Yazar -Nigar

BEETECH 2019 ÖDÜLLERİ AÇIKLANDI

İTÜ ARI Teknokent tarafından bu yıl dördüncü kez düzenlenen BEETECH Teknoloji Ödülleri, sahiplerini buldu. Tören kapsamında yürüttükleri projeler ve geliştirdikleri teknoloji ürünleri ile öne çıkan firmalar ödüllendirildi.

Türkiye’nin inovasyon üssü İTÜ ARI Teknokent tarafından bu yıl dördüncü kez dağıtılan BEETECH Teknoloji Ödülleri, 19 Aralık 2019 Perşembe günü Hilton İstanbul Maslak’ta düzenlenen görkemli törenle sahiplerini buldu. Gecede yürüttükleri projeler ve geliştirdikleri teknoloji ürünleri ile öne çıkan İTÜ ARI Teknokent firmaları, ‘Kuluçka’, ‘Küçük’, ‘Orta’, ‘Büyük’ ve ‘Özel’ olmak üzere ayrı ayrı değerlendirilerek, 5 farklı kategoride ödül aldı. Tören kapsamında kuluçka firmalarından BM Sumer, WalkOVR ve IUGO; küçük ölçekli firmalardan Mikro Yazılım, Pixery, Misone, Argenit ve Yapı Merkezi İdis; orta ölçekli firmalardan Analog Devices ve Yapı Kredi Teknoloji; büyük ölçekli firmalardan Ericsson, Argela ve Softtech ödül kazandı. Tören kapsamında özel ödüller de dağıtıldı. Ar-Ge Öncüleri Özel Ödülü’ne Prof. Dr. Gürhan Kök, Ekosisteme Katkı Özel Ödülü’ne Commencis; Girişim Sermayesi Özel Ödülü’ne Collective Spark ve Start-Up Özel Ödülü’ne ise Intenseye layık görüldü.

İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca: “Gelişim için; ölçme, değerlendirme ve karşılaştırma vazgeçilmez unsurlar”

BEETECH Teknoloji Ödülleri ile ilgili konuşan İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca, “İTÜ ailesi olarak hepimiz için gelişimin şart olduğuna; gelişim içinse ölçme, değerlendirme ve karşılaştırmanın vazgeçilmez unsurlar olduğuna inanıyoruz. Bu doğrultuda BEETECH Teknoloji Ödülleri’nin firmalarımıza önemli bir motivasyon sağladığına inanıyoruz. BEETECH Teknoloji Ödülleri ile yürüttükleri projeler ve geliştirdikleri teknoloji ürünleri ile öne çıkan firmalarımızı ödüllendiriyoruz” dedi.

Törende konuşan İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Doç. Dr. Deniz Tunçalp; “Teknoloji firmalarına ve girişimcilere teknoloji geliştirmeleri ve bu teknolojileri ticarileştirmeleri için en uygun ortam ve olanakları sunarak Türkiye’nin teknoloji gelişimine katkı sağlayan İTÜ ARI Teknokent olarak bünyemizde yer alan 300’den fazla teknoloji firması, 7 binden fazla personelimiz ile yılda 600’den fazla proje üretiyoruz. 3 bin tamamlanmış Ar-Ge projemizle kuruluşumuzdan bu yana 350 milyon dolarlık Ar-Ge ihracatı gerçekleştirdik. Firmalarımızın 2018 cirosu 614 milyar doları, Ar-Ge ihracatı ise 51 milyon doları aşmış durumda” diye konuştu.

İTÜ ARI Teknokent’in 2020 gelecek vizyonu hakkında da konuşan Tunçalp şunları söyledi; “2020 yılı içerisinde İTÜ ARI Teknokent’in ileri teknolojiye yönelik Ar-Ge çalışmalarında, sadece ulusal değil aynı zamanda global bir cazibe merkezi olmasını hedefliyoruz. Tüm çalışmalarımızı, programlarımızı da bu doğrultuda yürütüyoruz. Yüksek firma ve girişimci talebini karşılayabilmek için kapasite artırımı yatırımlarımız ve geliştirme çalışmalarımız mevcut. Halen inşaatı devam eden ARI 7 isimli yeni binamızla bir yandan akıllı hareketlilik, otomotiv ve elektrikli araç teknolojilerine öncelik verirken, mevcut firmalarımızın alan büyütme taleplerini karşılamayı hedefliyoruz.”

2 gün boyunca 14 farklı oturumda 70’den fazla sunum yapıldı

BEETECH Teknoloji Ödül töreni öncesinde, 17-18 Aralık 2019 tarihleri arasında İTÜ ARI Teknokent bünyesinde “BEETECH 2019 En İyi Uygulamalar Konferansı” düzenlendi.  İTÜ ARI Teknokent’in birbirinden başarılı teknoloji firmaları, iki gün boyunca yapay zeka teknolojilerinden, AR/VR teknolojilerine, oyun teknolojilerinden çevre teknolojilerine kadar 14 farklı oturumda bir araya gelerek 70’den fazla sunum gerçekleştirdi.

