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürümüz Doç. Dr. Deniz Tunçalp Teknokent ekosistemini ve gelişmelerini aktardığı bir sunum ile Japon heyete bilgilendirmelerde bulundu. Teknokentli firmalarımızdan; Algopoly, Elaa, Tazi ve Quantco ise geliştirdikleri teknolojileri hakkında Japon heyeti bilgilendirdiler.


12 Aralık – Hizmet İhracatçıları Birliği Semineri

#ÖğrenenTeknokentliler Hizmet İhracatçıları Birliği (HİP) Faaliyetleri ve Ticaret Bakanlığı Destekleri Semineri’nde bir araya geldi. HİB-Yazılım ve Bilişim Hizmetleri Komite Üyesi Gönül Kamalı’nın sunumu ile ICT sektöründe faaliyet gösteren firmalar, ihracat konusunda yapılan faaliyetler ve verilen destekler konusunda bilgilendirildi.


17-18 Aralık – Beetech En İyi Uygulamalar Konferans Serisi

İTÜ ARI Teknokent firmalarının iki gün boyunca 14 farklı konu başlığında bir araya gelerek birbirinden başarılı projelerini anlattığı ve yeni bağlantılar elde ettiği BEETECH 2019 En İyi Uygulamalar Konferansı Serisi yoğun bir ilgi ile geçti.


19 Aralık – BEETECH Ödül Töreni

İTÜ ARI Teknokent tarafından bu yıl dördüncü kez düzenlenen BEETECH Teknoloji Ödülleri, sahiplerini buldu. Tören kapsamında yürüttükleri projeler ve geliştirdikleri teknoloji ürünleri ile öne çıkan firmalar ödüllendirildi. Gecede yürüttükleri projeler ve geliştirdikleri teknoloji ürünleri ile öne çıkan İTÜ ARI Teknokent firmaları, ‘Kuluçka’, ‘Küçük’, ‘Orta’, ‘Büyük’ ve ‘Özel’ olmak üzere ayrı ayrı değerlendirilerek, 5 farklı kategoride ödül aldı. Tören kapsamında kuluçka firmalarından BM Sumer, WalkOVR ve IUGO; küçük ölçekli firmalardan Mikro Yazılım, Pixery, Misone, Argenit ve Yapı Merkezi İdis; orta ölçekli firmalardan Analog Devices ve Yapı Kredi Teknoloji; büyük ölçekli firmalardan Ericsson, Argela ve Softtech ödül kazandı. Tören kapsamında özel ödüller de dağıtıldı. Ar-Ge Öncüleri Özel Ödülü’ne Prof. Dr. Gürhan Kök, Ekosisteme Katkı Özel Ödülü’ne Commencis; Girişim Sermayesi Özel Ödülü’ne Collective Spark ve Start-Up Özel Ödülü’ne ise Intenseye layık görüldü.


26 Aralık – Global Pazara Açılmak İsteyen KOBİ’ler için KOSGEB Destekleri Semineri

Globale açılmak isteyen firmalar KOSGEB destekleri hakkında bilgi edindi.


30 Aralık – İTÜ Magnetli XYZ Teknoloji Anlatıyor

İTÜ Magnetli firmalarımızdan XYZ Teknoloji’nin İş Geliştirme ve Pazarlama Direktörü Ayşegül Şensoy, XYZ Teknoloji’yi anlatıyor.


Gelişmelerimizden ve etkinliklerimizden haberdar olmak için sosyal medya hesaplarımızdan bizi takip edebilirsiniz!

 

 

 

 

 

 

 

Yerli Otomobil Kornaya Bastı

Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu’nun, 2022 yılında üretimine başlayacağı yerli otomobil Gebze’de tanıtıldı. Elektrikli, bağlantılı ve akıllı olmasıyla dikkat çeken Türkiye’nin Otomobili, sahip olduğu yeni teknolojiler ile kullanıcılarının otomobil deneyimini farklı bir boyuta taşımayı hedefliyor.

