Yazar -Nigar

Caltech’in Uzay Güneş Projesi İlk Yörünge Prototipine Hazırlanıyor

Japon origami tasarım teorisinden ilham alan Caltech araştırmacıları, aralık ayında yörüngeye küçük bir uydu prototipi fırlatmaya hazırlanıyor. Yaklaşık 3,9 inç karelik prototip, Güneş enerjisini kablosuz olarak Dünya’ya iletebilecek. Proje başarılı olursa, yenilenebilir enerji sektörünü radikal yeni bir yöne yönlendirebilecek ve güvenilir güce erişimi olmayan bölgelere temiz elektrik bile sağlayabilecek.

Caltech’in yüz milyon dolarlık devasa bir bağışla desteklenen “Uzay Tabanlı Güneş Enerjisi Projesi” (SSPP), ilk prototiplerini yörüngeye fırlatmaya hazırlanıyor. Buna göre ekip, güneş ışığını toplayan, onu elektriğe dönüştüren ve daha sonra bu elektriği kablosuz olarak ihtiyaç duyulan her yere ileten modüler bir uzay aracı takımyıldızını yerleştirmek için çalışıyor.

Potansiyel sekiz kat daha fazla

Uzaydaki enerji potansiyeli, Dünya’dan yaklaşık sekiz kat daha iyi olmasına rağmen, uzaya ekipmanın fırlatılması, montajı ve bakımı ile ilgili maliyetler astronomik boyutlarda…. Bir uzay güneş enerjisi kurulumunun ölçeği akıllara durgunluk verebiliyor ve benzeri görülmemiş sorunlar, yolculuğun her adımında muazzam engeller barındırabiliyor. Bununla birlikte Caltech’teki bir ekip, yaklaşık on yıldır “Uzay Güneş Enerjisi Projesi” üzerinde çalışıyor.

Proje esas olarak üç akışta ilerliyor. Buna göre ilk grup, şu anda Uluslararası Uzay İstasyonu ve modern uydularda kullanılan güneş panellerinden bile 50-100 kat daha fazla güç ve ağırlık oranlarına sahip, oldukça hafif ve yüksek verimli fotovoltaik (ışığı elektriğe dönüştüren malzemeler) üzerinde çalışıyor. İkinci ekip ise güneş panellerinden gelen doğru akım (DC) gücünü radyo frekansı gücüne dönüştürmek için ultra hafif ve küçük, düşük maliyetli ekipman geliştirmeye odaklanıyor. Bu iki ekip, ilerlemelerini Güneş enerjisini yakalama, radyo frekansına dönüştürme ve kablosuz iletimi birleştirerek yaklaşık 10 cm’lik bir “karo”nun işlevsel prototiplerinde birleştirdi. Üçüncü grup da geliştirilen bu binlerce karoyu modüller halinde ve binlerce modülü de devasa bir Güneş enerjisi hasadı ve iletim dizisinde birleştiren tam boyutlu bir dizinin nasıl oluşturulacağı üzerinde çalışıyor.

Yüz binlerce güneş paneli yörüngeye fırlatılacak

Caltech bilim insanları, bu noktada en eski sanat formlarından birinden ilham aldılar; origami… Joyce ve Kent Kresa Havacılık ve İnşaat Mühendisliği Profesörü ve projenin ortak lideri Sergio Pellegrino, origamiden örnek aldıkları yeni katlama tekniklerini kullandıklarını ve bu şekilde dev bir uzay aracının boyutlarını fırlatma için önemli ölçüde azaltabildiklerini söyleyerek, “Ambalaj o kadar sıkı ki herhangi bir boşluk bulmak mümkün değil” diye konuşuyor. Projenin nihai hedefi, yüz binlerce güneş panelini yörüngeye fırlatmak… Her bir parça, bir onsun onda birinden daha az ağırlığa sahip 4’e 4 inç kare boyutlarında ve bu panellerin her biri Dünya’nın üzerine yerleştirildikten sonra, Güneş ışığı toplayabilmek adına 3,5 mil kare büyüklüğünde bir uydu takımyıldızı oluşturmak için açılacak.

