Yazar -Nigar

Arneca’dan Teknoloji İçin Yeni Fikir ve Düşünce Yöntemleri

Arneca, teknolojiyle daha basit, daha değerli ve daha güvenilir deneyimler oluşturmak için yeni fikirleri ve düşünce yöntemlerini uyguluyor!

Arneca, teknolojinin ve hizmetlerin, insanlara ve şirketlere karşılaştıkları sorunları ve güçlükleri belirlemede, hedeflerini ve hayallerini gerçekleştirmede nasıl yardımcı olabileceğini araştırıyor. Arneca durup dinlenmeden müşterilerinin yaşam ve çalışma şartlarını iyileştirme çabası verirken, teknolojiyle daha basit, daha değerli ve daha güvenilir deneyimler oluşturmak için yeni fikirleri ve düşünce yöntemlerini uyguluyor.

Managed Services, entegrasyon ve mobil alanlarda sunduğu yenilikçi çözümlerle fark yaratan Arneca, farklı teknolojilerde bilgi birikimine sahip profesyonel kadrosu ile Türkiye’nin önde gelen bilişim çözümleri firması. 2009’dan bugüne telekomünikasyon, finans, perakende ve FMCG sektörleri başta olmak bir çok sektöre platform bağımsız çözümler sunuyor

 

AQUATAYF’dan Enzimlere Alternatif Çözüm

AQUATAYF; çeşitli sektörlerde kullanılan enzimlerin biyoteknolojik yöntemlerle üretilmesi için araştırma ve deneysel geliştirme faaliyetleri yürütüyor.

İTÜ ARI Teknokent firması AQUATAYF, endüstriyel biyoteknolojik çözümler alanında gıda, tekstil, deri, kağıt, medikal ürünler, ilaç, deterjan ve hayvan yemlerinin üretim basamaklarında kullanılan enzimlerin (proteaz, lipaz, amilaz, pektinaz vb.) biyoteknolojik yöntemlerle üretilmesi için araştırma ve deneysel geliştirme faaliyetleri yürütüyor.

 

 

 

Hawking’in Ardından Modern Zamanların Dâhisinin Hayatımıza Kattıkları

Zamanımızın en büyük dâhileri arasında yer alan Stephen Hawking’i kaybetmemizin ardından kısa bir süre geçti. Pek çok bilim insanının ilham kaynağı olan Hawking’in hayatımıza kattıklarını sizler için toparlamaya çalıştık. İşte Hawking’in bilim dünyasına kattıklarından öne çıkanları…

Fizik bilimi dendiğinde akla ilk gelen isimlerden biri olan ve 76 yaşında aramızdan ayrılan dünyaca ünlü fizik profesörü Stephen Hawking’in hayatı çoğu insana ilham oldu. Hawking bilim toplumuna çok az insanın başarabildiği büyük bir katkı sunarak, kuantum fiziği ve uzay bilimi hakkında çığır açan birçok çalışmaya imza attı. Einstein’dan bu yana dünyaya gelen en parlak teorik fizikçi olarak kabul edilen Hawking, ortalama bir insanın çok daha rahat ulaşabileceği hale getirdi.

Yirminci yüzyılın en büyük buluşlarından biri oldu!

Evrenin temel prensipleri üzerine çalışan Hawking, Roger Penrose ile birlikte Einstein’ın uzay ve zamanı kapsayan Genel Görelilik Kuramı’nın, Big Bang’le başlayıp karadeliklerle sonlandığını gösterdi. Bu sonuç kuantum mekaniği ile Genel Görelilik Kuramı’nın birleştirilmesi gerektiğini ortaya koyuyordu ve yirminci yüzyılın ikinci yarısının en büyük buluşlarından biriydi. Bu birleşmenin bir sonucu da karadeliklerin aslında tamamen kara olmadığını, fakat radyasyon yayıp buharlaştıklarını ve görünmez olduklarını ortaya koyuyordu. Diğer bir sonuç da evrenin bir sonu ve sınırı olduğuydu. Bu da evrenin başlangıcının tamamen bilimsel kurallar çerçevesinde meydana geldiği anlamına geliyordu.

