İlham Veren Türk Kadınları 8 dakikada okunabilir

Onlar kariyerlerinde pek çok ilke imza attılar. Sadece kendi başarıyla yetinmediler aynı zamanda tüm kadınların da ilham kaynağı oldular. Yaşadıkları dönem itibariyle birçok zorlukla karşı kaşıya kalsalar da tutkularından vazgeçmediler ve bildikleri yoldan şaşmadılar. Onlar bir taraftan isimlerini kendi dönemlerine bir daha silinmemecesine yazdırırken; bir yandan da geleceği şekillendirdiler. Bizler de İTÜ ARI Teknokent olarak bilim, teknoloji ve girişimcilik yolunda ileriye gitmek isteyen tüm kadınlara destek olmak için elimizden geleni yapıyoruz. 8 Mart Dünya Kadınlar Günümüz kutlu olsun!

 

Yasakları tiyatro aşkıyla delen kadın: Afife Jale

Türk tiyatrosunda sahne alan ilk Türk kadın oyuncu Afife Jale, 1902 yılında İstanbul’un Kadıköy semtinde dünyaya geldi. 1918’te Darülbedayi’ye talebe olarak kabul olunan Beyza, Refika, Behire ve Memduha adlı beş kızdan biriydi. Kendisi ve Refika hariç diğer kızlar ‘nasılsa sahneye çıkamayacakları’ gerekçesiyle tiyatroyu bırakmışlardı. Afife ile Refika ise yollarına devam etti. Aynı yıl Refika tiyatronun suflör, Afife de stajyer oyuncu kadrolarına alındı. Afife bir yıl süreyle bütün provalara devam etmesine rağmen bir türlü sahneye çıkamamıştı. 1920’nin 13 Nisan gecesi prömiyeri yapılacak olan, Hüseyin Suat’ın ‘Yamalar’ adlı oyununda, Emel rolü, Eliza Binemeciyan’ın tiyatrodan ayrılması sebebiyle ortada kaldı. Darülbedayi yöneticileri rolü Afife’ye oynatma kararı verdiler. Böylelikle Afife, 22 Nisan gecesi, Kadıköy’deki Apollon Sineması’nda Emel rolünü oynayarak sahneye çıkan ilk Türk kadını oldu. ‘Beni acıyarak değil, düşünerek severek, kucaklayarak hatırlayın. Tiyatro varsa ben varım!’ diyen Afife tiyatroya olan tutkusu nedeniyle, Müslüman kadınlara sahneye çıkma yasağını tanımayarak ağır bedeller ödese de bu sevdasından vazgeçmedi. Afife, 1923’de Atatürk’ün Müslüman kadınlara sahne yasağını kaldırması üzerine, tekrar oyunculuğa başladı ve turnelere çıktı. Zorlu sınavlardan geçen ve tiyatroya olan sevgisi için mücadele eden Afife, tutku ile bağlı olduğu sahnede birçok role hayat verdi.

 

Gökyüzüne sevdalı bir yürek: Bedriye Tahir Gökmen

Uçsuz bucaksız, mavi gökyüzünde süzülen bir uçak ve onu kullanan ilk kadın Türk pilotu Bedriye Tahir Gökmen… Uçmaya ve gökyüzüne olan sevdasını şöyle anlatmıştı o zamanlar: “Çocukluğumdan beri kuşların uçuşlarını, kanat çırpıntılarını, dönüşlerini büyük bir dikkatle seyreder ve bundan zevk alırdım. Tayyarecileri seyrederken tatlı bir heyecan duyar ve bu insanlar ne mesut, ben de böyle uçsam diye düşünürdüm.  Benim nazarımda tayyareciler insanlığın fevkinde büyük bir kudret sahibi kimselerdi, onlara karşı kalbimde büyük bir hayranlık ve hürmet hisleri dolu idi, benim içim onlar bambaşka birer varlıktı.” 1932’de Vecihi Uçuş Okulu’nda havacılık eğitimine başlayan ve bir yandan memurluk yaparken bir yandan uçuş eğitimlerini sürdüren Gökmen, 1933’te bröve aldı. Brövelerin onaylanması için gerekli olan sınavın teknik nedenlerle yapılamamasından dolayı ise pilotluğu onaylanamadı. Havacılık uğraşısı yüzünden çok tepki alan ve engellemelerle karşılaşan Gökmen’in bu sebeplerle aylığından ceza kesildi, sonunda ise işinden kovuldu. O ise tüm yaşadıklarına rağmen kalbinden bu tutkuyu hiçbir zaman atamadı.