SSPP araştırmacısı Harry Atwater’a göre bu olağanüstü ve benzeri görülmemiş bir proje ve zamanımızın en önemli zorluklarından birini ele alarak, dünyaya temiz ve uygun fiyatlı enerji sağlamak için gereken cesareti ve hırsı örnekliyor.

https://www.caltech.edu/about/news/space-solar-power-atwater-hajimiri-pellegrino

Tedarik Zinciri Planlama Çözümleri Sağlıyor: ICRON

İTÜ ARI Teknokent firmalarımızdan olan ve 1992 yılından beri akademik uzmanlığının derinliği, endüstri bilgisi ve uygulama deneyiminin genişliği ve çığır açan optimizasyon çözümlerinin gücü ile öne çıkan ICRON; alanında lider, İleri Planlama ve Çizelgeleme ve Tedarik Zinciri Optimizasyon çözümleri sunuyor.

Entegre edilmiş ileri planlama ve optimizasyon yazılımlarının kullanımı ile müşterilerinin uçtan uca tedarik zinciri operasyonlarını kontrol altına alabilmeleri ve optimum duruma getirebilmeleri için onlara destek sağlamayı amaçlayan ICRON, “Çalışmak İçin Harika Yer” Sertifikası ile ödüllendirildi.

ICRON, Türkiye, Belçika, Hollanda, Almanya gibi ülkelerde Ulusal ve Uluslararası olarak Arçelik, Şişecam, Vestel, Brisa, Unilever, Eczacıbaşı, ASLM gibi büyük şirketlerle birlikte çalışmalarına devam ediyor.

ICRON’un web sitesine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Tesla, Milyonlarca Üretmeyi Planladığı İnsansı Robot “Optimus”u Tanıttı

10 yıldan bu yana insansı robotlar üzerinde çalışan Tesla, geçtiğimiz haftalarda bu çalışmalarının sonucunu her yıl düzenlediği Yapay Zekâ (AI) Günü’nde paylaştı. Etkinlikte “humanoid” yani insansı robot Optimus’u tanıtan şirketin CEO’su Elon Musk, amaçlarının mümkün olan en kısa sürede kullanışlı bir insansı robot yapmak olduğunu söyleyerek, “Bu robotlardan milyonlarca üretebilmeyi üstelik her birini 20 bin dolardan daha düşük bir fiyata satabilmeyi istiyoruz” dedi.

Tesla CEO’su Elon Musk, şirketin “Optimus” olarak da bilinen insansı robotunun en son prototipini geçtiğimiz günlerde kamuoyu ile paylaştı. Şirketin her yıl düzenlediği Yapay Zekâ Günü’nde sahneye ilk olarak henüz tamamlanmamış robot prototipi “Bumble C” çıkarak birkaç dans hareketi yaptı. Ardından, dans hareketlerinden çok daha fazlasını yapabildiğini gösterebilmek adına robotun, şirketin bir üretim istasyonunda; tesisleri sulama, kutuları taşıma ve

metal çubukları kaldırma gibi basit görevleri yaparken görüntülendiği bir video yayınlandı. Son olarak sahneye, Tesla’nın bir süredir geliştirme aşamasında olduğu Optimus prototipi geldi. Musk,

prototipin henüz tamamıyla fonksiyonel olmadığını öte yandan aktüatörler, batarya ve diğer her şeyi içerdiğini söyleyerek “Şu an için yürümeye tam olarak hazır değil ama önümüzdeki aylarda yürümesini bekliyoruz” diye konuştu.