BEETECH 2019 Teknoloji Ödülleri Kazananları:

KULUÇKA KATEGORİSİ

AR-GE Geliri Birincisi: BM Sumer

AR-GE İhracat Birincisi: BM Sumer

Ulusal-Uluslararası Destekler Birincisi: WALKOVR

Üniversite-Sanayi İş Birliği Birincisi: IUGO

KÜÇÜK ÖLÇEKLİ FİRMA KATEGORİSİ

AR-GE Geliri Birincisi: Mikro Yazılım

AR-GE İhracat Birincisi: Pixery

Fikri Sınai Mülkiyet Haklar Birincisi: Misone

Ulusal-Uluslararası Destekler Birincisi: Argenit

Üniversite-Sanayi İş Birliği Birincisi: Yapı Merkezi İdis

ORTA ÖLÇEKLİ FİRMA KATEGORİSİ

AR-GE Geliri Birincisi: Analog Devices

AR-GE İhracat Birincisi: Analog Devices

Fikri Sınai Mülkiyet Haklar Birincisi: Analog Devices

Ulusal-Uluslararası Destekler Birincisi: Yapı Kredi Teknoloji

Üniversite-Sanayi İş Birliği Birincisi: Yapı Kredi Teknoloji

BÜYÜK ÖLÇEKLİ FİRMA KATEGORİSİ

AR-GE Geliri Birincisi: Ericsson

AR-GE İhracat Birincisi: Ericsson

Fikri Sınai Mülkiyet Haklar Birincisi: Argela

Ulusal-Uluslararası Destekler Birincisi: Ericsson

Üniversite-Sanayi İş Birliği Birincisi: Softtech

ÖZEL ÖDÜLLER KATEGORİSİ

Ar-Ge Öncüleri Özel Ödülü: Invent Analytics Kurucusu ve Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gürhan Kök

Ekosisteme Katkı Özel Ödülü: Commencis

Girişim Sermayesi Özel Ödülü: Collective Spark

Start-Up Özel Ödülü: Intenseye

Yapay Zekanın Gözü Bankacıların Yerinde

Yapay zeka gelişimini gün geçtikçe hızlandırıyor, birçok sektör ise bu teknolojiden farklı şekillerde etkileniyor. Bu sektörlerden biri olan bankacılık da yapay zeka sayesinde otomatikleşecek ve 70 milyar dolar tasarruf edilebilecek.

Yapay zekanın adını anmadığımız gün yok gibi… Geçtiğimiz günlerde yapılan bir araştırma da bunu doğrular nitelikte… Buna göre Kuzey Amerika’daki bankaların yapay zeka ve otomasyon teknolojilerini kullanarak 2025 yılına kadar 70 milyar dolar tasarruf edebilmesi mümkün olacak. Hâl böyle olunca da gelecekte pek çok banka sistemlerini yapay zekâya emanet edebilir.

Farklı alanlara odaklanılacak

Accenture tarafından yapılan araştırmaya göre, bankacılık, sigorta ve sermaye piyasaları gibi sektörlerdeki yapay zeka yatırımları, çalışan sayısındaki düşüş ve üretimdeki artışla birlikte ilerleyecek. Araştırmalar, tasarrufların 140 milyar dolara ulaşabileceğini böylelikle çalışma saatlerinin azalmasıyla şirketlerin insan gücü, yüksek değerli faaliyetler, yenilikçilik, halkla ilişkiler ve müşteri deneyimi gibi alanlara odaklanabileceğini ortaya koyuyor. Accenture yetkilileri “Teknoloji değişimi, bir dizi tehdit ve zorluk yaratıyor. Ancak, ‘yeni bir işgücü, yeni çalışma yöntemleri ve yeni iş rolleri aracılığıyla önemli bir değerin kilidini açma fırsatı’ yaratıyor” diyor.

Yüzde 10’u otomatikleşecek

Araştırma sonuçları, tüm bankacılık işlemlerinin yakın gelecekte otomatikleşeceğini gösteriyor. Buna göre 2025 yılına kadar işlerin yüzde 7 ile yüzde 10’u otomatikleşecek. Accenture; inovasyon ve müşteri deneyimi gibi hizmetlerin önemli bir değer oluşturduğunu savunurken; kişisel finans danışmanları, veznedarlar ve müşteri hizmetleri temsilcileri tarafından yapılan işlerin yarısının otomasyon tarafından yapılacağına dikkat çekiyor. Çalışma aynı zamanda yapay zekanın devreye girmesiyle 2030’a kadar ABD’deki finansla ilgili 1.3 milyon işin ortadan kaybolma riski altında olduğunu gösteriyor.

Bugün Citigroup, Capital One, JPMorgan Chase gibi bankalar, çalışanlarına yardımcı olmak için yapay zekâ teknolojilerini kullanıyor. 2019 itibariyle bankacılık hâlâ en popüler mesleklerden bir tanesi olsa da bu sektördeki şirketler, otomasyon ve yapay zekâ yatırımlarıyla birlikte birçok kişinin işini kaybedeceğini bilerek yatırım yapıyor.