Stephen Hawking 1960’ların başında 21 yaşındayken tedavisi olmayan ‘Amyotrofik lateral skleroz (ALS)’ hastalığına yakalandıktan sonra hayatının geri kalanını tekerlekli sandalyede geçirdi. Hastalık sürecinde sesini de kaybetmesine rağmen yazıları sese dönüştürebilen özel bilgisayarı sayesinde insanlarla iletişim kurabildi.  Bedeni giderek gücünü kaybetse de Hawking’in keskin zekâsı; evrenin doğası, nasıl oluştuğu ve nasıl son bulacağıyla ilgili teoriler üretmeye devam etti. 1974’te, Hawking’in kara delikler üzerindeki araştırması, onu bilimsel dünyada bir üne kavuşturdu. Hawking, maddenin radyasyon şeklinde, çökmüş bir yıldızın çekim kuvvetinden kaçabileceğini gösterdi. Dünyanın kara delikler ve evren hakkında nasıl düşündüğünü yeniden şekillendirerek çalışmalarını geliştirmeye devam etti.

“İnsanlığın sonunu getirebilir”

Bilimsel araştırmaları 40’ın üzerinde dünya diline çevrilen Stephen Hawking yapay zekanın yarattığı fırsatların farkında olsa da tehditlerine karşı da uyarılarda bulunuyordu. Hawking 2014 yılında BBC’ye “Yapay zekanın tam olarak gelişmesi insanlığın sonunu getirebilir” demişti. Hawking’e göre bugüne kadar geliştirilen basit yapay zekalar çok kullanışlıydı. Kendisinin de insanlarla konuşmasını sağlayan bir yapay zeka uygulamasıydı. Fakat Hawking zeki robotların gelişmiş formlarının insanlardan üstün hale gelebileceğini düşünüyordu.

Hawking, insan ırkının yaşanabilir bir geleceğe sahip olması için Dünya’dan ayrılması gerektiğine inanıyordu. Kendisi, insan ırkının varlığını sürdürebilmesi için bir uzay kolonisi kurma fikrini tartışmaya açmıştı. Ünlü fizikçi, gazeteci Charlie Rose’a yaptığı açıklamada, insan ırkının uzun vadeli geleceğinin uzayda olması gerektiğine inandığını söyledi.

Stephen Hawking dünyadaki yaşama dair en büyük tehditlerden birinin iklim değişikliğinden geleceğini düşünüyordu. Hawking, bu yüzden ABD’nin Paris Anlaşması’ndan çekilmesine dair endişelerini şöyle açıkladı: “Geri döndürülemez noktaya çok yakınız. ABD Başkanı Donald Trump’ın bu eylemi Dünya’nın 250 derece sıcaklıkta ve asit yağmurlarının olduğu Venüs’e benzemesine giden yolu açabilir.”

Kendi Radyasyon Teorisi’ni 32 yaşındayken ortaya atan ve prestijli Albert Einstein Ödülü dahil toplam 12 ödülü bulunan Hawking, 76 yıllık hayatına sığdırdığı eserlerle ve çığır açan araştırmalarıyla asla unutulmayacak bir bilim insanı oldu. Hawking sonsuza dek hatırlanacak.

Veripark’tan İş Süreçlerine Yeni Nesil Teknolojiler

1998 yılında İstanbul’da kurulan VeriPark, finans ve bankacılık sektörüne yönelik geliştirdiği yenilikçi çözüm ve hizmetleriyle, önce Türkiye’nin ardından bulunduğu bölgenin ve bugün dünyanın önde gelen teknoloji şirketleri arasında saygın bir yer edindi. Microsoft’un tüm dünyadan sadece en yetkin 23 çözüm ortağının yer aldığı Global ISV listesinde Türkiye’den yer alan ilk ve tek şirket VeriPark, Çok Kanallı Bankacılık Hizmetleri, Müşteri İlişkileri Yönetimi ve Sahada Kredi Satış Çözümleri ile Türkiye, Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Afrika’da; bankalar, kredi kuruluşları, sigorta şirketleri, emeklilik fonları, telekom şirketleri, aracı kurum ve yatırım şirketlerinin, iş süreçlerini yeni nesil teknolojilerle dönüştürmelerini sağlıyor.

