Yazar -Hilal Dereli

İşte 2018 Yılında Veda Ettiğimiz Teknolojiler

2018 yılının son günlerini yaşadığımız şu günlerde sizler için bu yıl tarih olan teknolojileri derlemek istedik. İşte 2018’de etki yaratamayan ve 2019’un potansiyel kaybedenleri…

Hazırladığımız listenin başında PlayStation Vita yer alıyor.  Ürün 2011’de piyasaya sürüldüğünden beri taşınabilir oyun konsolları çok değişti, bu sebeple Sony’nin nihayetinde 2019’da Japonya’da üretime son vereceğini ilan etmesi şaşırtıcı olmadı. Şaşırtıcı olan kısım ise markanın başka bir taşınabilir oyun planı yapmamasıydı. Ancak şirketin mobil cihazlara sadece PlayStation Now üzerinden oyunlar aktarabilme özelliği ekleyebilmesi de mümkün.

Apple AirPort’u kapattığını kabul etti

Herkes tarafından beklenen olay nihayet gerçekleşti ve Apple Airport’u kapattığını kabul etti. Airport 2011’den beri yeni bir ürünle desteklenmezken ürün kullanıldığında bir işe yaramıyor tüm airport ürünleri için işlevsiz hale geliyordu. Şimdi Apple’ın vintage listesine giren bu ürün için bir ayrılık hediyesi olarak Apple tarafından hoparlöre dönüşmesini sağlayan ürün güncellemesi yapıldı.

Cambridge Analytica kamu denetimi altında

Adını Facebook skandalıyla duyuran Cambridge Analytica (CA) yolun sonuna geldi. 87 milyon Facebook kullanıcısına ait verileri uygunsuz şekilde toplamak ve politik seçimlerin sonuçlarını etkilemek için kullanmakla suçlanan ve çok hızlı bir düşüş yaşayan CA, 2018 Mayıs ayında iflas ettiğini açıkladı.

Tartışmalı şirket kapansa bile Facebook verilerini nasıl kullandıklarına dair soruşturmalar devam ediyor. Facebook, 87 milyon kullanıcısına ait verilerin platformunda yayınlanan bir kişilik testiyle toplandığını ve daha sonrasında Cambridge Analytica’ya verildiğini saptadıklarını açıklamıştı. Donald Trump’ın seçim kampanyasında çalışan şirket, bu verilerle hem 2016 ABD Başkanlık Seçimleri hem de Brexit Referandumu sonuçlarına etki etmekle suçlanıyor.

 

Big Bang Start-Up Challenge 2018’den Girişimcilere 21 Milyon TL Destek

Toprakta filizlenen her bitki bir can suyuna ihtiyaç duyar. Big Bang Start-up Challenge 2018’de gerçekleşen de tam olarak buydu; gelişmiş ve gelişmekte olan birçok girişim toplamda 21 milyon TL yatırım ve ödül alarak “can sularına” kavuşmuş oldu.

Big Bang Start-up Challenge 2018 her yıl olduğu gibi bu yıl da görkemli bir törenle girişimcilere ödül ve yatırım dağıttı. Sahneye çıkan 20 finalist arasından en çok desteği alan üç girişim Reminis APP, WatchX-Kodlanabilir Akıllı Saat ve FilameX oldu.

İTÜ Çekirdek Erken Aşama Kuluçka Merkezi’nin her yıl yeni girişimlerin en iyilerini ödül ve yatırımlarla buluşturduğu ‘Big Bang Start-up Challenge’ yarışması üç bini aşkın katılımcıyla gerçekleşti. 29 Kasım 2018 Perşembe günü Uniq İstanbul’da düzenlenen final etkinliğinde, binlerce girişim arasından sıyrılarak sahneye çıkmaya hak kazanan 20 teknoloji girişimi; Akıllı Magnet, AkıllıBES, BenzinLitre, Hextech Green, Drivee, Kodeco, FilameX, Hippist, Hyggefood Company, Intenseye, Iltema, Kobaküs, Laska Enerji, Micro-S Biyoteknoloji, Otomazone, PetSurfer, Reminis App, Vagustim, watchX-Kodlanabilir Akıllı Saat, Wollox oldu. Final sahnesinde 21 milyon TL’yi aşan kaynağa ulaşmak için girişimlerini anlatan gruplar arasında aldıkları ödül miktarıyla ilk üçte yer almaya hak kazanan girişimler, 771.000 TL ile Reminis APP, 437.000 TL ile WatchX-Akıllı Kodlanabilir Saat ve 415.000 TL ile FilameX oldu.