Robotun fiyatı 20 bin dolardan düşük olacak

8 saatlik iş yapma potansiyeline sahip olan ve 73 kg ağırlığında olacak şekilde tasarlanan yeni nesil Tesla robotu, gövdesinde taşıdığı 2.3 kWh batarya takımı, bir çip sistemi ve uzuvlarını hareket ettirmek için aktüatörler dahil olmak üzere Tesla tarafından tasarlanmış bileşenleri kullanıyor. Robot, bu aktüatörleri yapay zekasıyla aktif hale getirerek verilen komutu yerine getirmek için hangi hareketi yapması gerektiğini anlıyor.

Optimus projesi aslında bir otomobil üreticisinin insansı robotlar yapmasına yönelik ilk çalışma değil… Bununla beraber Optimus’u diğerlerinden ayıran önemli noktalar bulunuyor. Hâlihazırda mevcut insansı robotların henüz “beyinlerinin olmadığını” yani kendi başlarına hareket edebilecek zekâya sahip olmadıklarını belirten Musk, ayrıca bu robotların maliyetinin çok yüksek olduğunu ve çok az sayıda üretilebildiğini de söylüyor. Optimus’ta ise Musk, son derece yetenekli olduğunu söylediği bu robotlardan milyonlarca üretebilmek istiyor üstelik her birini 20 bin dolardan daha düşük bir fiyata satabilmeyi planlıyor.

https://finance.yahoo.com/news/elon-musk-set-showcase-teslas-110609619.html

 

MIT’li Bilim İnsanları Elektriksiz Çalışan Pasif Soğutma Sistemi Geliştirdi

MIT’den bilim insanları, elektrik kullanmadan soğutma sağlayacak bir sistem geliştirdi. Buharlaşmaya ve radyasyona dayanan söz konusu pasif soğutma sistemi, yiyecekleri daha uzun süre taze tutabilecek veya binalarda iklimlendirmeyi destekleyebilecek.

Dünya küresel ısınma nedeniyle ısınmaya devam ettikçe güç tüketen klima sistemlerinin kullanımı her geçen gün artıyor ve bu da mevcut elektrik şebekelerini zorlayacağa benziyor. Şimdilerde bu soruna odaklanan Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden (MIT) bilim insanları geliştirdikleri yenilikçi bir sistemle, gıda ürünlerini korumak ve binalardaki geleneksel klimaları desteklemek için pasif soğutma kullanmanın bir yolunu keşfettiler. Güce ihtiyacı olmayan ve sadece az bir miktarda suyun kullanıldığı sistem mevcut güneş panellerine benzeyebilecek ince bir pakette ışınımsal soğutma, buharlaşmalı soğutma ve ısı yalıtımını birleştiriyor.

Passive cooling demonstrator by MIT

Yüksek nemde dahi gıda ömrünü uzatıyor

Sistemi farklı kılan, her biri sınırlı miktarda soğutma gücü sağlayan bağımsız soğutma tasarımlarını akıllıca birleştiriyor olmasında yatıyor. MIT’nin araştırma ekibinden Zhengmao Lu, “Bu teknoloji, buharlaşmalı soğutma ve ışınımsal soğutma gibi önceki teknolojilerin bazı iyi özelliklerini birleştiriyor. Buradaki yenilik, gerçekten sadece ışınımsal soğutma özelliğini, evaporatif soğutma özelliğini ve ayrıca ısı yalıtımı özelliğini tek bir mimaride bir araya getirmesi” diyor ve bu kombinasyonu kullanarak, yüksek neme sahip alanlarda bile gıda ömrünü önemli ölçüde uzatabileceklerini kaydediyor. Hâlihazırda sistemin sınırlı gıda arzından mustarip olan dünyanın bazı bölgelerinde bozulmadan kaynaklanan gıda kayıplarını azaltmaya yardımcı olabileceği de düşünülüyor.

Aynı zamanda mevcut iklimlendirme sistemlerinin bulunduğu binalarda yeni sistem, düzeneğin en sıcak parçası olan kondensere soğuk su göndererek bu sistemler üzerindeki yükü önemli ölçüde azaltmak için de kullanılabiliyor. Lu, “Kondenser sıcaklığını düşürerek klima verimliliğini etkin bir şekilde artırabilirsiniz, böylece potansiyel olarak enerji tasarrufu sağlayabilirsiniz” diyor.