VeriPark olarak, sürekli gelişen teknoloji dünyasına hızla uyum sağlamayı en önemli önceliklerimizden biri olarak görüyoruz. Bu doğrultuda, yazılım ekibimizdeki her üyenin bilgi ve yazılım geliştirme becerilerini sürekli olarak artırabilmesine olanak verecek, verimli bir ortam yaratıyoruz. Bizi güçlü kılan en önemli özelliğimizin, müşterilerimizle ve ekibimizdeki üyelerle kurduğumuz uzun soluklu ilişkiler olduğunu biliyoruz ve bunu başarıyor olmaktan gurur duyuyoruz.

 

Somsoft ile Restoran Raporlamaları Çok Daha Hızlı

Somsoft tarafından geliştirilen bulut restoran yönetim yazılımı “Kolay Restoran” ile restoran, kafe ve bar gibi işletmelerin masa başı sipariş toplama, adisyon takip, stok takip ve raporlama süreçleri çok daha hızlı!

Kolay Restoran yazılımı, Web uygulaması ve Android uygulaması olarak iki platformda hizmet verir, tüm bilgisayar ve Android işletim sistemli cihazlarda çalışabilir.

Cep telefonunda Android uygulamasını kullanarak masa başında sipariş alın, otomatik olarak anında mutfak ve kasaya iletilsin.

Web uygulamasını kullanarak kasada ödeme alın. Restoranınızda olmasanız bile istediğiniz bilgisayardan ve istediğiniz yerden restoran durumuna erişin. Satışlarınızı ve masalarınızı takip edin, detaylı raporlara ulaşın.

Üye olmadan tüm özelliklerin nasıl çalıştığınız denemek için websitesini ziyaret edin.

Türkiye’nin En Büyük Güneş Paneli Fabrikası: Smart Energy Group

Smart Energy Group; Bulgaristan, Yunanistan, Romanya ve Türkiye’de yaklaşık 41 MWp büyüklüğünde bir güneş enerjisi santraline sahip.

Smart Energy, 2009 yılında Güneydoğu Avrupa’da faaliyetlerine başlamış ve imzasını attığı projeler ile güneş enerjisi sektöründe faaliyet gösteren lider firmaların arasına kısa zamanda girmeyi başarmıştır.

Mühendislik ve yatırım alanındaki başarılarına, 2017 yılı ortasında devreye aldığı Türkiye’nin en büyük güneş paneli fabrikasını açarak üretimi de katmıştır. Tam kapasite çalışmaya başladığında 1.200MWp üretim büyüklüğünde olacak olan tesis Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük güneş paneli fabrikası olacak. İlk etapta devreye alınan 400 MWp’lik 4 hatta, Çift Cam, Perc, Bifacial gibi yeni nesil ürünlerin yanısıra standart modüller de üretilmektedir.

Uzunca bir süre Mühendislik, satın alma ve inşaat (EPC) firması olarak hizmet vermesinin yanı sıra kendi yatırımlarını da yapıyor olması, yatırımcıların başından geçen bütün süreçleri birinci elden tecrübe etmesine olanak sağlamaktadır. Smart Energy, kendi deneyimlerini, müşterilerinin ihtiyaçlarını daha iyi anlamak ve karşılaşılabilecek sorunları oluşmadan çözümlemek için kullanırken, güçlü mühendislik knowhow’ı sayesinde yüksek kaliteli, güvenilir bir hizmet sunmaktadır.

Smart Energy’nin 2017 yılı ilk yarısı itibariyle kendi yatırımları;

> Bulgaristan – 24 MWp kurulu güç,
> Romanya – 7 MWp kurulu güç,
> Yunanistan – 6 MWp kurulu güç,
> Türkiye – 39 MWp çalışan ve inşaat halinde santral

Bunun yanında 300’ün üzerinde projeye teknik danışmanlık ve EPC hizmeti de vermiş olan Smart Energy’nin Bulgaristan, Romanya, Yunanistan ve Türkiye’de toplam 300 MWp’lık bir danışmanlık ve kurulum deneyimi bulunmaktadır.