Fuaye alanında yer alarak yatırım ve ödüllerini alan girişimcilere ek olarak, ayrıca geçtiğimiz yıllarda Big Bang sahnesinde çıkmış olan bazı girişimler de Big Bang 2018 sahnesinde ikinci tur yatırımlarını aldılar.

Ev sahibi İTÜ ARI Teknokent, beş girişime İTÜ Çekirdek kapalı ofis ödülü, altı girişime ise Innogate ödülü verirken, diğer girişimlere ise İTÜ MAGNET ve açık ofis ödülleri verdiğini duyurdu. Etkinlikte ayrıca İstanbul Sanayi Odası, Elginkan Vakfı, Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği, Enerjisa Enerji, Allianz, Anadolu Efes, Anadolu Sigorta, ING Bank, TEB, Softtech, Arıkovanı, Koç Finans, 3M Türkiye, Innova ve Vodafone’un da aralarında olduğu 40’ı aşkın destekçi, 10 yatırımcı şirket ve yatırımcı ağı ile 2 bireysel yatırımcı da geleceğe odaklanan girişimcilere yatırım ve hibe desteğinde bulundu.

İş dünyası, girişimciler ve geleceğin teknolojilerine şahit olmak isteyenler tarafından yoğun bir katılımla gerçekleşen etkinlikte final sahnesinde başarı elde eden ekipler İTÜ Çekirdek Erken Aşama Kuluçka Merkezi’ne dâhil edilerek 1 yıl boyunca İTÜ Çekirdek’in sunduğu tüm olanaklardan da faydalanabilecek.

İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Doç. Dr. Deniz Tunçalp: “Girişimciler için daha fazla kaynağın seferber edilmesi amacıyla tüm gücümüzle çalışıyoruz”

“İTÜ ARI Teknokent olarak eşi benzeri görülmemiş bir ekosistem kurguluyoruz” diyen Tunçalp sözlerine şöyle devam etti; “Big Bang ile özel sektör kuruluşlarını hibe ve ödül vermeye, yatırım yapmaya davet ederek girişimcilik ekosistemini büyütmeye çalışıyoruz. Avrupa’nın en iyi 2’nci, dünyanın ise en iyi 3’üncü kuluçka merkezi İTÜ Çekirdek’e ait hem rakamsal verilerin hem de girişimcilerin piyasa başarıları çok iyi ilerliyor. Türkiye’nin ilk dijital fabrikalarından birini, İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) desteği ile İTÜ ARI Teknokent bünyesinde hayata geçiriyoruz. Prototipini üretmek isteyen tüm girişimciler aradıkları çözümü burada bulacak. Ülkemizde şimdiye kadar bir araya gelmemiş bir makine parkını bir araya getiriyoruz. Önümüzdeki günlerde bunu tüm Türkiye’ye hizmet verir halde açacağız.”

 

Fark Yaratan İTÜ ARI Teknokent Firmaları BEETECH 2018’de Ödüllendirildi

İTÜ ARI Teknokent tarafından bu yıl üçüncüsü verilen “BEETECH Teknoloji Ödülleri” sahiplerini buldu. İTÜ MAGNET’te düzenlenen ödül töreni sinerji dolu olduğu kadar, görkemli bir atmosferde gerçekleşti. Tören kapsamında İTÜ ARI Teknokent firmalarından 14’ü, 5 ayrı kategoride ödüle, 4 firma ise Ar-Ge Öncüleri, Start-up, Girişim Sermayesi ve Ekosisteme Katkı alanlarında özel ödüle layık görüldü.

Teknokentliler projelerini tanıttı

Ödül töreni öncesinde, iki gün süren İTÜ ARI Teknokent firmalarının en iyi uygulamalarını tanıttığı “BEETECH 2018 En İyi Uygulamalar Konferansı” düzenlendi. İTÜ MAGNET’te gerçekleştirilen etkinliklerde birbirinden başarılı teknoloji şirketleri 2 gün boyunca 18 farklı oturumda bir araya gelerek projelerini katılımcılarla paylaştı.

İTÜ ARI Teknokent’te devir teslim heyecanı

BEETECH Teknoloji Ödülleri töreni, İTÜ ARI Teknokent yönetiminde devir teslime de şahit oldu. Kenan Çolpan’dan görevi devralan Doç. Dr. Deniz Tunçalp, İTÜ ARI Teknokent’in Genel Müdürü olarak yaptığı ilk konuşmada, “İTÜ ARI Teknokent, teknoloji firmalarımızın başarıları ve tüm ekibimizin özverili çalışmalarıyla Türkiye’de teknoloji geliştirme bölgeleri arasında birinci oldu. Her zaman İTÜ ARI Teknokent’in dünya çapında eşsiz bir teknoloji ve inovasyon ekosistemi olması için çalışmaya devam edeceğiz” diyerek hız kesmeden yollarına devam edeceklerini vurguladı.

