Yazar -Merve Bahar

2018 yılında inovasyon dünyasını neler bekliyor?

Akıllı asistanlardan, görsel tanıma teknolojileri ve artırılmış gerçekliğe kadar insan merkezli tasarım ve iş modellerinin kendilerini ağırlıklı olarak hissettirdiği 2017 yılının ardından 2018’te bizleri inovasyon alanında nelerin beklediğine dair ipuçları ortaya çıkmaya başladı.

The Innovation Group’un yayınladığı “The Future 100: Trends and Change to Watch in 2018” raporu ve global tasarım ve inovasyon ajansı Fjord’un sektöre yön veren geleneksel raporu “Fjord Trends 2018” yayınlandı.
“The Future 100: Trends and Change to Watch in 2018” raporunda 2017 yılında etkilerini fazlasıyla hissettiğimiz ve bu yılda hissetmeye devam edeceğimiz değişim ve trendlere yer verildi.

İşte o değişim ve trendler:
5G
İlk olarak 2009 yılında hayatımıza giren 4G’nin devamı niteliğinde olan 5G için hazırlıklar tam gaz devam ediyor. 5G’nin teknik standartları henüz düzenlenmedi, ancak saniyede 10 gigabit veri aktarmayla 4G’den 100 kat daha hızlı olması bekleniyor. Apple, Nokia, Samsung, Verizon ve Ericsson gibi teknoloji devleri 5G araştırmalarını sürdürüyor. Türkiye’de ise 5G teknolojisinin 2020 yılında kullanılması bekleniyor.

Üretim 2.0
Üretimde otomatikleşmenin ilk adımları 2017 yılında Adidas ve Nike ile başlamıştı. Süper kişiselleştirilmiş üretimle alışveriş yapma biçimlerimiz de değişmeye başlayacak.

İnternet Erişimi Olan Yeni Milyarlarca İnsan
Akıllı telefon fiyatlarındaki düşüş daha fazla tüketicinin internet erişimine ulaşmasına yardımcı oluyor. Aynın zamanda teknoloji şirketleri de ücretsiz internet hizmeti sağlayabilmek için çeşitli çalışmalar yürütüyor.

Artırılmış Gerçeklik (AR) Teknolojisi
Raporda öncelikle Artırılmış Gerçeklik (AR) teknolojisine yer veriliyor. Küresel şirketlerin büyük bütçe harcamaları ile pazarlama kampanyalarına entegre ettiği Artırılmış Gerçeklik (AR)’ın günümüzde oyunun dışında gerçek tüketici avantajları sağlamak için hazırlanmış önemli bir özellik haline geldiğine dikkat çekiliyor. Bugün akıllı cep telefonu kullanıcılarının kolaylıkla ulaştığı AR, 2018 yılında da gündemde olmaya devam edecek.

Görsel Tanıma Teknolojileri
Görsel tanıma ve akıllı kameralara yönelik teknolojiler raporda ‘Gözlerin İnterneti’ olarak belirtiliyor. Görsel teknoloji girişim fonu LDV Capital’e göre önümüzdeki yıllarda pazar en az yüzde 220 büyümesi bekleniyor. 2017 yılında Apple Iphone X ile telefon kilidini açma özelliğini yüz tanıma sistemine entegre etti, Pinterest, yeni bir lens özelliği olan ‘Shazam for objects”i kullanıma açtı, Amazon dahili bir kameraya sahip ilk akıllı hoparlör olan Echo Look’u duyurdu. Öyle görünüyor ki perakende sektöründe dijital dönüşümü akıllı görüntü tanıma teknolojileri ile entegre etmek bu yıl da sürecek.

Teknolojide Kadın Devrimi
Raporda, büyük teknoloji şirketlerinin yıllar boyunca kadınları büyük bir tüketici teknolojisi pazarı olarak görmezden geldikleri bilgisine yer verilirken, artık durumun değiştiğine dikkat çekiliyor. Büyük bir pazar olan kadınların, tüketici harcamasında 20 trilyon doları kontrol eden bir fırsatı temsil ettiğine vurgu yapılıyor.