Fikri mülkiyet haklarına Türkiye’nin sahip olduğu, küresel ölçekte rekabet edecek bir otomobil markası yaratma hedefiyle Anadolu Grubu, BMC, Kök Grubu, Turkcell, Zorlu ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin güçlerini birleştirerek 25 Haziran 2018’de kurduğu Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu Sanayi ve Ticaret A.Ş. (TOGG) ilk lansmanını gerçekleştirdi. TOGG’un yerli elektrikli otomobilinin SUV ve Sedan modelleri kamuoyuna tanıtıldı. Otomobilin üretileceği fabrika yapımının 2020’de bitmesi, ardından yerli otomobilin üretimine başlanması planlanırken; yerli otomobilin ilk serisinin üretiminin ise 2022’de tamamlanması hedefleniyor. Aynı zamanda TOGG’un 2030 yılına kadar da fikri ve sınai mülkiyet hakları tamamen kendisine ait bir ortak e-platform üzerinde 5 farklı model üretmesi bekleniyor.

Yüzde 100 TOGG ile yüksek teknoloji

TOGG otomobil gamının tüm modellerine altyapı oluşturacak tamamen yeni ve doğuştan elektrikli araç platformunu özgün, modüler ve üstün olmak üzere 3 ana başlık ile tanımlıyor. TOGG bu başlıkların içeriğini “Otomotiv sektöründe daha önce ortaya çıkarılmış hiçbir platform ile ilişkisi olmayan, tamamıyla TOGG mühendisleri tarafından geliştirilen ve tüm fikri ve sınai mülkiyet hakları yüzde 100 TOGG’a ait olan, yüksek teknolojiye sahip doğuştan elektrikli ve bağlantılı platform… Azami verimlilik, konfor, dayanıklılık ve güvenlik gerekliliklerini bir arada sağlayabilen; farklı genişlik ve uzunluklara olanak veren modüler mimari… Sınıfının en uzun aks mesafesini sunarak otomobil içindeki yaşam alanının genişlik, ferahlık ve konforunu en üst düzeye taşıyan altyapı…” şeklinde sıralıyor.

2 farklı pil seçeneği ve hızlı şarj

Görüntüsü kadar teknolojisiyle de dikkat çeken elektrikli otomobil, 300+ kilometre veya 500+ kilometre menzil sağlayan iki farklı pil seçeneği sunuyor. Hızlı şarj ile 30 dakikadan kısa sürede yüzde 80 pil doluluk seviyesine ulaşabilecek otomobil, 0-100 kilometre/saat hızlanmasını 400 beygir güç sunan motor seçeneğinde 4,8 saniyede tamamlıyor. Doğuştan elektrikli modüler platform ile 300 ve 500 kilometre menzil opsiyonlarına sahip aynı zamanda merkeze sürekli bağlı olacak ve güncellemeleri uzaktan 4G/5G bağlantısıyla alabiliyor.

Euro NCAP 5 yıldız seviyesine uyumlu, platforma entegre edilmiş batarya ile yüksek çarpışma dayanımı ve yüzde 30 daha fazla burulma direncine sahip olacak. Aynı zamanda araç menziline yüzde 20’ye kadar katkı sağlayan geri kazanımlı frenleme de otomobilin önemli özelliklerinden biri olarak öne çıkıyor. Gelişmiş batarya yönetim ve aktif termal yönetim sistemlerinin sağladığı uzun ömürlü batarya paketine sahip olan otomobil, 200 beygir güç ile 7,6 saniye, 400 beygir güç ile de 4,8 saniye altında 0-100 km/s hızlanabiliyor.

Akıllı yaşamın tam merkezinde

Türkiye’nin Otomobili bağlantılı altyapısıyla internete bağlanabilmek için farklı bir cihaza ihtiyaç duymuyor ve tüm akıllı şehir altyapısı, elektrik şebekesi, cihazlar, evler ve binalar ile iletişim halinde olabiliyor. İlerleyen yıllarda, özellikle 5G teknolojisinin yaygınlaşmasıyla birlikte bağlantılı otomobil akıllı yaşamın merkezine yerleşmeyi ve kullanıcılara farklı bir mobilite deneyimi yaşatmayı hedefliyor.