Bakım için su eklenmesi yeterli

Uzmanlara göre sisteme yönelik tek bakım, buharlaşma için su eklemekten ibaret… Bununla birlikte tüketim o kadar düşüktür ki, bu işlemin en sıcak, en kuru bölgelerde yalnızca dört günde bir ve daha nemli alanlarda ayda yalnızca bir kez yapılması gerekiyor.  Sistem, MIT’deki bir binanın çatısında sadece 4 inç çapında küçük bir versiyon kullanılarak test edildi ve en iyi olmayan hava koşullarında bile etkinliğini kanıtlayarak 9.3 0C soğutma sağlamayı başardı.

Tüm bu başarılı sonuçlara rağmen sistemin tüm dünyada kullanılması biraz zaman alacağa benziyor. Zira sistemde kullanılan malzemeler hazır ve nispeten ucuz olsa da “aerojel” denilen malzeme laboratuvarda üretiliyor ve seri üretim açısından daha fazla geliştirilmesi gerekiyor. Lu, bu sistemin yaygın kullanım için pratik hale getirilmesinden önce bu geliştirmenin ne kadar süreceğini tahmin etmenin imkânsız olduğunu söylüyor.

https://scitechdaily.com/innovative-mit-passive-cooling-system-works-without-electricity/

Halka Açık Ticari Alanlarda Müzik Yönetimi Sunuyor: SMG MUSIC

2009 yılından beri Türkiye’de ve yurt dışında 35 farklı ülkede, 900’den fazla kurumun 13 binden fazla noktasında, yasal müzik ve anons yayın hizmetlerini sürdüren SMG MUSIC, İTÜ ARI Teknokent’teki AR-GE ofisinde kendi özel yazılımları ile müzik yayınlarını depola – çal yöntemiyle tek merkezden gerçekleştiriyor.

Türkiye’nin en hızlı büyüyen kuruluşları arasında bulunan SMG MUSIC, Deloitte Technology Fast 50 Türkiye Programı’nda 4 yıl art arda dereceye girmeye hak kazandı ve ardından 2019 yılında Bilişim Zirvesi, Teknoloji Kaptanları ödüllerinde inovasyon dalında 2. olduktan sonra, yine aynı yıl içerisinde Business Awards Europe 2019 ödüllerinde, The Inflexion European Entrepreneur of the Year dalında ulusal kazanan seçilerek sektörün lider markaları arasında yerini aldı.

Snapmuse markaları ile dünya standartlarında 6 müzik stüdyolarında ürettikleri 11 binden fazla şarkılarıyla alışveriş merkezleri, oteller, perakende satış noktaları, showroomlar, restoranlar gibi geniş bir yelpazede hizmet vermeye devam ediyor.

 

SMG Music’in web sitesine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

 

Metaverse için Dijital İnsan Oluşturmak Artık Mümkün

Her ne kadar Alexa ve Siri gibi dijital asistanlarla sesli iletişim kurmaya alışkın olsak da Nvidia, bu seslerin dijital yüzlere sahip olması gerektiğini düşünüyor. Bu nedenle şirket, konuşan insanların 3D modellerini oluşturmak için bir araç olan Avatar Cloud Engine’i tanıttı.

Nvidia, metaverse geliştiricileri için insanların çevrimiçi olarak etkileşime gireceği bilgisayarlara animasyonlu bir insan yüzü sağlayabilen ve gerçekçi avatarlar oluşturmasına olanak tanıyan yeni bir teknoloji duyurdu. “Avatar Cloud Engine” adı verilen teknoloji, Nvidia’nın bilgisayarların doğal dili anlama ve iletişim kurma biçiminde devrim yaratan 3D grafikler ve yapay zekâ teknolojisi konusundaki deneyiminden faydalanıyor.