1MWp’lık bir güneş santralinin, karbonsuz bir yaşam sunmada 100,000 büyük çam ağacı kadar yardımcı olacağını yani 800,000 kg CO2 salınımını engelleyeceğini bilen ileri görüşlü firmamız, 2020 yılına kadar doğayı koruma çalışmalarına 1000 MWp’lık kurulu güce ulaşarak katkıda bulunmayı hedeflemektedir.

Kurduğu bütün güneş enerjisi santrallerinde yüksek motivasyonlu, deneyimli ekibi ile sistem dizaynı sırasında hiçbir ayrıntıyı gözden kaçırmayan ve optimum verimli sistemi tasarlayan Smart Energy, bu sistemleri metal konstrüksiyondan, güneş paneline, eviriciye kadar TIER 1 malzeme kullanarak hayata geçirmiş ve bu sayede ön görülenden %20 daha iyi üretim rakamlarına ulaşmıştır. Aynı zamanda, hızla büyüyen ve gelişen Smart Energy’nin başarısı, kalitesi ve hizmet anlayışı son üç yıldır sürekli yenilenmeye layık görülen TUV SUD sertifikası ve Bureau Veritas’tan ISO 9001:2008 sertifikası ile de kanıtlanmıştır.

 

 

Teknokentli #GirişimciKadınlar: Simay Danış ve Eyedius

Bahçeşehir Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olduktan sonra aynı alanda Marmara Üniversitesi’nde eğitim aldı. Üniversite yıllarından beri inşaat sektöründe yer alan aile şirketinde farklı pozisyonlarda çalıştı. Çocukluk yıllarından beri hep “Psikolog olacağım ve çocuklarla çalışacağım!” diye düşünürken, kendini inşaat ve teknoloji sektöründe pazarlama faaliyetlerinde buldu. Aslında istediği şeyin psikolog olmaktan öte psikoloji eğitimi almak, bunu hayatına ve işine yansıtabilmek olduğunu fark etti. Şu anda da Eyedius’ta kurucu ortak ve CMO olarak görev alıyor.

İşte Teknokentli #GirişimciKadınlar’dan sonuncusu Simay Danış ve girişimi Eyedius…

1. Girişimciliğe nasıl başladınız?

İnsan davranışının oluşumunda en önemli yere sahip olan fizyolojik ihtiyaçlarımızın arasındaki “güvenlik” ihtiyacının en az yeme-içme kadar gerekli olduğunu biliyoruz. Bu nedenle de Maslow’un İhtiyaç Hiyerarşisi’nde de yer verdiği “güvenlik” alanına yeni bir bakış açısı getirmek amacıyla yola çıktık.

Bu alanda çalışmalarımız ‘’İnsan odaklı teknolojiler’’ kapsamında inşaat sahalarında görüntü işleme teknolojileri ile iş kazalarının önüne geçebilmek amacıyla ‘’Hedef Sıfır’’ isimli Ar-Ge projemizi tamamladık. Aslında ilk günden beri hedefimiz insan sağlığını ve güvenliğini koruyabilmek ve bunu en gelişmiş teknolojiler ile hata payı en düşük şekilde yapabilmekti.

2. Eyedius nasıl doğdu?

2014 yılından beri süren yoğun Ar-Ge sürecinin ardından, 2017 yılında Eyedius güvenlik pazarında yer almaya başladı. Eyedius’u, Gökhan Tuna ve Serdar Yılmaz ile üç kurucu ortak olarak hayata geçirdik.