2023’den itibaren dünyada ilk kez Türkiye’nin Otomobili’nde kullanılmaya başlanacak olan “Holografik Asistan” teknolojisi için de hazırlıklarını sürdürüyor. Bu yenilikçi asistan, sıradan bir sanal gösterge panelinin çok ötesinde bir kullanıcı deneyimi yaşatmak amacı ile ileri göz takip algoritmaları ve holografik üç boyutlu görüntüleme teknolojilerinden faydalanacak. “Holografik Asistan” teknolojisi günümüzde otomobil içerisinde kullanılmakta olan 2 boyutlu ekran teknolojilerinin yerine ilk kez üç boyutlu görüntüleme ve artırılmış gerçekliği getirerek araç içi deneyimini sil baştan şekillendirecek. Bu teknoloji sayesinde sürücü gözünü yoldan ayırmadan aracın gösterge ekranında verilen bilgileri görmekle kalmayacak, aynı zamanda yol ve çevre hakkında ihtiyacı olabilecek diğer tüm bilgilere ulaşabilecek.

Türkiye’den Seçilen Tek Firma Ambeent Oldu

KOBİ Aracı Faz 2’ye Türkiye’den yapılan 23 başvuru arasından İTÜ ARI Teknokent firmalarından Ambeent, seçilen tek firma oldu.

Hızlandırıcı’nın (KOBİ Aracı Faz 2) sonuçları açıklandı. Avrupa İnovasyon Konseyi (EIC) altında yürütülen Hızlandırıcı’ya 1852 proje başvuru yapılmış olup 75 KOBİ fonlanmaya hak kazandı. Öz sermaye yatırımı opsiyonu gelen programda 75 başarılı firmanın 39’u için durum tespit sürecinin (due dilegence) başlanması beklenmekte.

Türkiye’den yapılan 23 başvuru arasından 1 firma başarılı oldu. TÜBİTAK Koordinatörlük Desteği’nden faydalanarak projesini hazırlayan İTÜ ARI Teknokent firmalarından, Ambeent Wireless Yazılım ve Bilişim A.Ş. 1 Milyon € tutarında hibe almaya hak kazandı.

Ambeent Wireless Yazılım ve Bilişim A.Ş. Hakkında:

Ambeent “Smart Wi-Fi” projesi ile dünyanın karmaşıklaşan ve sayısı hızla artan Wi-Fi ağlarını organize ve optimize etmek için mobil odaklı – yapay zeka (AI) tabanlı Spectrum Broker çözümü sunmakta. Kullanıcıyı en çok etkileyen ve en son noktada yaşadığı Wi-Fi problemleri ancak Ambeent’ın işbirlikçi yapıda çalışan teknolojisi ile basitçe çözülebilir. Ambeent’in çözümü kullanıcıya ve servis sağlayıcıya büyük kolaylık sağlamanın dışında kıt spektrum kaynaklarına sahip Wi-Fi, 5G ve ötesi için yenilikçi bir spekturum yönetebilme potansiyeli sunmakta. Ambeent’ın çözümü ayrıca alışveriş merkezleri, çok katlı binalar, gökdelenler ve oteller gibi yüksek yoğunlukta ama farklı tedarikçilerle donatılmış Wi-Fi sistemleri barındıran birçok yerde de kaliteyi artıran çözümler sağlamakta. Ambeent 2016 yılında risk yatırımı ile kurulmuş 22 patent başvurusu bulunan konusunda lider bir girişim şirketidir.

Kaynak: https://ufuk2020.org.tr/tr/haberler/hizlandiricinin-kobi-araci-faz-2-sonuclari-aciklandi

2019’un En Popüler Teknoloji Eğilimleri

Teknolojideki gelişmeler nefes kesen bir hıza ulaştı… Dünyanın her yerinde, her gün yeni bir gelişme yaşanırken özellikle bazı teknolojiler sağladıkları fayda ve yarattıkları ekonomik hacimle diğerlerine oranla baskın çıkıyor. İşte 2019’da en çok konuşulan, en çok kazandıran ve en popüler teknolojiler…

Nesnelerin İnterneti (IoT)

2019 yılı itibariyle her saniyede 127 yeni cihaza bağlanan 26 milyardan fazla Nesnelerin İnterneti (IoT) cihazı bulunuyor. Söz konusu teknoloji akıllı ev teknolojisinden akıllı şehirlere ve akıllı tarıma kadar her şeyi kapsıyor. Şu anda IoT’nin 2019’daki en büyük uygulamalarından ikisi sağlık (kalp sağlığını takip eden akıllı saatler dahil) ve imalat… Endüstriyel üretim şirketlerinin yüzde 80’inden fazlası, verimliliği ve yeniliği artırmayı vaat eden IoT cihazlarını kullanıyor veya kullanmayı planlıyor. Nitekim üretimin 2019’da endüstriyel IoT harcamalarının yüzde 53’ünü veya en büyük oranını oluşturması söz konusu.