Avatarların ifadeleriyle kelimeler eşleştiriliyor

Nvidia avatarlarını geliştirme sürecinde, avatarın ifadesini söylediği kelimelerle eşleştiren “Audio2Face” adlı bir yapay zekâ teknolojisi de geliştirdi. Buna göre söz konusu teknoloji, avatarların kelimelerdeki duyguları değerlendirmesine göre yüz ifadesini değiştirmesine olanak sağlıyor. Avatar teknolojisi kıdemli direktörü Simon Yuen’e göre bunların hepsi insan iskeleti ve kasları da dahil olmak üzere bir 3D çerçeve üzerine inşa ediliyor. Nvidia, insanların bir fotoğrafı avatar modeline sürüklemesine izin veriyor, bu da daha sonra o kişinin anında bir 3D modelini oluşturuyor.

Nvidia, avatarları sadece hareketli yüzler olarak değil, aynı zamanda neler olup bittiğini algılayan, kendi bilgilerinden yararlanan ve buna göre hareket eden tam teşekküllü robotlar olarak görüyor. Nitekim şirketin İcra Kurulu Başkanı Jensen Huang da sahip oldukları bu yeteneklerin avatarları metaverse’de zengin etkileşimli ajanlar haline getireceğini söylüyor. Huang’a göre avatarlar, insanların bir şeyler yaratmasına ve inşa etmesine, marka elçisi ve müşteri hizmetleri temsilcisi olmalarına, bir web sitesinde bir şeyler bulmalarına yardımcı olmak için sanal dünyaları dolduracak.

İnandırıcılıktan ziyade ürkütücülük

Nvidia’nın simülasyon teknolojisinden sorumlu başkan yardımcısı Rev Lebaredian ise “Gerçek olandan ayırt edilemez hale gelen sanal dünyalar yaratırken bu robotlar bizim için gerekli” dese de yine de bu geleceğe ulaşmak için Nvidia birçok zorlukla karşılaşacağa benziyor. Bunların başında ise insanların dijital temsillerinin gerçek ve yapayın tüyler ürpertici bir karışımı olduğu “tekinsiz vadi” bulunuyor. Gerçeğe alışmış insan beyinlerine, pek de gerçek olmayan simülasyonların bırakın inandırıcı olması ürkütücü gelmesi çok daha muhtemel. Diğer bir zorluk ise Metaverse dünyasına insanların olan ilgisi… Zira şimdiye kadar, ABD’li yetişkinlerin yalnızca yüzde 23’ü metaverse evrenine aşina ve bu sayı, analist firma Forrester’a göre başka yerlerde çok daha düşük. Tüm bunlara rağmen Nvidia, yine de teknolojisine çok güveniyor.

Kaynak: https://www.cnet.com/tech/computing/nvidia-sees-a-metaverse-populated-with-lifelike-chatbot-avatars/

Yeni Nesil Raylı Sistemlerinde İleri Seviye Simülasyon Teknolojileri Sunuyor: HI-SIM

İTÜ ARI Teknokent firmalarımızdan olan ve 2016 yılında, ulaştırma sistemleri genelinde çalışmalar gerçekleştirmek ve Dünya’da uluslararası seviyede yenilikler kazandırmak amacıyla kurulan HI-SIM; raylı sistemlerin elektromekanik alt sistemlerinde mühendislik ve danışmanlık faaliyeti göstermektedir.

Cer gücü sistemi, sinyalizasyon, işletme ve enerji verimliliği ile ilgili çalışmalarda bir raylı ulaşım sisteminin bütün bileşenleri ile birlikte simülasyonunu gerçekleştirebilen bir yazılıma sahip olan SimuX; işletme şartlarında tren performansının belirlenmesi, cer gücü sisteminin boyutlandırılması, enerji tüketiminin ve kayıplarının saptanması gibi alanlarda hizmet veriyor.