3. Eyedius nasıl bir soruna çözüm sunuyor?

Konut, ofis, AVM, fabrika gibi ticari ve yaşam alanlarında günümüzdeki en büyük problemin güvenlik açığı olduğunu gözlemledik. Mevcut tüm alanların sürekli kameralar aracılığı ile insanlar tarafından 7/24 izlenmesi oldukça zahmetli ve yorucu bir iş. Mayıs ayından bu yana güvenlik pazarında olan ürünümüz Eyedius, bulunduğu ortamı 7/24 kullanıcısının yerine izleyerek, insan faktörü sebepli güvenlik açıklarını ortadan kaldırıyor. İleri düzey görüntü anlamlandırma teknolojileri ve kişiselleştirilebilir uyarıları sayesinde bulunduğu bölgeyi çok daha akıllı ve güvenli hale getiriyor. Bünyesinde barındırdığı yapay zeka teknolojisi ile pek çok olası senaryoyu, içinde bulunduğu duruma göre değerlendiriyor ve hızlı karar verme yeteneği sayesinde kullanıcılarını anında uyararak yön gösteriyor. Seçilen bölgelerde, sınır duvarına tırmanan kişiden, alan girişlerinde yüz tanıma ile kimlik tespitine; insan yoğunluk analizinden, yasaklı bölgede insan kontrolüne kadar pek çok olası senaryoya göre uyarı ve raporlar sağlayabiliyor. Bu sayede kamera görüntülerini sürekli izlemek ya da kontrol etmek zorunda kalmayan kullanıcılar, yalnızca gerekli zamanlarda hem bilgisayarından hem de cep telefonundan gerçek zamanlı uyarılar alabiliyor.

4. Girişiminiz ile nasıl başarılar elde ettiniz?

2017 yılı şubat ayında StartersHub girişimci hızlandırma programına katıldık. Erken aşama yatırımı ile birlikte hızla ürünleşme sürecini tamamlayarak, mayıs ayında ürünümüzü piyasaya sunduk.

Türkiye’nin en büyük girişimcilik etkinliklerinden biri olan İTÜ Çekirdek Big Bang | Start-Up Challenge 2017’ye başvuran 11 bin kişi arasından, birinci olduk. Etkinlik ödülleri açıklanırken toplam 12 kez sahneye çağırılarak hem sayı hem de miktar olarak en çok ödül ve yatırımı almaya hak kazandık. Toplamda 2 milyon TL yatırım ve ödül kazanmamızın ardından, ilk yatırım turumuzu tamamladık.

Birçok konut-site ve farklı sektörlerdeki ticari işletmelerde ürünümüz kullanılıyor. Ayrıca geçtiğimiz aylarda Avrupa’da bir ilk olan ‘’Mobil Aplikasyona Yüz Tanıma ile Giriş’’ projesini de global bir banka ile gerçekleştiriyoruz.

 5. İş hayatında kadın olduğunuz için zorlandığınız anlar oldu mu?

Genel olarak baktığımızda özellikle teknoloji sektöründe erkek hakim bir ortam mevcut. Sektörün büyük bölümünün bu alanda kadınların başarısı ile gurur duyduğunu hissedebiliyorum, ancak hiç zorluk yaşamadım dersem de doğru olmaz. Herkesin “kadın” olduğu için yaşayabileceği zorlukları iş hayatında avantaja dönüştürmeye, yeteneklerin ve becerilerin cinsiyetsiz olduğunu göstermeye çalışıyorum.

6. Türkiye’de kadın girişimciliği hakkında ne düşünüyorsunuz?

Uzun yıllardır iş hayatında olan kadınlar, artık kendi işlerini kurmak istiyorlar. Pek çok sivil toplum örgütü ile devletin kadın girişimcilere yönelik verdiği destek sayesinde her geçen gün kadın girişimcilerin sayısı artıyor. Günümüzde pek çok firmaya baktığınızda arkasında kadın girişimcileri görebilirsiniz. Türkiye’nin farklı bölgelerinden ulusal ve uluslararası çapta başarılı firmalar kuran kadınları artık daha çok görebiliyoruz. Ancak tabi ki en büyük temennim kız çocuklarının eğitimde daha fazla fırsat ve olanak eşitliğine kavuşması yönünde. İşte o zaman gerçekten girişimcilik dünyasında da kadınların sesi daha gür çıkabilecek.