Yarı Otonom Araçlar

Steve Wozniak’ın en son tahminlerine inanıyorsanız, tamamen özerk araçlar hâlâ çok uzun bir yol olabilir. Zira 69 yaşındaki Apple’ın kurucu ortağı, herhangi bir sürücünün olmadığı otonom araçların kendisi hayattayken ortaya çıkmayacağına inanıyor. Bununla birlikte, günümüzde şerit merkezli direksiyon, adaptif hız sabitleyici ve eller serbest direksiyon dahil olmak üzere kendi kendine sürüşün belirli yönlerini sağlayan ve sayısı giderek artan araba bulunuyor. Cars.com, 2019 için bu özellikleri sunan 33 ana markadan 200 otomobilin kapsamlı bir listesini derledi.

Elektrikli Araçlar

Elektrikli araç popülaritesi son yıllarda önemli ölçüde arttı. Pazar şu anda Norveç’te (elektrikli araçlar Mart 2019’da tüm Norveç’in otomobil satışlarının neredeyse yüzde 60’ını oluşturdu) ve Çin’de (2018’de 1,1 milyon elektrikli araç satıldı) oldukça baskın.  ABD’de ise satışlar 2017-2018 arasında yüzde 81 arttı ve özellikle pillerin giderek daha uygun hale gelmesiyle katlanarak büyümeye devam edeceği bekleniyor.

Dünya daha sürdürülebilir bir gelecek için baskı kurarken; işletmeler de dağıtım sistemleri için cleantech’e (temiz teknoloji) yatırım yapıyor. Amazon kısa süre önce 100 bin elektrikli minibüs aldı ve DHL ise 2050’ye kadar lojistikle ilgili emisyonları sıfıra indirme taahhüdünün bir parçası olarak 2019’da 63 elektrikli minibüsü filosuna kattı.

Blockchain (Blok zincir)

Dünyanın teknoloji uzmanları bile bazen blockchain’in ne olduğunu ve ne yaptığını özlü bir şekilde tanımlamak için mücadele ediyor. Hacker Noon ise bu teknolojiyi basitçe “güvenlik, şeffaflık ve adem-i merkeziyetçilik sağlarken; işlem kayıtlarını tutan bir veri yapısı” olarak tanımlıyor.

Bitcoin gibi kripto para birimleri oluşturmak, günümüzde blockchain teknolojisinin en yaygın uygulamalarından biri. Nitekim Eylül 2019 itibarıyla ABD’de 3 bin 571 bitcoin ATM’si bulunuyor. 2013’te 1.48 milyar dolar olan bitcoin piyasa değeri 2019’un üçüncü çeyreğinde 144.96 milyar dolara sıçradı. Blockchain teknolojisi, sigorta taleplerinin işlenmesi, akıllı sözleşmeler, sağlık kayıtlarının kodlanması ve saklanması, tedarik zinciri görünürlüğü ve müzik sahipliği haklarında da kullanılabiliyor.

Bulut Teknolojisi

Bulut bilişim bir süredir varlığını sürdürüyor ancak kullanımı son yıllarda hızla arttı. Bugün, şirketlerin yüzde 90’ı bir tür bulut hizmeti kullanıyor ve sadece ABD’de söz konusu teknolojiye bu yıl 124,6 milyar dolar harcanması bekleniyor. Dünya çapındaki harcamaların ise yüzde 23,8 oranında artarak 210 milyar dolara ulaşması tahmin ediliyor.

İşletmelerin bulut bilişim kullanma biçimi de gelişiyor. Veriler giderek daha fazla çevrimiçi depolandığından, sunucu entegrasyonu yakında gereksiz olabilir. Bu yılın başlarında, Gartner Kıdemli Araştırma Direktörü Ross Winser, “Küresel kuruluşların yüzde 20’sinden fazlası 2020’ye kadar sunucusuz bilgi işlem teknolojilerini kullanacak” diyor.