İlk tohumlarının atılmasından bu yana raylı sistemler alanında gelişmiş mühendislik çalışmaları ile yerel ve uluslararası bir şekilde çalışmalarına devam ediyor.

HI-SIM’in web sitesine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

TAZI.AI 4.6 milyon Dolarlık Tohum Yatırımı Aldı

İTÜ ARI Teknokent firmalarından TAZI.AI, iş kullanıcılarına yönelik geliştirdiği, patentli, sürekli öğrenen teknolojisi ile 4.6 milyon dolarlık tohum yatırımı aldı.

San Francisco, CA, 18 Ağustos 2022 – TAZI.AI, 18 Ağustos’ta, öncelikli olarak sigorta, sağlık ve ilaç sektörlerine yönelik kendi geliştirdiği SaaS Makine Öğrenmesi (ML) Platformu üzerine kurulu ML çözümlerinin resmi lansmanını yaptı. 40 gün gibi kısa bir sürede TAZI kullanıcıları artık makine öğrenimi modelleri oluşturabilecek ve sonuçlarını görmeye başlayacak. Lansmanın bir parçası olarak TAZI.AI, başlangıç ​​aşamasındaki B2B yazılım odaklı girişimlere odaklanan yatırım firması Illuminate Ventures önderliğinde 4.6 milyon dolarlık bir tohum yatırım aldı.

Illuminate Ventures Ortağı Jennifer Savage’a göre: “Sürekli olarak öğrenen ve gelişen tahmine dayalı öngörüleri elde etmek, bir işletmenin müşterilerine daha iyi hizmet verebilmesi için kritik önem taşıyor. TAZI.AI, makine öğrenmesinin gücünü doğrudan iş kullanıcılarının kullanımına sunarak onların çok kısa bir sürede, sürekli olarak öğrenen ve gelişen tahmine dayalı modeller oluşturmasına olanak sağlıyor. TAZI.AI’nin bu yaklaşımı, sigorta ve sağlık gibi sektörlerde, makine öğrenmesinin geniş ölçekte kullanılmasına, ve bu uygulamalar için yüksek miktarda finansal yatırımlara, uzmanlara ve işlemci kaynaklarına ihtiyaç duymadan ML’den yararlanılmasına yardımcı olabilir.”

TAZI sigorta şirketleri için sunduğu, gelir, verimlilik ve müşteri memnuniyetini artırabilecekleri müşteri skorlama, çapraz satış ve karlılık takip gibi çözümleriyle makine öğrenmesinden faydalanmalarına yardımcı oluyor. TAZI.AI Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Zehra Çataltepe, “Bu yatırım, ekibimizi genişletmemize ve kurumsal müşteri tabanımızı büyütmemize yardımcı olacak. Makine öğrenmesini herkes için öyle erişilebilir hale getirmek istiyoruz ki annem bile kullanabilmeli” dedi.

Caltech Üniversitesinde yapay zeka uzmanı profesör Yaser S. Abu-Mostafa’ya göre TAZI, sürekli makine öğrenmesi, açıklanabilir modeller ve kullanıcıdan da öğrenme teknolojisini bir araya getirerek, bir ML sisteminin değişen durumlara daha hızlı ve efektif bir şekilde uyum sağlamasına olanak veriyor.

Foothill Ventures’ın Yönetici Ortağı Dr. Xuhui Shao ise: “TAZI’nin teknolojisi ve iş kullanıcısı odaklılığı, makine öğrenmesi sistemleri alanında benzersiz. Bizim yapay zeka ve SaaS alanındaki deneyimimizin TAZI’nin büyüme yolculuğua destek olacağına inanıyoruz” dedi.

Diffusion Capital Partners Ortağı Alper Karagöz “TAZI’yi ilk kurumsal yatırım turundan beri destekliyoruz. Şirket müşteri tabanını genişletirken yeni finansman turuna da katılmaktan mutluluk duyuyoruz.” sözleriyle TAZI’ye verdikleri desteği ifade etti.