7. Girişimci olmak isteyen kadınlara ne önerirsiniz?

Yeni girişimcilerin fikirlerini gerçek hayata geçirirken, öncelikle geliştirme sürecinde yaşayacakları tahmin edilebilir zorlukları, geliştirilmesi gereken noktaları ve projenin piyasaya çıkacağı pazarın iyi analiz edilmesi ve incelenmesi gerekiyor. Projenin maddi yönden desteklenmesi için kadın girişimcilerin desteklendiği pek çok programı araştırıp, kendilerine en uygun olana katılabilirler. Bu sayede hem yeni bağlantılar hem de önceden sahip olduğu bağlantılar ile iş geliştirme potansiyeli artırılabilir. Bunların yanı sıra en önemli konu kendilerine güvenmeleri ve onları kolay kolay hiçbir zorluğun yıkamayacağı inancında olmaları.

Teknokentli #GirişimciKadınlar: Zehra Çataltepe ve Tazi.ai

Sürekli öğrenen, aldığı kararların nedenlerini açıklayan, insanlardan da öğrenebilen ve dünyanın bu anlamdaki ilk yapay zeka ürünlerini çıkaranTazi.ai yapay zeka şirketinin eş kurucusu; Zehra Çataltepe. İTÜ Bilgisayar ve Bilişim Fakültesi’nde profesör, lisans ve  lisansüstü seviyede dersler veriyor ve tez danışmanlığı yapıyor. Doktorasını Caltech’de yapay öğrenme üzerine aldı. ABD’de çalıştığı firmaların Ar-Ge birimleri de dahil olmak üzere yaklaşık 28 yıldır AI& ML alanlarında çalışıyor. Türkiye ve ABD’deki çalışmaları sonucunda 14 patent, 100’e yakın yayın ve onlarca proje deneyimi edindi.

İşte Teknokentli #GirişimciKadınlar’dan yedincisi Zehra Çataltepe ve girşimi Tazi.ai …

1. Girişimciliğe nasıl başladınız?

Eşim Dr. Tanju Çataltepe’nin endüstrideki tecrübelerinden, verinin aslında çok çabuk eskidiğini, Big Data yaklaşımları yerine ya da yanında, akan veriden sürekli öğrenen yapay zeka ürünlerine çeşitli sektörlerin ihtiyacı  olduğunu gördük. Birçok kritik işte, yapay zeka ürününün verdiği kararların ancak insan tarafından anlaşılır ve düzeltilebilir olursa karar vermekte kullanılabileceğini göz önüne alarak, bu özellikleri barındıran ürünler üretme hedefi ile Tazi.ai’yı kurduk.

Bize ilham veren, Heraklit’ten beri bilinen “Aynı nehire ikinci defa ayak basamazsın, çünkü sen de nehir de değişirsiniz” sözü idi. Şirketin ismine Boğaz Köprüsü üzerinden ailece geçiyor iken, hem akan boğazı düşünerek, hem de insana dost ve insanın problemlerini hızlı bir şekilde çözdüğünü bildiğimiz  bir hayvan olan Tazi’den ilham alarak karar verdik.

2. Tazi.ai nasıl doğdu?

Tazi.ai’yi eşimle birlikte 2015 yılında kurduk. Amsterdam, San Fransisco ve İstanbul’da toplam 10 kişilik, konularında uzman yöneticiler ve çalışanlar ile birlikte büyüyen bir ekibimiz var.

3. Tazi.ai nasıl bir soruna çözüm sunuyor?

Tazi.ai sürekli olarak ve insandan da öğrenen, aynı zamanda da yaptıklarını insanlara da anlatabilen yapay zeka ürünleri sunuyor. Ürünleri kullanabilmek için yapay zeka bilmek gerekmiyor, sadece işi bilmek yeterli oluyor. Özellikle, iyi (az satılan ürünü satın alacak müşteri gibi) ya da kötü (gidecek müşteri, sahtekarlık gibi), beklenmedik olayları tespit ve tahmin etme üzerine çok hızlı ve doğru sonuçlar alıyoruz. Sürekli değişen ekonomi dünyasında, özellikle karlılığa önem veren ve nakit akışını etkin yönetmeye çalışan işletmelere dakik ve doğru öngörülerde bulunabiliyoruz.