Akıllı Asistanlar
Raporda ‘Kulakların İnterneti’ olarak yer alan akıllı asistanlar, 2017 yılında oldukça gündemdeydi. 2018 yılında da akıllı asistanların hayatımızı kolaylaştırmaya devam edeceği öngörülüyor.

Destekleyici Teknolojiler
Teknoloji ile engellilerin dünyada bağımsız olarak dolaşmalarına yardımcı olmak için yaratıcı birçok yenilik hayata taşınıyor.

“Fjord Trends 2018” raporunda ise 2018’de hayatlarımızı ve iş dünyasını şekillendireceği düşünülen yedi trende dikkat çekiliyor.

Algoritma: Rapora göre ‘Benzer ürünler’, ‘senin gibiler’, ‘önerilen takipçi listeleri’ derken kullanıcılar bilinçli seçim yapma haklarını, hem de severek ve isteyerek, büyük veriyle beslenen algoritmalara devrediyor.

Gerginlik: Raporda ‘2018’de değişime seyirci kalmakla mı yetineceğiz, yoksa kolları sıvayıp yaşamak istediğimiz dünyayı tasarlamak için harekete mi geçeceğiz’ sorusuna yer verilerek cevaplanması gereken temel sorunun bu olacağına dikkat çekiliyor.

Fiziksel Deneyimler: Rapora göre; son yıllardaki dijital-fiziksel rekabeti yerini yeni bir ortaklığa bırakıyor. Bu değişimde dijitalin rolü ise yavaş yavaş sahne önünden sahne arkasına kayıyor. İşletmelere dijital ve fizikseli ayrı ayrı ele almak yerine, odaklarınızı dijitalin gücüyle harmanlanmış bütünsel deneyimler tasarlamaya yöneltin deniliyor.

Bilgisayarın Gözleri: Raporda şirketlere mevcut ürün ve hizmetlerini ‘bilgisayarlar tarafından anlamlandırabilen görsel veri’ çerçevesinde tekrardan ele almaları gerektiği belirtiliyor.

Yapay Zeka: Raporda Yapay Zeka iş modellerine ve günlük iş hayatına entegre edilirken, çalışanlar işletmenin sadece kültürel dönüşümünde değil, YZ’nin kurgulanması ve tasarımında da aktif katılımcı olarak yer almalı deniliyor.

Değerler Ekonomisi: Raporda şirketlere içe dönüp kendi kişiliklerini, değerlerini ve varoluş sebeplerini gözden geçirmeleri; müşterilerinin ve çalışanlarının beklenti ve ortak değerlerini anlamalı mesajı veriliyor.

Tasarım: Şirketler tasarımın üç temel taşıyıcı direğine yeniden odaklanmalı deniliyor. Tasarım odaklı düşüncenin tasarım disiplininin sadece bir parçası olduğu ve tasarımcılar arasında ‘düşünenler’ ve ‘uygulayanlar’ olduğu unutulmaması gerektiği vurgulanıyor.

Basılı ve dijital yayıncılığa ait üretim, satış, telif ve bütçe süreçlerini yöneten Minyay, Türkiye’nin ilk ve tek yayınevi kaynak yönetim yazılımıdır.

“Kolay entegrasyon ve etkili raporlar ile Yayınevi 2.0”

Minyay, eser hareketlerini akıllı bildirimlerle yayınevi içerisine duyurur. Akıllı bildirimlerle eser hareketlerini anında haber verir.

Basın gönderileriniz için güncel basın email veritabanlarına erişim sağlar.

Fuar operasyonlarınızı kolaylaştırır, hızlandırır. Daha çok okura ulaşmanızı sağlar.

Hangi eserin ne zaman tekrar baskı görmesi gerektiğini hesaplayan patentli algoritma sunar.

Tüm cihazlar ve işletim sistemleri ile uyumlu olması kullanıcı kolaylığı sağlar.