Kaynak:

https://www.somagnews.com/artificial-intelligence-will-replace-bank-employees-near-future-according-research/

VSight 3 Milyon Euro Değerleme ile Startup Wise Guys’tan Yatırım Aldı

İTÜ ARI Teknokent firmalarından VSight, Startup Wise Guys‘tan 3 milyon Euro değerleme ile yatırım aldı.

VSight Hakkında: 

Yerli girişim VSight, firmaların bakım operasyonlarını uzaktan yapmalarını sağlayan Augmented MRO yazılım platformudur. Artırılmış gerçeklik tabanlı VSight, uzmanlar ile saha personelleri arasında bir köprü kurarak, sahada gerekli uzmanlığın anında eriştirilmesini sağlıyor. Çünkü üretim firmaları, üretim hatlarında oluşan sorunları anında çözemediklerinden dolayı dakikada 20 bin Euro’ya kadar para kaybediyorlar. Bu maliyetlerin içinde yetişemeyen siparişler, üretim hatlarının durması, uzmanların sahaya ulaştırılması için harcanan ulaşım ve konaklama masrafları bulunuyor. Bunun yerine VSight Remote, uzmanların bulundukları yerden uzaktaki saha çalışanları ile video, ses, PDF, çalışma yönergeleri ve 3D-modellerinin augmented reality(artırılmış gerçeklik) ile gösterilmesi ile problemi anında çözebilmelerini sağlıyor. VSight firmaların kendi PLM ve diğer iç sistemleri ile entegre olarak, firmaların kendi iş yapış modellerine uyum sağlıyor. Realwear, Epson Vuzix gibi akıllı gözlük üreticileri ile partner olan VSight’ın, iOS ve Android cihazlar için uygulamaları da bulunuyor.

VSight CEO’su kurucu ortağı Cihat Kahraman aldıkları bu yatırımı Avrupa piyasasına açılmada kullanacaklarını belirtiyor: “İlk hedef pazar Almanya, şu anda Almanya satış birimimizi oluşturduk ve özellikle SME seviyesindeki firmaları hedefliyoruz. Almanya’nın ardından ve İngiltere, Polonya ve İsveç diğer sıradaki hedef pazarlar. En iyi mühendislik pratiklerini kullanarak, bilgiye erişimin önündeki fiziksel engelleri kaldırmayı ve dünyanın en gelişmiş Augmented Reality (Artırılmış Gerçeklik) platformu olmayı hedefliyoruz.”

Kaynak: https://egirisim.com/2019/12/12/yerli-girisim-vsight-3-milyon-euro-degerleme-ile-startup-wise-guystan-yatirim-aldi/

Ve Plastik Yürümeyi Öğrendi!

Bilim insanları, yeni bir ışık kontrol tekniği sayesinde bir parça plastiğe “yürüme” eğitimi verdi. Uzmanlara göre, ilk defa cansız bir nesnenin bilgisayar yardımı olmadan hareket ettirildiği çalışmanın sonuçları özellikle yumuşak robotik alanında ilham verici olacak.

Ivan Pavlov’un köpeklerle yaptığı koşullandırma deneylerini bilmeyen yoktur. Rus bilim insanı, bu deneylerde köpeklere zille yiyeceği ilişkilendirmeyi öğretmiş daha sonra da köpekler yiyecek bir şey görmemiş olsalar bile zilin sesini duyduklarında salyalarını akıtmaya başlamışlardı. Aalto Üniversitesi ve Tampere Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, Pavlov’un deneylerinin üstünden neredeyse 100 yıl geçtikten sonra benzer bir çalışma yaparak bu kez sıvı kristal bir polimere hareket etmeyi ve belirli renkteki bir nesneye yapışmayı öğretti. Buna göre gelişmiş polimer (plastik) saniyede yaklaşık 1 mm mesafe kat ederek bir bahçe salyangozuyla aynı hızda hareket edebildi.

Öğrenme için hafıza gerekli

Araştırmayı yürüten ekipten Profesör Olli Ikkala, materyalin öğrenebilmesi için bir hafızası olması gerektiğine dikkat çekerek, malzeme ısıtıldığında orijinal olarak sıvı kristal polimerin yüzeyine yayılan boyanın malzemeye nüfuz ettiğini ve böylece belleği oluşturduğunu söylüyor. “Farklı boyalar ışığın farklı dalga boylarına tepki gösterir. Böylece başlangıçta nötr uyaran ile malzeme kontrol edilebilir” diyen Ikkala, malzemeyi tasarlarken moleküllerin malzeme ısıtıldığında istenildiği gibi tepki verecek şekilde konumlanması gerektiğini vurguluyor.

