Yazar -Nigar

Hitit Bilgisayar’dan Hava Yolu ve Seyahat Yönetimine Yeni Soluk

Hitit Bilgisayar’dan Yeni Nesil Hava Yolu ve Seyahat Yönetimi Yazılımı!

Hitit Bilgisayar Hizmetleri, sektörün hızla büyüyen oyuncularının en çetin ve karmaşık ihtiyaçlarını dahi karşılayabilecek düzeyde yeni nesil hava yolu, havaalanı ve seyahat yazılım ürünleri ve servisleri İTÜ ARI Teknokent, bünyesinde sağlamaktadır.

Crane PAX / DCS ürünleri, rezervasyon, biletleme, check-in, yolcu kalkış kontrolü, ekip planlama ve sadakat yönetimi ihtiyaçlarını karşılarken, Crane RA, Crane CA, Crane SP, Crane OCC, Crane CREW ve Crane ALM, sırasıyla, gelir muhasebesi, gider muhasebesi, tarife planlama, operasyon kontrolü, ekip planlama, tur operatörü /charter yönetim  ihtiyaçlarını karşılıyor.

Müşterileriyle kurduğu yakın ilişkileriyle tanınan Hitit, ürünleri ve servisleri ile ilgili olduğu kadar, müşteri hizmetleri konusunda da mükemmel geri dönüşler alıyor ve bu geri dönüşleri daha da kaliteli ve başarılı hizmetlere dönüştürüyor.

Güneş Panelleri Daha Verimli Hale Geliyor

Güneş paneli maliyetlerinin hızlı düşüşü, güneş enerjisini birçok ülkenin ana elektrik kaynaklarından biri haline getirmeye başladı. Ancak panellerin geliştirilebilirliğinin kısıtlı oluşu ve enerji depolamada gelecekte ortaya çıkabilecek sorunlar güneş enerjisi kullanımını sorgulanır hale getiriyor.

Bu arada güneş panelleri, güneş ile enerji üreten tek teknoloji de değil. Konsantre güneş enerjisi, güneş ışığını odaklamak için aynalar kullanarak türbinleri çalıştıracak ısıyı ortaya çıkarabiliyor. Ortaya çıkan bu ısının depolanması, günün her saatinde enerjinin kullanılabilmesini sağlıyor. Maalesef konsantre güneş enerjisi pek de bütçe dostu değil ve güneş panelleri bu yarışta epey önde gözüküyor. Ancak bazı materyal bilimciler konsantre güneş enerjisinin verimliliğini artıracak ve avantajlı hale getirecek bir yol bulmuş olabilirler. Ve bu yarışın gidişatı yakında değişebilir.

Sıcaklığı hisset

Güneş ışığı, aynaların odak noktasında bulunan bir sıvıyı ısıtmak için kullanılıyor. Daha sonra bu ısıyı ya bir depolama sistemine ya da doğrudan bir türbine aktarılıyor. Daha yüksek sıcaklıklar daha fazla enerji ortaya çıkartabiliyor ki bu da ısı transferinin verimliliğini kritik kılıyor.

Belirli bir sıcaklığın üzerindeki buharı karbondioksit ile değiştirmek mümkün hale geliyor. Buharın karbondioksit haline gelmesi enerji verimini yüzde 20 daha artırıyor. Ancak bu durumun ortaya çıkması için 726 santigrat dereceden fazla sıcaklık gerekiyor. Bu sıcaklıklarda metal eriyeceği için işler biraz zorlaşıyor.

Yeni yapılan araştırmalar sonucu bu sıcaklıklara dayanabilecek iki malzeme ortaya çıkıyor; tungsten ve zirkonyum karbür. Bu iki malzemenin erime noktaları 3.427 santigrat civarlarında bu da yüksek ısıya dayanıklılığı ve böylece ısı buharının karbondioksite kolayca çevrilmesini sağlıyor.

İstatistikler etkileyici olsa da asıl şaşırtıcı kısmı malzemenin nasıl üretildiği konusu.

Araştırmacılar, toz halindeyken bir kalıba dökülüp ısıtıldığında gözenekli bir materyale dönüşen bir tür seramik olan tungsten karbür ile işe başladılar. Başlangıçta seramik işlenerek son halini alabilecek durumdaydı. Son şeklini alınca seramik bakır ve zirkonyum dolu bir küvete yerleştirildi. Eriyik haldeki karışım gözenekleri doldurdu ve zirkonyum, tungsten karbür ile reaksiyona girdi. Erimiş malzemedeki bakır, katı maddenin yüzeyinde ince bir film oluşturdu.