 

Kadınların edebiyattaki ilk kalemi: Fatma Aliye

Türk edebiyatının ilk kadın roman yazarı olan Fatma Aliye, inandığı değerler uğruna ömrünü harcayan bir kadın aynı zamanda… Kendini geliştiren ve Fransızca’yı iyi bir şekilde öğrenen Aliye, evlenip dört çocuk sahibi olduktan sonra bile okumaya olan tutkusunu yitirmedi ve çeviriler yaparak edebiyat dünyasına adım attı. Başarılı çevirilerinin ardından roman yazmaya başlayan Aliye, 1892’de ‘Muhadarat’ adlı ilk romanını kendi adıyla yayımladı. Romanları edebiyat çevrelerinde o denli başarılı bulundu ki ‘Nisvan-ı İslâm’ ve ‘Udi’ adlı eserleri Fransızca’ya çevrildi. Romanlarında bireyleşmeye çabalayan, para kazanan, erkeğe ihtiyaç duymayan kadın kahramanları ele aldı. Kariyeri boyunca kadın sorunlarına ilişkin makaleler kaleme alan ve bu yazılarda kadın haklarını savunan Aliye, aynı zamanda ülkedeki ilk resmi kadın derneklerinden biri olan Nisvan-ı Osmaniye İmdat Cemiyeti’nin kurucusu oldu.

 

Yeşil sahalarda var olan ilk kadın: Lale Orta

Başarısıyla kendini kanıtlayan bir isim Lale Orta… Sahip olduğu kariyerde pek çok ilki başardı. ‘Dünyada ve Türkiye’de futbol organizasyonları üzerine analitik bir yaklaşım’ teziyle ilk kadın futbol doktoru olan Orta, Türkiye’nin ilk kadın futbol takımı olan Dostlukspor’da kaleci ve kaptan olarak futbol oynadı. Tüm bunların yanında Türkiye’nin profesyonel futbol liglerinde antrenörlük ve teknik direktörlük yapabilecek diplomayı alarak ilk kadın futbol antrenörü olarak görev yaptı. 1986-2005 arasında futbol hakemi olarak profesyonel ve amatör toplamda bin 500’ün üzerindeki maçta görev alan Orta, Türkiye Profesyonel Birinci, İkinci ve Üçüncü Ligi’nde maç yöneten ilk kadın hakem oldu. Orta, Profesyonel Birinci Lig seviyesinde Avrupa’da hakem olarak görev yapan ilk kadın olmayı da başardı. Orta’nın başarıları sadece ulusal alanda kalmadı ve 1995’de FIFA tarafından seçilen 27 ülkeden 54 kadın hakem arasına girerek ‘Dünyanın ilk FIFA kokartlı hakemleri’ arasında yer aldı. Türkiye’nin ilk FIFA kokartlı kadın hakemi olarak 11 yıl uluslararası hakemlik yaptı ve 150 uluslararası maç yönetti. 2003‘de ise UEFA tarafından Avrupa Kıtası’nın 17 en iyi hakemi arasına seçilerek ‘First Class’ listesine alındı.