Yumuşak robotlara ihtiyaç var

Araştırmacılar, elde edilen fonksiyonları sınırlı olsa da “öğrenme” yeteneğine sahip yeni tür yumuşak materyallerin robotlarda kullanılabileceği konusunda ümitli…  Yumuşak robotların hem doğayı hem de insan vücudunu kopyaladığını kaydeden Ikkala, “Tipik bir mekanik robota çilek verirseniz ezebilir. Bu yüzden işleri çok yumuşak bir şekilde kavrayabilen robotlara ihtiyacımız var. Aynı zamanda geleneksel robotların güç kablosu ya da büyük ve ağır bir pili olması gerekiyor. Yumuşak robotik çalışmaları ise bu robotları dış kontrolle denetim altında tutmayı amaçlıyor. Mesela ışıkla” diyor. Aalto ve Tampere Üniversitesi’ndeki aynı bilim insanları daha önce de katı bir jeli ışığın etkisi ile sıvı hale getirmeyi başarmışlardı.

 

Kaynakça:

https://www.eurekalert.org/pub_releases/2019-12/au-lcp120219.php

İTÜ ARI Teknokent’te Kasım’da Neler Oldu?

İTÜ ARI Teknokent’te Kasım ayında #sosyalteknokentli‘leri bir araya getiren etkinliklerin yanı sıra bu yıl sekincisi düzenlenen Big Bang Start-up Challenge’dan haberleri sizler için derledik!

5 Kasım – İTÜ Çekirdek Alumni Day

İTÜ Çekirdek girişimcilerimizde Alumni Day’de bir araya geldik!

6 Kasım – İTÜ Çekirdek İlk 5’te

İTÜ ARI Teknokent’in erken aşama kuluçka merkezi İTÜ Çekirdek, “Üniversite Kuluçka Merkezleri” dünya sıralamasında ilk 5’te yer aldı. Türkiye’yi dünyada temsil eden İTÜ Çekirdek, zirveyi dünyanın diğer en iyileri olan Setsquared, DMZ, YES!Delft ve PoliHub ile paylaşıyor.

19 Kasım – İTÜ ARI Teknokent “Olgun Aşama TGB Kategori İkincisi”

İTÜ ARI Teknokent olarak “Olgun Aşama TGB Kategorisi İkincisi” olduk. Gücümüze güç katan teknoloji firmalarımıza, girişimlerimize ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ederiz.

19-20 Kasım “Yarın Çok Genç Olacak Projesi”

İçişleri Bakanlığımızın himayesinde “Yarın Çok Genç Olacak” projesi ile Van, Hakkari ve Ağrı illerinden bilime ve teknolojiye özendirmek amacıyla 180 öğrenci İTÜ ARI Teknokent’i ziyaret etti.

28 Kasım –  Big Bang Start-up Challenge

Dünyanın girişimcilere en fazla kaynak sağlanan etkinliği ‘Big Bang Start-up Challenge’ bu yıl yeni bir rekora imza attı. Big Bang’te sahneye çıkmaya hak kazanan 20 finalist ve fuayede yer alan bazı yarı finalist gruplar ile ikinci tur yatırımlarını alan İTÜ Çekirdek girişimleriyle birlikte 52 milyon TL’lik ödül, nakit ve yatırıma ulaşılarak; bir önceki yıl dağıtılan kaynak ikiye katlandı. 52 milyon TL’nin yaklaşık 48 milyon TL’si yatırım olarak girişimcilerle buluşurken, 2019 Türkiye girişimcilik ekosisteminin ilk 3 çeyreğinde alınan yatırımın yarısının; yalnızca bir gecede dağıtılması da Big Bang’in gücünü gösterdi. Sahneye çıkan 20 finalist arasından en çok desteği alan ilk üç girişim Parxlab, Sensemore ve Earnado oldu.

Big Bang Start-up Challenge’ı izlemek için: https://www.facebook.com/itucekirdek/videos/3020267857986686/

29 Kasım – EuroAsian Startup Award’ta Bölge Birincisi İTÜ Çekirdek

Avrasya ülkelerinin dahil olarak, 20 farklı kategoride yarıştığı EuroAsian Startup Awards’ta “en iyi hızlandırıcı/kuluçka kategorisinde” İTÜ Çekirdek bölge birincisi oldu. İTÜ Çekirdek’in şimdiki hedefi Global Startup Awards’ta dünya birincisi olmak! 

Gelişmelerimizden ve etkinliklerimizden haberdar olmak için sosyal medya hesaplarımızdan bizi takip edebilirsiniz!

 

 

 

 

Teknokentli Firmalar Başarılarını Paylaşıyor: Isra Vision

İTÜ ARI Teknokent firmalarımızdan Isra Vision Genel Müdürü Serkan Çakır: “Kullandığımız süt kutularından, cebimizdeki paraya kadar hayatımıza dokunan ve 1985 yılından beri yüzey muayene ve robot otomasyon alanlarında yüksek teknolojik ürünler geliştiren Isra Vision, 10.000’den fazla sistem enstalasyonu ile Dünya’nın en büyük ilk 5 şirketinden biri olarak hizmet veriyor.”

Big Bang Start-Up Challenge’da Girişimcilere Dağıtılan Kaynak İkiye Katlandı!