Yazılım sektörünün öncülerinden Mikro Yazılım’ın, 30 yıllık deneyimi ile tüm Türkiye’de 300 iş ortağı ve farklı sektörlerden 100.000’in üzerinde mutlu müşterisi bulunmaktadır.

Türkiye’nin ilk ve öncü kurumsal-ticari iş yazılımları üreticilerinden biri olarak 1988 yılında kurulmuş olan Mikro Yazılım, şirketlerin, işlerini en üst düzeyde yönetecek ve verimli büyümelerini sağlayacak nitelikte yazılımlar geliştirir. Geliştirilen kapsamlı ve fonksiyonel bu yazılımlar, şirket varlıklarının en iyi şekilde yönetilmesine yardımcı olmayı hedefler. Mikro Yazılım’da üretilen yazılımlar bugüne kadar; otomotivden dağıtıma, inşaattan üretim ve perakendeye kadar her sektördeki iş yapış biçimlerini önemli ölçüde değiştirmiştir. Yaklaşık 30 yılda elde ettiği tecrübe sayesinde bugün Mikro Yazılım, geniş bayi ağını da kapsayan toplam 300’den fazla iş ortağına sahip büyük bir ekosistemdir. Türkiye’nin her noktasında, müşterilerine kesintisiz destek veren Mikro Yazılım, ürün ve hizmetlerini Türkiye’de ve Türkiye sınırlarının ötesinde toplam 100 bine yakın işletmeyle buluşturmayı başarmıştır. Üstelik Mikro Yazılım Yazılım’ın bilgi birikimi, mühendislik çözümleri ve dinamik yapısı, müşteri odaklı yaklaşımı ile birleşerek, müşteri memnuniyetini %96 gibi önemli bir orana ulaştırmıştır.

 

30’dan Fazla Sektöre, 50 Farklı Çözüm

Her ölçekteki işletme için kurumsal ve ticari yazılımlar sağlayan Mikro Yazılım, büyük ve orta ölçekli işletmeler için Kurumsal Kaynak Planlaması (ERP) çözümlerinin yanı sıra; perakende, küçük ve orta ölçekteki işletmeler için, onların ticari yönetimlerini ve muhasebesel ihtiyaçlarını karşılayan kurumsal yazılımlar geliştirir. Mikro Yazılım, gelişme süreci içinde; yüksek nitelikli yönetim bilgi sistemleri, perakende satış yönetim sistemleri ve e-devlet uygulamaları (e-fatura, e-defter, e-arşiv) alanlarında ürettiği markalar ile sektörün öncü yazılım şirketleri arasında yer almıştır.

 

Mikro Yazılım Çözümleri 3 Ana Grup Altında Birleşir

1. Küçük işletmeler için kolay ticari yazılımlar,
2. KOBİ’lere özel ERP, finansal yönetim ve perakende çözümleri
3. Büyük kurumlara özel ERP, üretim takip, finansal yönetim ve perakende çözümleri

Mavi İz, geliştirdiği patentli sistemi sayesinde yosun biyokütlesi ile enerji üretiyor.

İTÜ ARI TEKNOKENT alanında kurulmuş bir Ar-Ge şirketidir. İstanbul Teknik Üniversitesi bünyesinde yer alan farklı uzmanlık alanlarındaki birimlere erişimi sayesinde çalışmalarını geniş bir yelpazede yaparak yüksek kalite ve güvenirlikte hizmet sunmaktadır.

Şirket bünyesinde; su yönetimi üzerine yapılan çalışmaların yanında, her türlü çevre sorununa yönelik çözümler üretecek sistemlerin tasarım ve üretim çalışmaları da yapılmaktadır. Ayrıca organik atıkları, rafineri anlayışı ile işleyerek değerli ürünlere dönüştüren teknoloji, süreç ve sistemler üretilmektedir.

İVMEKA tarafından geliştirilen, makine imalatındaki sac metal bileşenlerin üretilme sürecinde insan gücü yerine yazılım teknolojisini kullanan SOLIDGUN sistemi ile sac metaller için imalat hazırlığı kolaylaşıyor.