4. Girişiminiz ile nasıl başarılar elde ettiniz?

Dünyada Automated Machine Learning ürünlerini piyasaya sunan ilk firmayız. Google’ın da bu anlamda çalışmaları olduğunu duyuyoruz. İlk satışımızı Hollanda’da bir şirkete ihracat olarak yaptık. Ürünlerimizde Ar-Ge’ye büyük önem verdik, temel algoritmaları kendimiz geliştirdik ve büyük bir kütüphaneye sahibiz. PoC (Proof of Concept) sonrası, sonuçları paylaştığımız her müşterimiz ile iş sözleşmesi yaptık. 2017 Aralık ayında ilk yatırımımızı aldık. En büyük ödülümüz müşterilerimizin ürünlerimiz ile verilerinden işlerine yarayacak çıkarımlar yapabilmeleri ve memnuniyetleri.

5. İş hayatında kadın olduğunuz için zorlandığınız anlar oldu mu?

Girişimimizde kadın olduğum için zorlanmadım. Çocukluğumdan beri, çok şükür, etrafımda kadın olduğumdan dolayı herhangi bir şeyi yapamayacağımı söyleyen kimseler olmadığından belki, kadın olduğum için zorlanacağımı hiç düşünmedim.

Girişimci olmak bana kendim, yaşam ve başka insanlarla ilgili çok şey öğretti ve bunca şeyi öğrenmeye ve yapmaya zaman ayırmakta zorlanıyorum. Bu zorlukları, hem kurucu ortağım Tanju’nun, hem de bütün çalışanlarımızın destekleri ile aşıyorum.

6. Türkiye’de kadın girişimciliği hakkında ne düşünüyorsunuz?

Türkiye’ deki kadın girişimci oranının, dünya ya da Amerika’dan daha az olduğunu hiç sanmıyorum. Fakat yine de çoğu girişimcinin erkek olduğunu ve daha çok kadına ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.

Biz Tazi.ai olarak marttan itibaren çalışanlarının %30’undan fazlası kadın olan bir şirket olacağız. Stajyer alırken de her sene hem kadın, hem erkek stajyerlerimiz oldu. Genel olarak, çalışanlarımız arasında farklılıkların olmasının bize şirket olarak çok ve zengin sesli olma ve daha iyi  çözümler üretebilme yeteneği verdiğini düşünüyoruz.

7. Girişimci olmak isteyen kadınlara ne önerirsiniz?

Nasıl ki bir çocuğu büyütmek için sadece anne-baba değil, bir ekosistem gerekir, bir girişim için de aynı şey geçerli. Dolayısı ile girişiminizi başlatırken hangi ekosistemde büyüyeceğini ve kimlerden ne zaman destek alacağınızı elinizden geldiğince iyi planlayın.

Girişiminizle ilgili her zaman yapmanız gereken milyonlarca iş olduğunun ve bitmeyeceğinin farkında olup, girişiminize bakarken kendinize ve ailenize bakmayı ihmal etmeyin.

İlişki ağları çok önemli. Erkekler bu konuda kadınlara göre daha iyi diye düşünüyorum. Yatırım almaktan çekinmeyin ama eğer yapabiliyorsanız, ürününüz oluşup ilk müşterilerinize gidene kadar kendi maddi ve insan kaynağı birikiminiz ile ilerleyin. Hiçbir zaman girişiminizi müşterilerinizden ayrı olarak düşünmeyin. Hep müşteri odaklı olun. Ürününüze para verecek kadar inanan insanlar varsa, başarılı olmaya devam edeceksiniz demektir.

Teknokentli #GirişimciKadınlar: Vahide Barın ve Rasyonet

Vahide Barın, 1991 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünü tamamdı, sonrasında ise aynı bölümde yüksek lisans yaptı. Ülkemizde yazılım sektörünün yeni yeni gelişmeye başladığı bir dönemde mesleğe atılan Barın, çalışma hayatı boyunca finans sektörüne yönelik yazılım projelerinin değişik kademelerinde yer aldı. 2007 yılından bu yana Rasyonet bünyesinde aynı şevkle çözümler üretmeye devam ediyor.

İşte Teknokentli #GirişimciKadınlar’dan altıncısı Vahide Barın ve Rasyonet…

1. Girişimciliğe nasıl başladınız?

“Çözüm” ve “üretmek” kavramlarının benim için anlamı büyük. Girişimcilikte bunlar çok güzel bir şekilde birleşiyor.