Solar termik santrallerde meydana gelen koşullara bakacak olursak; bakır, karbondioksit ile reaksiyona girerek bakıroksidi oluşturuyor ve karbonmonoksit açığa çıkıyor. Ancak araştırmacılar süperkritik karbondiokside az bir miktar karbonmonoksit eklenirse bu reaksiyonun bastırılabileceğini deneysel olarak kanıtladılar.

Ekonomik dinamikler

Materyal şu ​​anda kullanılan metallerden çok daha iyi olduğundan, bir ısı dönüştürücüsü oluşturmak için çok daha azını kullanmak mümkün. Bu -daha az hammaddeye ihtiyaç duyduğunuz için- çok daha ekonomik ve küçük boyutu, ısı dönüştürücüsünün güç yoğunluğunu ve verimliliğini artırıyor.

Yeni hedef, bu teknolojinin yoğunlaştırılmış güneş enerjisinin fotovoltaiklerin yapamayacağı şekilde doğrudan bir yer değiştirebileceği geleneksel fosil yakıt santralleriyle birlikte kullanılması olacaktır. Ama buradaki durum da karışık.

Bazı ülkeler emisyonları azaltma taahhütleri konusunda ciddi adımlar atmaya başladıkça, konsantre güneş enerjisinin rekabet gücünü artırmaya yardımcı olacak şekilde emisyon içermeyen enerji üretimini fiyatlandırma yolları bulunabilir.

Son olarak belirtmeliyiz ki hem doğal gaz hem de nükleer santraller ısı değiştiricilere bağlı çalışır ve bu malzemenin bunların verimliliğini artırmak için de kullanılması mümkün olabilir.

BEE’O Eco Excellence Awards’da Ödüllendirildi

Kadın girişimci Gıda Mühendisi Aslı Elif Tanuğur Samancı tarafından üretilen propolisin iki ürünü, Amerika Kaliforniya’ da düzenlenen Eco Excellence Awards yarışmasında iki ayrı kategoride birincilikle ödüllendirildi. Samancı, ” Anadolu propolisini 8 farklı ülkeye ihraç ederek yerli üretimi destekliyoruz” dedi. İTÜ ARI Teknokent’ te gerçekleştirdikleri Ar-Ge projesiyle propolisi insan tüketimine uygun hale getirdiklerini kaydeden Samancı, içerisindeki antioksidan maddelerin maksimum düzeyde elde edilmesini sağlayacak özütleme yöntemini geliştirdiklerini anlattı. ” Propolisi insan tüketimine uygun hale getirmek için mutlaka uzmanlar tarafından uygun koşullarda ekstraksiyon yani özütleme işi yapılmalıdır. Bizde geliştirdiğimiz inovatif özütleme yöntemi ile ulusal ve uluslararası ödüle layık görüldük. Eko Mükemmellik Ödülleri ile beraber son 5 yılda 21 farklı ödülün sahibi olduk” dedi.

AKEAD Müşterilerinin İş Yapış Süreçlerini Geliştiriyor

AKEAD, 2008 yılından itibaren yazılımlarını, 11 ülkede bayileşme çalışmalarını tamamlamış ve AB ülkelerinde başarılarını devam ettiriyor. AKEAD Yazılım Çözümleri, 5 dilli olarak çalışmaktadır. Bu diller Türkçe, Fransızca, Almanca, İngilizce, Hollandaca’ dır. Yazılım içerisinden kolaylıkla diller arasında geçiş yapılabiliyor. Sektörel olarak sunduğu çözümler başlıca; Ticari işletmeler, Market ve Süpermarket, Tekstil, Mobilya-Dekorasyon, Toptan Gıda, Toptan Meyve/Sebze, Organik Ürünler, Elektrik-Elektronik, FMCG, İmalat sektörleridir. AKEAD-BS Yazılım Seçenekleri; Small, Classic, Business, Business+ başlıkları altında toplanabiliyor. Sunduğu yazılım çözümleri ile müşterilerine paketler arası geçiş imkanı sağlayarak büyümelerine olanak sağlanmaktadır. İhtiyaçlar çerçevesinde sektörel opsiyonlar da sunuyor.