Dünyanın girişimcilere en fazla kaynak sağlanan etkinliği ‘Big Bang Start-up Challenge’ bu yıl yeni bir rekora imza attı. Big Bang’te sahneye çıkmaya hak kazanan 20 finalist ve fuayede yer alan bazı yarı finalist gruplar ile ikinci tur yatırımlarını alan İTÜ Çekirdek girişimleriyle birlikte 52 milyon TL’lik ödül, nakit ve yatırıma ulaşılarak; bir önceki yıl dağıtılan kaynak ikiye katlandı.  52 milyon TL’nin yaklaşık 48 milyon TL’si yatırım olarak girişimcilerle buluşurken, 2019 Türkiye girişimcilik ekosisteminin ilk 3 çeyreğinde alınan yatırımın yarısının; yalnızca bir gecede dağıtılması da Big Bang’in gücünü gösterdi. Sahneye çıkan 20 finalist arasından en çok desteği alan ilk üç girişim Parxlab, Sensemore ve Earnado oldu.

İTÜ ARI Teknokent bünyesinde kurulan ve üniversitelerin girişimcilik kuluçka merkezleri sıralamasında dünyada ilk 5’te yer alan İTÜ Çekirdek’in her yıl yeni girişimlerin en iyilerini belirlediği ‘Big Bang Start-up Challenge’da yeni bir rekora imza atıldı. Her yıl yüzlerce girişimin başvurduğu, bu yıl ilk kez Türkiye dışında 30 farklı ülkeden de başvuru alındığı İTÜ Çekirdek’in final etkinliği, 28 Kasım 2019 Perşembe günü Uniq İstanbul’da yoğun bir katılımla gerçekleşti. Bu yıl ‘scale-up’ mottosuyla yola çıkan Big Bang’te sahneye çıkmaya hak kazanan 20 finalist ve fuayede yer alan bazı yarı finalist gruplar ile ikinci tur yatırımlarını alan İTÜ Çekirdek girişimleriyle birlikte 52 milyon TL’lik kaynağa ulaşıldı. 52 milyon TL’nin yaklaşık 48 milyon TL’si yatırım olarak girişimcilerle buluşurken, 2019 Türkiye girişimcilik ekosisteminin ilk 3 çeyreğinde alınan yatırımın yarısının; yalnızca bir gecede dağıtılması da Big Bang’in gücünü gösterdi.

TOP 20’de yer alan girişimler arasında aldıkları ödül, nakit ve yatırımla ilk üçte yer almaya hak kazanan girişimler; 4 milyon 225 bin TL ile Parxlab, 567 bin TL ile Sensemore ve 545 bin TL ile Earnado oldu.

 

T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır: “Bütün hedefimiz Türkiye’den küresel düzeyde milyon dolarları aşmış girişimler çıkarmak”

Etkinlikte konuşan T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır; “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak, Türkiye’de teknoloji ekosistemine, girişim ekosistemine, AR-GE ve inovasyona elimizden geldiğince destek olmaya gayret ediyoruz. Bugün Türkiye’de, 80’nin üzerinde Teknopark’ta, 5 binden fazla teknoloji geliştiren şirketimiz ve girişimimiz var. Özel sektörün AR-GE ve tasarım merkezlerinin sayısı bin 500’ü aşmış durumda. 2018 yılı AR-GE ve yenilik istatistiki verilerine göre, AR-GE’ye ayırdığımız payın bir önceki yıl olan 2017 ile karşılaştırdığımızda memnuniyetle artmış ve yüzde 1 barajını aşmış olduğunu görüyoruz. Hedefimiz ise bunu çok daha ileriye taşımak. Rakip ülkelerdeki gibi AR-GE’ye milli gelirden yüzde 3 ile yüzde 4 arası pay ayırabilmeyi ümit ediyoruz. Bütün bunlar aslında Türkiye’de büyük bir altyapının kurulduğunu gösteriyor. İTÜ ARI Teknokent gibi teknoparklarımız tabii bu sürecin öncüleri ve küresel düzeyde başarılı girişimci çıkarma iddiası taşıyorlar. Bizim de bütün hedefimiz, Cumhuriyetimizi 100. yılına taşırken Türkiye’den küresel ölçekte unicornlar, milyar dolar değerini aşmış girişimler çıkarmak. Buradaki girişimlerimiz, destekçilerimiz ve yatırımcılarımızla bunu başararak, Türkiye’deki girişim ekosistemini daha ileri yaşayacağız” dedi.