Sac metallerin açınımlarını otomatik olarak hazırlayan SOLIDGUN; ister montaj içinde ister çoklu gövde olsun tüm hesapları yapar ve imalat öncesi tüm hazırlığı sizin adınıza tamamlar.

HIZLI

Montajların içindeki her bir sac metali isterse çoklu gövde olsun dakikalar içinde bulur, gövdeleri tek tek ayrıştırır imalata uygunluğunu kontrol eder. Binlerce sacın açınımını alıp, malzeme ve kalınlığa göre sınıflayıp istenen formatta kaydeder. Tüm sacların bir arada bulunduğu toplu DXF/DWG gibi ek çıktı özellikleri ile sizi saatler süren işlemlerden kurtarır.

KESİN

Sacların açınımı ile ilgili tüm detay hesapları halleden SOLIDGUN, otomatik ölçülendirmeden boşaltma sayısına, işlenmeden önceki ve sonraki fiziksel tüm değerlere kadar olan hesaplama işlemlerini yüksek hassasiyetle yapar. Sipariş ve imalat öncesi size maliyet ve süre ile ilgili net sonuçlar verir.

KOLAY

Sadece 3 adımda çalıştırabileceğiniz kullanıcı dostu bir yazılım olan SOLIDGUN, birden fazla dosya ekleme ve konfigürasyon seçebilme özellikleri ile rahat bir kullanım sağlar. Son yaptığınız ayarları hafızasında tutarak, bir sonraki çalıştırmada sadece dosya ekleyerek istediğiniz sonuca ulaşmanızı sağlar.

Greenway, “Kule Tipi Yoğunlaştırılmış Güneş Enerjisi Sistemi” ile dünyada bu teknolojiyi kendi geliştiren üç firma arasında yer alıyor.

7 yıllık bir Ar-Ge sonunda Türkiye’nin ilk “Kule Tipi Yoğunlaştırılmış Güneş Enerjisi Santrali”ni, TÜBİTAK ve Teknoloji Geliştirme Vakfı desteğiyle 2013 yılında Mersin’e kuran Greenway, bu alanda Avrupa Birliği ile teknoloji ortaklığı konusunda önemli ilerleme sağlarken, diğer yandan Organize Sanayi Bölgeleri’ni, enerji üretiminde doğalgaz bağımlılığından kurtarmayı planlıyor. Greenway, Türkiye’deki OSB’lere, mevcut tesislerine entegre olarak, “gündüz güneş, gece doğalgaz kaynaklı hibrid sistem” öneriyor…

İTÜ ARI Teknokent çatısı altında, Türkiye’nin ilk Enerji Temalı Teknokent Binası’nda faaliyet gösteren Greenway, yeni altarnatif enerji çözümü “Kule Tipi Yoğunlaştırılmış Geneş Enerjisi Santrali” ile organize sanayi bölgelerini, doğalgaz bağımlılığından kurtarmayı vaat ediyor.
Güneş enerjisinden buhar ve elektrik üretimi gerçekleştiren santral tasarımı ve kurulumu gerçekleştiren Geeenway’in kurucu ortağı Serdar Erturan, Konsantre Güneş Enerjisi – Concentrated Solar Power (CSP) teknolojisini daha da geliştirip yaygınlaştırmanın, Avrupa Birliği’nin enerji konusundaki 2020 hedefleri arasında yer aldığını belirtiyor. “Greenway olarak bu alanda, AB’nin teknolojiyi geliştirerek verimliliği artırmak ve fiyatları rasyonel hale getirme konusundaki 2020 yılı hedeflerine biz zaten 2012 yılında ulaşmış, hatta geride bırakmıştık” diyen Erturan, AB Enerji Bakanlığı temsilcileri ile yaptıkları görüşmelerde, kendilerinin AB’nin sahip olduğu, enerjinin üretilmesinden sonraki depolama teknolojileri, onların da kendilerine ait kule teknolojileri konusunda karşılıklı taleplerde bulunulduğunu ifade ediyor.