Handshake Ventures’ın kurucusu, sektör uzmanı Bill Elmore şunları söyledi: “TAZI’nin güçlü ürünü ve tecrübeli kurucu ortakları Zehra ve Tanju’nun başını çektiği ekip, vizyonlarının gerçekleştirilmesine yardımcı olacak. Bu kesinlikle desteğimize değer.”

TAZI’nin kurucu ekibi, 100’den fazla yayın ve 23 patent ile desteklenen makine öğreniminde kapsamlı araştırma ve sektör deneyimine sahip. TAZI, Uyarlanabilir Makine Öğrenmesi, Bulut Yapay Zeka Geliştirici Hizmetleri kategorisinde 2022 Gartner® Magic Quadrant™’ta onur ödülüne layık görüldü. Şirket, AI Core Technologies kategorisinde ise Gartner Cool Vendor olarak seçilmenin yanı sıra 10’dan fazla Gartner raporunda “Güvenilir/Sorumlu ML platformu” olarak dahil edilmiştir.

Mevcut finansman turu, Diffusion Capital Partners, Foothill Ventures, Handshake Ventures ve melek yatırımcıların da katılımıyla Illuminate Ventures tarafından yönetildi.

Televizyon Sistemlerinde Yenilikçi Teknolojiler Sunuyor: Vestek

İTÜ ARI Teknokent firmalarımızdan ve 2005 yılında, tüketici elektroniği alanında gelişmiş Ar-Ge çalışmaları yapmak ve İstanbul’daki üniversitelerle iş birliği oluşturabilmek için kurulan VESTEK; ileri Ar-Ge standartlarıyla geliştirilmiş dijital ekran, TV ve görsel iletişim teknolojileri alanlarında uzmanlaşmaya devam ediyor. Hızla gelişen TV teknolojileri konusunda Vestel’in ileri teknoloji Ar-Ge laboratuvarı olmayı vizyon edinen Vestek; Akıllı TV sistemleri, B2B ekran sistemleri ve IoT alanında yazılım çözümleri geliştirme projeleri ile faaliyet gösteriyor.

Vestel’in elektronik grup şirketlerinden biri olan Vestek; son yıllarda yoğun bir şekilde konsantre olduğu; digital signage ve videowall ekranları yönetim sistemi yazılımları, otel ve hastaneler için özelleştirilmiş TV yönetim sistemi çözümleri, elektrikli araçlar için batarya şarj takip yazılımları alanında hizmet veriyor.

Kuruluşundan bu yana 17 yıldır tüketici elektroniği alanında gelişmiş Ar-Ge çalışmaları ile toplamda 276 Ar-Ge firması ve 7.000 personeli ile faaliyetlerini sürdürmeye devam ediyor.

Vestek Teknoloji’nin web sitesine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

XRAI Glass’ın Yeni AR Gözlükleri, İşitme Engelli Kişilerin Konuşmaları Görmesine İmkan Sağlayacak

Bir İngiliz şirketi olan XRAI Glass işitme engelliler için konuşmaları alt yazıya çeviren bir gözlük üretti. Şirketin bir sonraki hedefi ise yazılımın dilleri, ses tonlarını, aksanları ve perdeyi tercüme etme gücüne de sahip olacak şekilde geliştirilmesi.

XRAI Glass, telefona bağlı artırılmış gerçeklik (AR) akıllı gözlükleri takan kullanıcıların altyazıları kullanarak konuşmayı gerçek zamanlı olarak okumalarına olanak tanıyan yeni teknolojisini duyurdu. XRAI Glass yazılımı, sesi daha sonra kullanıcının gözlük ekranında görünen altyazılı bir konuşma versiyonuna dönüştürüyor.