İTÜ Rektörü Prof. Dr. Karaca: “İTÜ Çekirdek’te ülkemizdeki girişimcilik ekosistemini desteklemeyi ve başarılı iş fikirlerini doğru yatırımcılarla buluşturmayı sürdüreceğiz”

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca, “İTÜ Çekirdek Erken Aşama Kuluçka Merkezimizi, erken aşamadaki girişimcileri desteklemek üzere 2012 yılında kurduk. Kurulmadan önce dünyadaki belli başlı merkezlerin özelliklerini ve Türkiye’deki uygulamaların iyileşme alanlarını inceleyerek yola çıktık. Yola çıkarken sahip olduğumuz vizyonu hayata geçirme başarımız sayesinde de hem Türkiye’de hem dünyada tanınan bir kuluçka merkezi haline gelmiş bulunuyoruz. İTÜ Çekirdek, uluslararası üniversite kuluçka merkezleri performans sıralaması olan UBI Global verilerine göre; üniversitelerin girişimcilik kuluçka merkezleri arasında dünyada ilk 5’te yer alıyor.

İTÜ Çekirdek olarak kurulduğumuz yıldan beri 2 bini aşkın girişime ve 5 bini aşkın girişimciye destek verdik. 83 milyon TL’yi aşkın yatırım alan İTÜ Çekirdek girişimlerinin toplam değerlemesi 956 milyon TL’yi, toplam cirosu ise 65 milyon TL’yi aştı.

Bu yıl Türkiye dışında 30 farklı ülkeden 80’i aşkın grup ve Türkiye’de 63 farklı şehirden binlerce başvuru alan İTÜ Çekirdek’te ülkemizdeki girişimcilik ekosistemini desteklemeyi ve başarılı iş fikirlerini doğru yatırımcılarla buluşturmayı sürdüreceğiz” diye konuştu.

İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Doç. Dr. Tunçalp: “Geçen yıl girişimcilere ulaştırdığımız kaynağı ikiye katlamanın mutluluğunu yaşıyoruz”

İTÜ ARI Teknokent olarak dünyada eşi benzeri olmayan bir ekosistem kurguladıklarını belirten İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Doç. Dr. Deniz Tunçalp şunları söyledi; “2019 start-up kavramının yanı sıra scale-up kavramını da sıkça duyduğumuz bir yıl oluyor. Girişimleri sadece başlatmak değil, scale-up aşamasına getirerek hızlı bir şekilde büyütmek, tüm dünyada ve Türkiye’de giderek önem kazanıyor. İTÜ ARI Teknokent ve İTÜ Çekirdek olarak biz de scale-up kavramına odaklanarak, girişimcileri kendilerini büyütecek yatırım ve desteklerle bir araya getiriyoruz. Yeni paydaşlarımız ve büyüyen girişimcilik ekosistemi ile geçen yıl girişimcilere ulaştırdığımız kaynağı, bu yıl ikiye katlamanın mutluluğunu yaşıyoruz.

Vitesi büyüterek, Türkiye’ye ek 30 farklı ülkeden başvuru aldığımız bu yıl; yabancı girişimlere de kapımızı açtık. Big Bang’de yatırım ve hibe alan yabancı girişimler işlerini globalde büyütmek için bir ofislerini İstanbul’da, İTÜ ARI Teknokent’te açacak. Türkiye’nin dört bir yanından başvuran girişimciler ise İstanbul pazarına ve ihtiyaç duydukları teknik uzmanlığa İTÜ Çekirdek desteği ile ulaşarak bulundukları illerden ülke ve dünya pazarlarına doğru büyümelerine hızla devam edebilecekler. 2020 sektör dikeylerinde, önemli paydaşlıklar kurarak girişimcilere daha çok destek sağlayacağımız bir yıl olacak.”

Ev sahibi İTÜ ARI Teknokent, beş girişime İTÜ Çekirdek kapalı ofis ödülü, üç girişime ise Innogate ödülü verirken, diğer girişimlere ise İTÜ MAGNET ve açık ofis ödülleri verdiğini duyurdu. Etkinlikte ayrıca Elginkan Vakfı, İstanbul Sanayi Odası, Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) , EnerjiSA, Anadolu Efes, Agito, Allianz, Anadolu Sigorta, PETKİM, 3M ve Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (ELDER) de geleceğin girişimlerine destek oldu.

3D Yazıcıların Son Marifeti; Cilt Ve Kan Damarları

Bir süredir hayatımızda olan 3 boyutlu yazıcılar pek çok alanda kullanılıyor. 3 boyutlu yazıcılar şimdi de canlı cilt ve kan damarları üretmeyi başardı. Yazıcıdan aldıkları çıktıları bir fareye bağlayan bilim insanları, umut veren sonuçlar elde etti.

ABD’nin New York kentinde bulunan “Rensselaer Politeknik Enstitüsü” bünyesinde yapılan çalışma kapsamında bilim insanları, 3 boyutlu yazıcıları kullanarak canlı cilt ve kan damarları üretmeyi başardı. 3 boyutlu yazıcıdan alınan çıktıları başarılı bir şekilde fareye bağlayan bilim insanları, çalışmalarda herhangi bir sorun çıkmazsa bu tekniğin yakın bir zamanda insanlar üzerinde de uygulanabileceğini düşünüyor.