AB ile 2015 başında projenin hayata geçmeye başladığını anlatan Serdar Erturan, “Mersin’e geliyorlar, bizim sahamıza. Şu anda 5 megavatlık (MW) tesisimiz var orada. İlk kuruluma başlayacağız thermal store için. Bunun depolama kısmına başlayacağız ondan sonra. 4 yıllık bir plan yaptık 2. yılı inşaatı bitirme, 3 ve 4. yılı test prosedürleri olacak. Oran hazır, her şey yapıldı, finansı ayarlandı düğmeye basacağız” şeklinde konuşuyor.

Türkiye’de 2009 yılında yüzde 90 yerli ortaklıkla kurulan ve Türkiye’nin ilk Enerji Temalı Teknokent Binası’na dönüştürülen İTÜ ARI Teknokent bünyesindeki ARI6 binasında 2014 yılından itibaren faaliyet gösteren Greenway, güneş enerjisi sistemlerinin gelecek 20 yılda etkileyici rakamlara ulaşmasını öngörüyor. Avrupa Birliği Enerji Bakanlığı da, güneş enerjisini bir odak noktasında yoğunlaştırarak elektrik üretimine olanak sağlayan Konsantre Güneş Enerjisi – Concentrated Solar Power (CSP) teknolojisini; Avustralya ve Afrika ile birlikte, güneş enerjisi açısından en ideal coğrafyalardan biri olan Akdeniz’de destekliyor. Bu amaçla İspanya’da kurulan CSP santralleri, Avrupa Birliği Komisyonu’nun mali desteği ile hayata geçiriliyor.

Buharın depolanması için AB’den teknoloji desteği

Serdar Erturan, AB Enerji Bakanlığı temsilcileri ile gerçekleştirilen görüşmelerde, Greenway olarak, kendi kule teknolojileri karşılığında onlardan talep ettikleri depolama teknolojilerinin elektriğin depolanması ile ilgili değil, sonradan elektriğe dönüştürülmek üzere ısının depolanmasıyla ilgili olduğunu vurguluyor. “Yani bizim işimiz buhar, buhar üreticisiyiz. 550 santigrat 150 bar’lık bir buhar üretim kapasitemiz var. Bu maksimum; bunun altına inen bir chart var. Burada buharı elektrik üretmek için kullanabiliyoruz. Su distile etmek için kullanıyoruz, cogeneration için kullanabiliyoruz, existing power plant’ler, temiz enerji planları dediğimiz doğal gaz çevrim santralleri havuz santralleri, full santralleri hibride dönüştürecek işler yapabiliyoruz” şeklinde konuşan Erturan, organize sanayi bölgelerinde, buhar üretmek için hala doğalgazın yüksek maliyetlerine katlanıldığını anlatırken de, “Türkiye’de bütün OSB’lerde buhar kullanılıyor ve bunlar doğal gaz ile üretiliyor, büyük maliyetleri var. Doğal gazın metre küpü belki 1.5 lira oldu. Pahalı bir şey, 8 bin kilo enerjisi var. Bunun için büyük para ödüyorlar” vurgusunu yapıyor.

Doğalgazın kendisi gibi teknolojisinin de yurt dışından geldiğine dikkat çeken Serdar Erturan, “Teknisyeni bile dışarıdan geliyor, kurmak için. Türkiye 65 milyar dolarını doğal gaza, kömüre ve petrole veriyor ve sadece o değil en kötü kömür santralini bile yurt dışından gelen mühendisler, teknisyenler kuruyor. Hidroelektrik santralinin bile büyük bir kısmını yabancı parayla kuruyorsunuz. Yani biz bunu yüzde 85 yerli sanayi ile yapabiliyoruz, tribün dışında her şeyi Türkiye’de Türk mühendisleriyle yapıyoruz. İşte biz bunu yerli yapabiliriz. OSB’lere böyle 50’şer ton saatte buhar üreten yerli tesisler kuralım. Güneşten enerji sağladığımız için hem temiz çevreye katkımız olsun, hem Türkiye para tasarruf etsin. Sonuçta benim tesisim durduğu zaman gece, gene buhar yapacak kazan duruyor. Ben ekstra bir şey getirmiyorum. Güneş varken güneşten, güneş yoksa, doğalgaz için tesis zaten yatırım yapıp kurulmuş. Yani mevcut tesislerine entegre bir teknolojiden söz ediyoruz. Yapılacak yatırım, 4 sene sonra geri geliyor. Sonrasında doğal gaz için verdiğiniz paranın tamamı cebinizde kalıyor, bütün fizibilite bu Biz ekstra bir şey yapmayacağız oraya ekleyeceğiz. Yani doğal gaz bağımlılığından biraz kurtarıp onlara bu işi nasıl yaparız, nasıl tanıtırız, bir tane yapsak zaten gerisi gelir. Ama o işte bir taneyi nerede yapalım, nasıl yapalım onu planlamaya çalışıyoruz” diyor.