Fineksus Kara Parayı Engelliyor

2002 yılında kurulan ve merkezi İTÜ ARI Teknokent de bulunan Fineksus; tecrübeli ve sertifikalı danışmanları, finansal dünyada ödeme işlemlerinden kara paranın engellenmesine kadar uçtan uca çözümler sunan ve müşteri odaklı servis anlayışıyla bulunduğu sektörde fark yaratan bir kuruluştur. Yüzde yüz yerli sermaye ile yoluna devam eden Fineksus; 2013 yılı itibariyle SWIFT ile iş birliğini geliştirerek bölgede 8 yeni ülkeye faaliyetlerini genişletmiş ve bölgedeki müşterilerine daha yakın hizmet vermek amacıyla GCC Bölgesi’ndeki faaliyetlerini yeni açılan Dubai Ofisi’nden yönetmeye başlamıştır. 2014 yılında ise Fineksus, Türkiye ve MENA bölgesinin resmi “SWIFT Business Partner”ı ilan edilmiştir. Bugün, Türkiye’deki SWIFT trafiğinin yüzde 95’inden fazlasını oluşturan bankalar tarafından; güvenilir yapısı, SWIFT mesajlaşma altyapısındaki kritik ve operasyonel sorunlara anında müdahale eden yetenekli uzmanları, yüksek bilinirlikteki ürünleri ve Servis Büro gibi çözüm odaklı hizmetleri için iş ortağı olarak tercih ediliyor.

Verifone 60+ Ülkeyi Türkiye’den Yönetiyor

İTÜ ARI Teknokent firmalarında olan Verifone ödeme terminallerini bulut tabanlı platformlar ile internete bağlayarak, dijital dünyayla mağaza içi alışveriş deneyimlerini birleştiriyor ve tüketici ile işletme arasındaki bağı yeni nesil dijital bir platforma taşıyor. Müşterilerinin tüm zorlu süreçlerinde iş ortağı olarak yer alan ve çözümler üreten Verifone 150’den fazla ülkede en tanınmış perakende zincirleri, finans kurumları ve ödeme sağlayıcıları dahil birçok işletmeye hizmet veriyor.

29 Milyon Facebook Kullanıcısının Hesabı Çalındı

Facebook geçtiğimiz günlerde bilgisayar korsanlarının hedefi olmuş, çok sayıda kullanıcının hesabı çalınmıştı. Facebook yetkililerinden konuyla ilgili açıklama geldi ve çalınan hesaplar hakkında bilgi verildi.

Sosyal paylaşım sitesi Facebook, 29 milyon kullanıcı hesabının güvenlik açığı nedeniyle hacklendiğini doğruladı. Facebook tarafından yapılan açıklamada iki hafta önce gerçekleşen güvenlik ihlali sırasında bilgisayar korsanlarının 29 milyon hesabın verilerine eriştiği ve başlangıçta düşünülenden 50 milyon daha az kişinin etkilendiği belirtildi.

Konuyla ilgili üzüntülerini dile getiren Facebook Başkan Yardımcısı Guy Rosen, “Her zaman hesaplara ulaşmak ve veri hırsızlığı yapmak isteyen hackerlara karşı tetikte olmalıyız” dedi.

Açıklamada 15 milyon kullanıcının isimlerine, e-posta adreslerine veya telefon numaralarına erişildiği, etkilenen hesaplardan 14 milyonunda ise memleket, doğum tarihi, ziyaret edilen yerler ve geçmiş aramaları gibi bilgilere ulaşıldığı belirtildi.

Facebook’un açıklamasında toplam 30 milyon kullanıcının güvenlik anahtarının çalındığı, 1 milyon kullanıcının ise herhangi bir bilgisine ulaşılamadığı vurgulandı. Ayrıca hackerların daha önce bilgilerini ele geçirdikleri kullanıcıların arkadaşlarına ulaşarak, hackledikleri hesap sayısını artırdıkları da belirtildi.

Konuyla ilgili konuşan güvenlik analisti Avivah Litan, e-postalar ve telefon numaralarının finansal hırsızlık için kullanılabileceğini belirtti.  Ancak son aramalar gibi daha detaylı kişisel bilgileri çalmanın ardındaki nedenlerin ne olabileceğinin merak konusu olduğunu da ekledi.

Veri ihlali ve Cambridge Analytica ile ilgili gizlilik skandallarından sonra Facebook’un 2 milyar aktif kullanıcısının güvenini yeniden inşa etmeye çalıştığı belirtiliyor. Ancak şirketin ihlalle ilgili yaptığı son açıklama bir kez daha kişisel verileri sosyal bir ağda paylaşmanın risklerini ortaya koydu. Gizlilik ve güvenlik kaygılarının dışında Litan, tüketicilerin sosyal ağlarda kişisel bilgilerini paylaşma konusunda ihtiyatlı olmaları gerektiğini belirtiyor.