Araştırmanın başındaki isim olan Kimya Mühendisi Pankaj Karande’ye göre bu yeni teknik, yaralardaki düzelmeyi hızlandıracak üstelik oluşturulan cilt, ete kesinlikle yapışmayacak. Bu şu anlama geliyor; söz konusu yeni cilt, ihtiyaç dışı kaldığında yeniden çıkartılabilecek ya da bir yaranın kabuğu gibi kendi kendine dökülebilecek.

Bir adım daha yaklaşıldı

Aynı şekilde bu teknikle oluşturulan kan damarlarının da başarılı bir şekilde görevlerini yerine getirebildiğini söyleyen bilim insanları, ürettikleri damarların içerisine gerçek damarlarda olması gereken etken maddeleri ekleyebildiler ve bu sayede çok kısa bir süre içerisinde yapay damarların gerçekçi bir hale dönüşmesini sağlayabildiler. Bunu klinik düzeyde kullanılabilir hale getirmek için araştırmacıların, donör hücrelerini CRISPR gibi bir teknoloji kullanarak düzenleyebilmeleri gerekiyor. Böylece damarlar hastanın vücudu tarafından kabul edilebilir hale gelebilecek. Öte yandan Karande “Bunu gerçekleştirebilmek için hâlâ o adımda değiliz, ancak bir adım daha yakınız” diyor.

Diyabet ve ülsere yardımcı olabilir

Yanık hastaları ile ilgili, sinir ve damar kaybını içeren zorlukların üstesinden gelmek için daha fazla çalışma yapılması gerektiğini söyleyen Karande, öte yandan ekibinin yarattığı dokuların araştırmacıları diyabetik veya ülser gibi daha belirgin sorunları olan insanlara yardım etmeye daha da yaklaştırdığını düşünüyor. “Ülserler genellikle vücut üzerinde farklı yerlerde görünür ve daha küçük cilt parçalarıyla çözülebilir. Diyabetik hastalarda ise yara iyileşmesi tipik olarak daha uzun sürer ve bu da bu süreci hızlandırmaya yardımcı olabilir” diyen Karande’ye göre söz konusu hastalıklara sahip insanları için bunlar mükemmel olurdu.

Nasdaq’ın Güvenliği Yapay Zekaya Emanet

Hacim bakımından dünyanın en büyük borsası olmasından dolayı dolandırıcıların en cazip hedeflerinden olan Nasdaq’ın güvenliğinden bundan sonra yapay zeka sorumlu olacak. İnsan analistlerle beraber çalışacak yeni bir derin öğrenme sistemi, günlük yapılan yaklaşık 17,5 milyon işlemi gözetleyecek.

Hayatımızda yapay zekanın yeri artık yadsınamaz bir gerçek… Birçok sektörde yapay zekanın farklı kullanımını görebilmek mümkünken; finans sektörü de bu dönüşümden nasibini fazlasıyla alıyor. Bunun son örneği de şu aralar Amerika Birleşik Devletleri’nin en büyük üç borsasından biri olan Nasdaq’da yaşanıyor. Hacim anlamında dünyanın en büyük borsası olarak kabul edilen Nasdaq’da manipülasyonları ve dolandırıcılıkları tespit edecek yeni bir yapay zekâ sistemi kullanıma sokuluyor. Hacim büyüklüğü nedeniyle dolandırıcıların gözdesi olan borsada sürekli olarak sistemi alt edecek yasa dışı girişimlerin de gözlemlenmesi gerekiyor ki bunlar arasında manipülasyon ve hissenin kapanış fiyatının şişirilmesi gibi faaliyetler bulunuyor. Bu gibi işlemlerin önüne geçebilmek için günde 17,5 milyona yakın işlem, insan analistlerle beraber çalışarak derin öğrenme sistemi tarafından kontrol edilecek.

Yeni eskinin yerini almayacak

Konuya ilişkin bilgi veren Nasdaq Kuzey Amerika’nın Piyasa Gözetleme Yöneticisi Martina Rejsjo hisse senetleri piyasasında eski sistemde insan analistlerin izlemesi için günde 1.000 uyarı verdiğini söyleyerek “Bunların bir kısmının dolandırıcılık işlemi olarak onaylanıyor ve bu gibi durumlarda çok ağır cezalar veriliyor” diye konuşuyor. Yeni sistemde ise yapay zeka sayesinde dolandırıcılık modellerini tespit etmede daha yüksek doğruluk oranına sahip olunacak, insan analistlerin yükü azaltılacak ve daha komplike dolandırıcılık modelleri daha kolay belirlenebilecek. Nasdaq Yapay Zekâ Müdürü Doug Hamilton’a göre de yeni sistem, eski sistemle birlikte kullanılacak ve doğrudan eskiyle yeni değiştirilmeyecek. Bunun nedeni de bilgisayar korsanlarının sistemlerin kör noktalarını bularak onları kandırabilmesi…

Yılda 750 bin uyarı

ABD’nin sermaye piyasaları dünyadaki en büyük, en likit finansal ekosistem olduğunu ve perakende ile kurumsal yatırımcılar için piyasaları korumanın önemli bir sorumluluk olduğunu söyleyen Martina Rejsjo, “Bu, ticari faaliyetlerini daha iyi sürdürebilmek için yeni teknolojileri benimseme ve kaldıraç yapma yöntemimizi sürekli olarak geliştirmek anlamına geliyor. Yapay zekayı izleme sistemimize dahil ederek, algılama kapasitemizi keskinleştiriyoruz ve ülkemiz pazarlarının bütünlüğünü korumak için piyasa faaliyeti bakış açımızı genişletiyoruz” diyor. Halen, Nasdaq’ın ABD pazarındaki gözetim ekibi, olağandışı fiyat hareketleri, alım satım hataları ve olası manipülasyonları tespit ederek yılda 750 binden fazla uyarı inceliyor.