2. Rasyonet nasıl doğdu?

Rasyonet, 2000 yılında iki genç mühendis Orkun Barın ve Erdinç Özel tarafından kuruldu. 2005 yılında İTÜ ARI Teknokent’e kabul edildi. Bugün 41 kişilik genç ve dinamik bir ekiple çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

3. Rasyonet nasıl bir soruna çözüm sunuyor?

Rasyonet, sermaye piyasalarında faaliyet gösteren aracı kurumlar, bankalar, portföy yönetim şirketleri ve reel sektör şirketlerindeki profesyonellere yönelik katma değerli analiz platformları geliştiriyor. Hisse senetleri, yatırım ve emeklilik fonları, bono ve tahvil piyasaları ile ilgili kapsamlı veri ve analizlerin yerel ve uluslararası piyasalarda yapılabilmesine olanak sağlıyoruz.

4. Girişiminiz ile nasıl başarılar elde ettiniz?

Çözümlerimiz ile yurt içinde ve dışında 100’den fazla kurumda 1.500 kullanıcıya yardımcı oluyoruz. Müşteri devamlılığımız %97 gibi oldukça yüksek bir oranda. Bu başarıyı yıllardır sürdürdüğümüz için de ayrıca gururluyuz.

2010 yılından bu yana yazılım ihracatı yapıyoruz. İngiltere, İsviçre, Almanya, Polonya ve Romanya’da pek çok kullanıcımız var.

2017 Haziran’da tamamladığımız son projemiz, Eureka tarafından desteklendi. Sonrasında başlattığımız ve halen devam etmekte olan projemiz için de geçen hafta Eureka onayı geldi. Bu projelerin çıktıları olan yeni uygulamalarımızla ihracat rakamlarımızı çok daha hızlı bir şekilde yükseltmeyi amaçlıyoruz.

5. İş hayatında kadın olduğunuz için zorlandığınız anlar oldu mu?

İş hayatında kadın olduğunuz için aileniz ve kariyerinizi bir arada mutlu ve başarılı bir şekilde yürütmekle ilgili kaygılarınız her zaman oluyor. Bunun dışında yaşadığım bir zorluk olmadı.

6. Türkiye’de kadın girişimciliği hakkında ne düşünüyorsunuz?

Kadın girişimcilerimizin sayısının hızla artmakta olduğunu görüyorum. Bu çok mutluluk verici.

7. Girişimci olmak isteyen kadınlara ne önerirsiniz?

Başarılı olmak için uzun saatler çalışmaktan ziyade orijinal fikirler, odaklanma ve azim gerekli diye düşünüyorum. Türk kadını girişimcilikte de fark yaratacak, bundan eminim.

BM Sumer’den Deniz Tabanı ve Yapı Etkileşimi Problemlerine Çözüm

BM SUMER, deniz tabanı sıvılaşması, taban oyulması ve yapılar üzerindeki kuvvetler gibi deniz tabanı-yapı etkileşimi problemlerinin çözümü için mühendislik yazılımları geliştiriyor.

With their more than 40 years of experience, BM SUMER consultants are at the forefront of the fundamental and applied research in Coastal, Offshore, Hydraulic, River, Environmental, and Marine Civil Engineering. BM SUMER consultants are proud of the strong feedback mechanism between their research and the consultancy; the research feeds into the consultancy, and the consultancy feeds into the research.

In BM SUMER consultants’ research, attention is always concentrated on the clear understanding of the hydrodynamic processes. Understanding of the physical processes is of utmost importance. This is achieved by use of controlled laboratory experiments, and, where possible, by use of numerical experiments, utilizing advanced numerical models.

 

Gizliliğe genel bakış

En iyi deneyimleri sunmak için, cihaz bilgilerini saklamak ve/veya bunlara erişmek amacıyla çerezler gibi teknolojiler kullanıyoruz. Bu teknolojilere izin vermek, bu sitedeki tarama davranışı veya benzersiz kimlikler gibi verileri işlememize izin verecektir. Onay vermemek veya onayı geri çekmek, belirli özellikleri ve işlevleri olumsuz etkileyebilir.