OSB’lere buhar satışı da yapılabilir…

OSB’leri yatırım maliyetinden kurtaracak bir alternatif de sunulabileceğini belirten Greenway kurucu ortağı Serdar Erturan, olasılıkları “Hatta finansını biz mi yapalım onu konuşuyorduk. Bu değişik yollarla olabiliyor biz buhar satabiliriz onlara, yatırım için hiç bize para vermezler. Yüzde 10 indirim yaparız doğal gaz fiyatından, böylece biz tesisten buhar satarız onlara” şeklinde anlatıyor.

Greenway’in bir diğer güncel ve önemli projesi ise, doğal gaz çevirim santrallerine biz buhar takviyesi yapıp % 2’ye varan bir enerji tasarrufu sağlama. “Yüzde 2’lik bir enerji tasarrufu demek, bir çevrim santralinin hayat öpücüğü demek. Çünkü kazanılan para zaten o oranda, biz ona ekstra bir yüzde 2 kazandırabilirsek, kazancını ikiye katlamış olacağız”
Greenway, enerji teknolojisi ve çevre ile birlikte, enerji ekonomisini ön plana çıkaran katma değeri yüksek projelere yöneliyor. İlk hedefi karlılık olan özel sektörün, sanayi üretiminde, bu fırsatları görmezden gelebilmesi oldukça zor görünüyor…

Ingenico, yeni nesil Yazarkasa POS’lar ile ister seyyar, ister masaüstü kullanım avantajı sunuyor!

Uçtan uca ödeme konusunda dünya lideri olan Ingenico Group, 2007 yılında, 1998 yılından beri Türkiye distribütörlüğünü yürüten firmayı satın alarak, Türkiye pazarına doğrudan giriş yaptı. Ingenico kanıtlanmış teknolojisi, sektöre yön veren standartları ve ergonomisi ile kullanıcıları tarafından maksimum güvenilirlik sağlayan, çok yönlü ve kullanımı kolay ürünler sunan bir marka olarak biliniyor. Ingenico Group, EFTPOS, YazarkasaPOS ve ödeme çözümlerinden oluşan geniş ürün/çözüm yelpazesini tüm dünyadaki iş ortakları aracılığı ile son kullanıcıların beğenisine sunarken, dikey pazarlarda ise özel projelerde yer alıyor. Ingenico Türkiye, EFTPOS alanındaki tecrübesinin yanı sıra 2015 yılında Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan yazarkasa lisansı da alarak “Lisanslı Yazarkasa Firması” olmuştur. Ingenico Türkiye, Ingenico terminallerinin bakım-onarım hizmetini de vermektedir. Firma bankacılık ve ödeme sistemleri sektörüne ayrıca;

  • Ödeme terminalleri (EFT -POS)
  • YazarkasaPOS ve çözümleri
  • Ortak POS Uygulamaları
  • Terminal Yönetim Sistemleri
  • Temassız Ödeme Çözümleri

gibi geniş fakat uzmanlık gerektiren bir yelpazede ürünler sunmakta ve çözümler geliştirmektedir. Kartlı ödeme sistemleri alanında sunduğu teknolojik çözümler, sektörün nabzını elinde tutan Ar-Ge çalışmaları ve teknolojik deneyimiyle ülkemiz bankacılık sektörüne önemli katkılar ve geleceği günümüze taşıyan bir vizyon sunmaktadır. Ingenico Türkiye geniş ve tecrübeli yazılım ekibi sayesinde Ortak POS konusunda liderdir.