 

Kız çocukların eğitimi için harcanan bir ömür: Refet Angın

Türkiye Cumhuriyeti tarihinin ilk kadın öğretmeni olan Refet Angın, henüz küçük bir çocukken öğretmen olmaya karar verdi. Okuma yazmayı annesinden öğrenen Angın’ın Mustafa Kemal Atatürk ile yolları birçok kez kesişti. Bu karşılaşmaların hikayesi ise şöyleydi: “Refet Angın, birinci karşılaşması olan ilkokul yıllarında Atatürk’ün ‘Büyüyünce ne olacaksın çocuk?’ sözüne, ‘Öğretmen’ diye cevap verir. İkinci karşılaşmalarında ise Öğretmen Okulu öğrencisidir ve Atatürk’e ‘Bakın sözümü tuttum Paşam. Öğretmen olacağım işte’ dediğinde, Atatürk onun Gelibolu’daki küçük kız olduğunu derhal hatırlar ve bunu belirterek, ne öğretmeni olmak istediğini sorar. ‘Matematik’ cevabını alınca ‘Hayır tarih öğretmeni olacaksın. Çünkü nesillere tarihlerini öğretmek en önemli vazifedir’ sözü üzerine Angın, tarih öğretmeni olmaya karar verir.” Özellikle kız okullarında eğitim veren, köy enstitülerinde görev yapan ve binlerce öğrencinin hayatına dokunan Refet Angın, öğretmek için yaşadı. Aynı zamanda kız meslek liselerinin kuruluşunda görev alarak yaşamı boyunca genç kızların hayata karışması ve eğitim alması için çabaladı.

 

İstikbalin göklerde olduğuna inanan bir kuşağın ilk temsilcisi: Sabiha Gökçen

Dünyanın ilk kadın savaş pilotu unvanına sahip Sabiha Gökçen aynı zamanda toplumun dayattığı kuralların dışında bir rota çizebilen sıra dışı bir isim….  1913’te Mustafa İzzet Bey ile Hayriye Hanım’ın altıncı çocuğu olarak Bursa’da dünyaya gelen ve anne babasının ölümünün ardından abisinin yanında kalan Gökçen’in yaşamı 1925’te tamamen değişti. O yıllarda Bursa’da olan Atatürk’e ulaşan ve okumak istediğini söyleyen Gökçen, Atatürk tarafından alınarak evlat edinildi. Gökçen’in başarılı geçen bir eğitim hayatının ve kısa süreli sağlık sorunlarının ardından yaşamı 1935’te ikinci kez yeniden değişti. O yıl Türkkuşu’nun açılış töreninde planör gösterilerini izlerken havacılığa sevdalandı ve Atatürk’ün de desteğiyle Türk Hava Kurumu’nun Türkkuşu Sivil Havacılık Okulu’na kaydoldu. Ankara’da yüksek planörcülük brövelerini alan, sonrasında Rusya’ya gönderilerek yüksek planörcülük eğitimini tamamladı. 1936’da Eskişehir Askeri Hava Okulu’na girdi. Buradaki görevlerini başarıyla yerine getirerek dünyanın ilk ‘Kadın Savaş Pilotu’ unvanını kazandı. 1937’de Türk Hava Kurumu’nun yetiştirdiği ilk kadın pilot olması nedeniyle kurumun ‘9 numaralı Murassa (iftihar) Madalyası’ ile ödüllendirildi. 1955’e kadar Türk Hava Kurumu Türkkuşu’na başöğretmen tayin edildi. 1991’de Uluslararası Havacılık Federasyonu Altın Madalyası’nı alan Gökçen, 1996’da ise Amerika’da düzenlenen Kartallar Toplantısı’nda dünya havacılık tarihine adını yazdıran 20 havacıdan biri seçilerek bu ödüle layık görülen ilk kadın havacı oldu.

 

Kaynakça:

https://www.afife.org

http://www.tayyareci.com

https://islamansiklopedisi.org.tr

http://www.futbolekonomi.com

https://tr.wikipedia.org

https://www.sgairport.com

https://tr.wikipedia.org/wiki/Afife_Jale

https://www.turktoyu.com/ilk-kadin-pilotumuz-bedriye-tahir-gokmen

https://islamansiklopedisi.org.tr/fatma-aliye-hanim

Benzer İçerikler

Yorum Gönder

Email adresiniz yayınlanmayacak. İşaretleri alanları doldurmak zorunludur.

fourteen − four =

Paylaşım