Mars’a Yolculuk İçin Uzun Bir Uykuya Hazırlanın

Bilim kurgu filmlerinin gerçek olmasına hiç bu kadar yaklaşmamıştık…NASA’dan aldığı destekle gezegenler arası seyahatin nasıl yapılacağını araştıran Atlanta merkezli SpaceWorks şirketi son araştırmasında  hibernasyon yöntemiyle önümüzdeki yıllarda Mars’a seyahatin başlamasını öngördüğünü açıkladı.

SpaceWorks şirketi, hibernasyon yöntemiyle insanları kış uykusuna yatırarak kızıl gezegen Mars’a yolculuk yapılabileceğini açıkladı. SpaceWorks Başkanı ve NASA eski mühendisi John Bradford, kış uykusu modülünün nasıl çalışacağını ve araştırma sonuçlarını anlattı.

14 gün süren hibernasyon teknolojisi sayesinde uyuyarak uzaya seyahat etmenin mümkün olduğunu ifade eden Bradford, aslında benzer bir sistemin şu an halihazırda sağlık sektöründe kullanıldığı da söyledi.

Vücut ısısı 32 dereceye düşürülüyor ve metabolizma yavaşlatılıyor

Kişinin vücut sıcaklığını kontrol eden bu sistem, 32 dereceye düşen vücut ısısında metabolizmayı olabildiğince yavaşlatıyor. Bu durum vücudun metabolik hızını yüzde 50 ile 70 arasında azaltan, daha az oksijen ve diğer kaynak tüketimi anlamına gelen torpor adı verilen bir uyku durumuna neden oluyor. Böylelikle kişi komadaymış hissi uyandırılıyor. Yani bilinç kayboluyor. Bu yöntemle 14 günlük yolculuğun yapılabileceği belirtiliyor.

14 günlük döngülerle gerçekleştirilen hibernasyon sonunda uyandırılan mürettebat ve yolcular birkaç gün uyanık kaldıktan ve vücut fonksiyonları eskiye döndükten sonra tekrardan 14 gün sürecek hibernasyona tabi tutularak gidilecek yere daha güvenli ve daha verimli yolculuk sağlanmış olacak.

Bradford, Elon Musk gibi Mars yerleşim meraklıları ile aynı fikirde olduğunu ve bunun sürdürülebilir bir Mars’ın güçlü şekilde inşa edilmesinin anahtarı olacağını da ifade ediyor. Bradford, “Her seferinde yüzlerce insan gönderebilecek gemilere ihtiyacımız olacak ve şu anda bunu destekleyen teknolojilerden hiçbir şeye veya teknolojiye sahip değiliz” diyor ve “Ama bu teknoloji bence bunu sağlıyor” diyerek sözlerine ekliyor.

Doktar Tarımsal Verileri Arazilerden Topluyor

Doktar, sahadaki Nesnelerin İnterneti temelli sensörler ve yüksek çözünürlüklü uydu görüntülerini kullanarak tarımsal veriler topluyor. Ayrıca Doktar, tarım sektöründe faaliyet gösteren kuruluşların çiftçiyle yakınlaşmasını sağlayan uygulamalar geliştiriyor. Bunun yanı sıra çiftçiler için tarımsal bilgi hattıyla çiftçilerin Zirai Mühendisliği servisinden faydalanmalarını sağlıyor. Doktar, yaptıkları Dijital uygulamalarını 2050′ ye kadar 9.1 milyar kişinin kullanacağının mümkün olduğunu belirtti.

Smarttechmarine Denizcilik Sektörünün Verimliliğini Arttırıyor

Temel odak noktasını denizcilik sektörü oluşturan Smarttechmarine, tüm denizcilik sektörü paydaşlarına, yeni yaklaşıma sahip teknoloji destekli ürünler, ürün geliştirme desteği, proje yönetim desteği, IT/sistem entegrasyonu, teknik ve ticari yönetim desteği, eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunuyor. Smarttechmarine, bu sektördeki işletmelerin verimliliğini ve başarısını artırmalarını sağlıyor.

Gizliliğe genel bakış

En iyi deneyimleri sunmak için, cihaz bilgilerini saklamak ve/veya bunlara erişmek amacıyla çerezler gibi teknolojiler kullanıyoruz. Bu teknolojilere izin vermek, bu sitedeki tarama davranışı veya benzersiz kimlikler gibi verileri işlememize izin verecektir. Onay vermemek veya onayı geri çekmek, belirli özellikleri ve işlevleri olumsuz etkileyebilir.