Cosa, ‘Akıllı Enerji Monitörü’ ile elde ettiği büyük veriyi hanelerde enerji tasarrufuna çevirecek.

Cosa’nın Türkiye’de geliştirip ürettiği yeni ürünü “Cosa Akıllı Enerji Monitörü”, hanelerde elektrik tüketen bütün aletlerden gelen veriyi raporlayıp, tüketimin monitör edilebilmesini sağlayacak.

Akıllı enerji teknolojileri alanında uzman Cosa, yeni ürünü Akıllı Enerji Monitörü’nü çok yakında piyasaya süreceklerini duyurdu. Evlerdeki sigorta kutularına kolayca takılarak çalışan bu yeni ürün ile enerji dağıtım şirketleri ve son kullanıcılar, evlerde bulunan buzdolabından saç kurutma makinesine kadar  tüm elektrikle çalışan aletlerin tükettiği enerji miktarları, tüketim zamanı ve süreleri, enerji kalitesi ve varsa tasarruf sağlanabilecek fazla tüketimleri hakkında detaylı bilgi sahibi olabilecek.  “Cosa Akıllı Enerji Monitörü, aylık fatura tahmini, elektrikli ev aletlerinin açık ya da kapalı olduğunu bildirme, kaçak akım uyarısı gibi özellikleri ile de son kullanıcının hayatına değer katacak.” Kullanım alışkanlıklarını online takip ederek elde ettiği veriyi anlamlandıran ve  böylelikle dağıtım şirketlerinin her haneye özel tarifeler geliştirilebilmesini sağlayacak olan akıllı cihaz, son kullanıcıları da elektrik enerjisi tüketimi konusunda bilinçlendirerek elektrik enerjisinde tasarruf yapabilmesini sağlayacak.

Evlerimizdeki  elektrik enerjisi tüketimini  ne için, ne kadar ve ne zaman harcadığımızı bilirsek, o zaman enerjiyi yönetebilir duruma gelebiliriz.

“Hanelerde akıllı enerji yönetimini üstleniyoruz” diyen Cosa Kurucu Ortağı ve aynı zamanda İTÜ Enerji Enstitüsü, Enerji Planlaması ve Yönetimi Anabilim Dalı öğretim üyelerinden Dr. Emre Erkin: “Enerji kaynaklarımızı doğru tüketmek, hane içerisinde tasarruf ve konforu bir arada sunan teknolojiler geliştirerek ülke ekonomisine katkı sağlamak en büyük hedeflerimizden biri. Bu hedefimiz doğrultusunda Ar-Ge çalışmalarımızı büyük bir hızla sürdürüyoruz. Yeni geliştirdiğimiz Akıllı Enerji Monitörü ile de hanelerdeki elektrik enerjisi tüketimini analiz edip, gereksiz enerji tüketimini tespit ederek kullanıcıları doğru yönlendirerek tasarruf edebilmelerini ve böylelikle konforlu ve tasarruflu bir yaşam sürdürebilmeyi sağlayacağız. Bu teknoloji ile elektrik dağıtım şirketleri saatlik, günlük, haftalık, aylık enerji tüketimleri raporlar halinde alabilecekler ve müşterilerine daha katma değerli, kişiselleştirilmiş ve de uygun tarifeler sunabilecekler. Biz de böylelikle doğaya ve çevreye kazandırdıklarımızı da ölçebileceğiz. Çünkü enerji tasarrufu sağlamak için öncelikle enerjiyi nerede ve ne kadar tükettiğimizi bilmemiz gerekiyor. Unutmayalım ki ölçmeden bilemeyiz, bilmeden yönetemeyiz, yönetmeden de tasarruf edemeyiz.” dedi.