Diğer pazarlara uygulayabiliriz

Michael O’Rourke ise yapay zeka ve makine öğreniminin şirketlerinde daha zengin bir müşteri deneyimi sağlamaktan, piyasa trendlerini tahmin etmekten veya daha gelişmiş bir pazar gözetimi yetenekleri oluşturmaya kadar geniş uygulama yeteneklerine sahip olduğunu belirterek şöyle devam ediyor:  “ABD hisse senetlerini izleyen piyasa gözetim sistemimizde yapay zeka uygulayarak, özellikle kötüye kullanım, piyasa kötüye kullanma kalıplarını öğrenmek için benzersiz yaklaşımlar kullanabilir ve bu bilgiyi dünya çapındaki diğer pazarlara uygulayabiliriz. Yapay zeka, piyasa bütünlüğünü korumak için gözetim ekiplerini daha hızlı, daha akıllı ve daha doğru izleme yetenekleriyle güçlendirecek olan uyarlamalı algılama modellerine odaklanan gelecek nesil gözetim teknolojisinin oluşturulmasında çok önemli bir rol oynayacaktır. ”

 

Beynimizde Gezebilen Yılan Robotlar Hayat Kurtaracak!

Bir yılan robottan daha garip olan şey nedir sizce? Cevabı çok basit: “Beynimizdeki kan damarlarında gezinmek için tasarlanmış bir yılan robotu.” Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) mühendislerinin tasarladığı “hiper esnek” mikro-robot, insan beyninde gezinmek için yılana benzer şekilde tasarlandı.

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki bilim insanları tarafından geliştirilen yılan robotu, beyindeki kan damarlarında gezinmek üzere tasarlandı. Yönlendirilebilir, manyetik olarak kontrol edilen ipliğe benzeyen robotun, insan beyninin karmaşık vaskülatürü boyunca kayması amaçlanıyor. Esnekliği ile her yere ulaşabilen, kaygan yapısı aynı zamanda inceliğiyle bir yılanı andıran mikro robotta esnek manyetik malzeme kullanıldı ve sürtünmeyi azaltmak için de yapışkan bir hidrojel malzemeyle kaplandı. Kalınlığı bir milimetreden az olan robot, beyindeki en ince ve hassas damarlardan bile geçebiliyor. Geçtiğimiz gün Science Robotics dergisinde çalışmalarını paylaşan araştırmacılar, robotun anevrizmalar (kan damarlarının duvarlarının zayıflaması sonucu ortaya çıkan genişlemeler) ile dolu bir beyinde takılmadan yolunu bulabileceğini gösteren bir video paylaştılar.

Buradaki amaç ise doktorlar tarafından anevrizma veya felç geçiren hastalara pıhtıyı yok edici tedaviler sunmak için kullanılabilecek yeni bir tedavi modeli oluşturabilmek. Şu anda bu, kılavuz tel yardımı ile cerrah tarafından manuel olarak geçirilen bir kateter kullanılarak yapılıyor. Bunu daha verimli yapabilmenin bir yolunu bulmak, bir yandan hayat kurtarmaya yardımcı olurken diğer yandan da cerrahlar üzerindeki fiziksel yükü minimuma indirerek X-ışını görüntüleme aracı floroskopisine maruz kalmalarını azaltacak.

İlk 90 dakika çok önemli

MIT’de makine mühendisliği doçenti olan Xuanhe Zhao, inmenin ABD’deki beş numaralı ölüm nedeni ve engellilik sebebi olduğunu söyleyerek “Akut inme ilk 90 dakika içinde tedavi edilebilirse, hastaların sağ kalma oranları önemli ölçüde artabilir. Bu ‘altın saat’ içinde kan damarı tıkanıklığını tersine çevirecek bir cihaz tasarlayabilirsek, kalıcı beyin hasarını önleyebiliriz. Bu bizim umudumuz” diye konuşuyor.

Gizliliğe genel bakış

En iyi deneyimleri sunmak için, cihaz bilgilerini saklamak ve/veya bunlara erişmek amacıyla çerezler gibi teknolojiler kullanıyoruz. Bu teknolojilere izin vermek, bu sitedeki tarama davranışı veya benzersiz kimlikler gibi verileri işlememize izin verecektir. Onay vermemek veya onayı geri çekmek, belirli özellikleri ve işlevleri olumsuz etkileyebilir.