Şirketin kurucusu Dan Scarfe, bu fikrin aklına geçen yıl Noel’de ailesiyle birlikte zaman geçirirken geldiğini söylüyor. Scarfe, 97 yaşındaki işitme engelli büyükbabasının ailenin geri kalanıyla iletişim kurmakta zorlandığına tanık oluyor ve onun sohbetlere katılabilmesi için bir çözüm bulabilmek için düşünüyor. “Etrafınızda pek çok insan varken farklı konuşmaları takip etmeye çalışmak çok zor… İşte o an düşündüm. Büyükbabam televizyonu sürekli altyazılı olarak izliyor. Neden dünyaya alt yazı yazamıyoruz?” işte bu fikirden sadece altı ay sonra Artırılmış Gerçeklik gözlük üreticisi Nreal ile ortaklaşa XRAI gözlüklerini tanıttı.

Konuşmalar bulutta depolanmayacak

AR gözlükleri, işleme ve grafik oluşturma işlemlerini gerçekleştiren bir cep telefonuna bağlanıyor. Yazılım, bu gözlüklerdeki mikrofondan ses beslemeleri alarak bunu telefona gönderiyor ve telefon da bu sesi etkili bir şekilde altyazılara dönüştürüyor. Ardından da Nreal yazılımı kullanılarak bu altyazılar gerçek dünyaya yansıtılabiliyor. Dan Scarfe, konuşma verilerinin bulutta saklanmayarak yalnızca kullanıcıların kişisel cihazında depolanacağını ve tamamen kullanıcıya ait olacağını iddia ediyor ve “Bu yenilikçi teknolojinin, işitme kaybı olan insanların yaşam potansiyellerini zenginleştirebilmesinden dolayı gurur duyuyoruz. Nihayetinde bu, işitme engelli insanların yemek yaparken veya arkadaşlarıyla yürürken aynı zamanda sohbete devam edebilmesi anlamına geliyor” diyor. 

Teknoloji şimdiden oldukça dikkat çekmiş durumda. Zira, Kraliyet Ulusal Sağırlar Enstitüsü (RNID) ve DeafKidz bu artırılmış gerçeklik gözlüklerini, “işitme engelliler topluluğu için bir devrim” olarak duyurdu. DeafKidz International’ın Kurucusu ve Başkanı Steve Crump ise kendisinin de işitme engelli bir insan olarak bu teknolojiden çok etkilendiğini söyleyerek “Gözlükleri denediğimde çok şaşırdım. Çünkü daha önce hiç olmadığı kadar etkileşimde bulunmanızı ve sohbete katılmanızı sağlayan gerçek zamanlı altyazıları test ettim. XRAI Glass’ı son derece olumlu bir güç olarak görüyorum.”

XRAI Glass, hizmeti ilk olarak yaklaşık 100 beta test kullanıcısına sunuldu. Teknolojiye ilişkin geri bildirim almak, insanların neyi sevip neyi sevmediğini anlamak ve bu konuda hızlıca yenilik yapabilmek için küçük bir sayı ile işe başladıklarını söyleyen Scarfe, “Sonra rüzgarlar arkamızda kalırsa, Eylül ayına kadar genel kullanılabilirliğe ulaşacağımızı umuyoruz. Hatta yakın bir gelecekte yazılımımız dilleri, ses tonlarını, aksanları ve perdeyi tercüme etme gücüne de sahip olacak” diyor. 

Kaynak:

https://www.euronews.com/next/2022/07/29/new-ar-glasses-allow-deaf-people-to-see-conversations-by-turning-audio-into-subtitles

Gizliliğe genel bakış

En iyi deneyimleri sunmak için, cihaz bilgilerini saklamak ve/veya bunlara erişmek amacıyla çerezler gibi teknolojiler kullanıyoruz. Bu teknolojilere izin vermek, bu sitedeki tarama davranışı veya benzersiz kimlikler gibi verileri işlememize izin verecektir. Onay vermemek veya onayı geri çekmek, belirli özellikleri ve işlevleri olumsuz etkileyebilir.