Kimilerince “yeni bulut” olarak da adlandırılan uç bilgi işlem de popülerlik kazanıyor. Bu da veri depolama alanını verilerin kaynağına yaklaştırarak gecikmeyi ve bant genişliği kullanımını azaltıyor.  Mobil uç bilgi işlem harcamalarının 2019’da 1,3 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor.

Drone Teslimatı

2019’da Uber Eats, Amazon ve Apple da dahil olmak üzere drone teknolojilerini geliştirmek için çalışan bir dizi şirket uçuşlar gerçekleştirdi. Öte yandan bir Google yan kuruluşu Wing ve UPS, Federal Havacılık İdaresi (FAA) sertifikası alan ilk şirketler oldu. Sertifikasyonu bir pilotun aynı anda birden fazla drone ile uçmasına izin veren Wing, ilk drone teslimatını ekim ayında Virginia, Christiansburg’da tamamladı. Şirket, şehrin 22 bin sakinine deneme uçağı teslimat hizmeti sunmayı planlıyor.

En başarılı drone teslimat şirketlerinden biri olan ve 1,2 milyar dolar değerinde olan Zipline de Ruanda ve Gana’da yaklaşık 22 milyon kişiye kan ve aşı gibi acil ilaçlar sunuyor. Öte yandan güvenlik, hava durumu, menzil ve gürültü kirliliği gibi drone teslimatını çevreleyen bazı endişeler de sürüyor.

Yapay Zeka

Bugün yapay zeka, işletmelerin yüzde 83’ü için stratejik bir öncelik. 2025’e kadar da yapay zekanın 190 milyar dolarlık bir endüstri haline gelmesi bekleniyor. Twitter, tweet’lerde nefret dolu ve rahatsız edici içeriği filtrelemek için yapay zeka alt kümesi olan makine öğrenimini kullanıyor. Amazon’un Alexa’sı çeşitli komutları yerine getirmek için konuşma tanıma özelliğini kullanıyor, HDFC Bank ise 0.4 saniyede veya daha kısa sürede yanıtlar sağlamak için binlerce kaynaktan bilgi toplayan EVA adlı bir yapay zeka sohbet botu kullanıyor.

Yapay zeka henüz bir insan gibi düşünemiyor veya empati kuramıyor. Bununla birlikte şirketler yüz ifadelerini tanımayı ve yorumlamayı, hasta davranışını izlemeyi ve pazarlama kampanyalarında tüketici tepkilerine yanıt vermeyi yapay zeka sistemlerine öğreterek bu yetenekleri artırmaya çalışıyor.

Sanal Gerçeklik ve Artırılmış Gerçeklik (VR & AR)

2019’da 14 milyon artırılmış gerçeklik (AR) ve sanal gerçeklik (VR) cihazının satılacağı öngörülüyor. VR, kullanıcıları üç boyutlu bilgisayar tarafından oluşturulan bir dünyaya tamamen daldırırken; AR, kullanıcının mevcut canlı görünümüne (Snapchat lensleri veya Pokemon Go gibi) dijital özellikler ekliyor.

Video oyunları, yılsonunda 15 milyar dolara ulaşması beklenen VR oyun ekipmanlarının toplam satış geliri ile pazarın en büyük payını temsil ediyor. Bununla birlikte, söz konusu teknolojinin mahkumların topluma geri dönüşe hazırlanmalarına yardımcı olma ve tüketicilerin rezervasyondan önce bir tatil deneyimi yaşamaları gibi oyun dünyasının dışında uygulamaları da bulunuyor.

Üretim sektöründe AR, çalışanları makine arızaları hakkında bilgilendirerek ve potansiyel olarak tehlikeli durumlarla ilgili uyarılar vererek giderek daha faydalı hale geldi. Ayrıca tasarım ve montaj konusunda kapsamlı eğitim ve uzaktan uzman yardımı sağlamak için de kullanılabiliyor.

 

Kaynak: https://www.thomasnet.com/insights/8-top-technology-trends-of-2019/

Gizliliğe genel bakış

En iyi deneyimleri sunmak için, cihaz bilgilerini saklamak ve/veya bunlara erişmek amacıyla çerezler gibi teknolojiler kullanıyoruz. Bu teknolojilere izin vermek, bu sitedeki tarama davranışı veya benzersiz kimlikler gibi verileri işlememize izin verecektir. Onay vermemek veya onayı geri çekmek, belirli özellikleri ve işlevleri olumsuz etkileyebilir.