Gecede 5 farklı kategoride 14 firma ödül aldı

BEETECH 2018 Ödül Töreni’nde toplam 14 firma şirket ölçeklerine göre ‘Kuluçka’, ‘Küçük’, ‘Orta’ ve ‘Büyük’ ölçekli olmak üzere ayrı ayrı değerlendirilerek, 5 farklı kategoride ödüle kavuştu. Törende, ayrıca çeşitli dallarda özel ödüller de verildi.

İşte ödül firmalar ve kategorileri:

KULUÇKA KATEGORİSİ

AR-GE Geliri Birincisi: ALMAS

Fikri Sınai Mülkiyet Hakları Birincisi: MISONE

Ulusal-Uluslararası Destekler Birincisi: METROBİ

Üniversite-Sanayi İş Birliği Birincisi: IUGO

KÜÇÜK ÖLÇEKLİ FİRMA KATEGORİSİ

AR-GE Geliri Birincisi: TREND

AR-GE İhracat Birincisi: AVCR

Fikri Sınai Mülkiyet Hakları Birincisi: ERLAB

Ulusal-Uluslararası Destekler Birincisi: MİTOS

Üniversite-Sanayi İş Birliği Birincisi: MİKRO ELEKTRONİK

ORTA ÖLÇEKLİ FİRMA KATEGORİSİ

AR-GE Geliri Birincisi: ANALOG DEVICES

AR-GE İhracat Birincisi: ANALOG DEVICES

Fikri Sınai Mülkiyet Hakları Birincisi: ANALOG DEVICES

Ulusal-Uluslararası Destekler Birincisi: DEFNE

Üniversite-Sanayi İş Birliği Birincisi: FEV

BÜYÜK ÖLÇEKLİ FİRMA KATEGORİSİ

AR-GE Geliri Birincisi: ERICSSON

AR-GE İhracat Birincisi: ERICSSON

Fikri Sınai Mülkiyet Hakları Birincisi: VODAFONE

Ulusal-Uluslararası Destekler Birincisi: ERICSSON

Üniversite-Sanayi İş Birliği Birincisi: ERICSSON

ÖZEL ÖDÜLLER KATEGORİSİ

Ar-Ge Öncüleri Özel Ödülü: Sn. Lütfi Yenel

Start-up Özel Ödülü: Scoutium

Girişim Sermayesi Özel Ödülü: 500 Startups

Ekosisteme Katkı Özel Ödülü: Cardtek

 

Kepler Teleskobu Görevini Başarıyla Tamamladı

Dünyada olduğu gibi uzayda da tüm iyi şeylerin süresi zamanı geldiğinde biter… Dokuz buçuk yıldır görevini başarıyla sürdüren Kepler teleskobu görevine veda etti. NASA’dan yapılan açıklamada güneş sistemimiz dışındaki gezegenleri gözlemlememizi sağlayan Kepler’in görevinin resmen sona erdiği belirtildi.

NASA’nın açıklamasında Kepler’in yakıtının tükendiği ve 9,5 yıllık gezegen avcılığı görevinin tamamlandığı belirtildi.

NASA’nın Astrofizik Bölümü Direktörü Paul Hertz açıklamasında, “Kepler’i uzaya göndermeden önce, galaksimizde ne kadar gezegen olduğunu bilmiyorduk. Kepler, galaksinin uzak kısımlarında yer alan 2 bin 600’den fazla gezegen ile tanışmamızı sağladı” dedi.

Deniz seviyesinden yaklaşık 150 kilometre yükseklikte bir yörüngede 2009 yılından bu yana görev yapan Kepler Uzay Teleskobu, Güneş Sistemi’nin dışındaki binlerce gezegenin keşfedilmesini sağlamıştı.

NASA’nın Ames Araştırma Merkezi’ndeki Kepler’in proje bilimcisi Jessie Dotson’a göre, “Uzay aracı Kepler’in emekliliği, keşiflerinin sonu anlamına gelmiyor. Yeni keşifler ve Kepler’den aldığımız verilerimizle nasıl sonuçlara ulaşacağımızı merak ediyoruz” şeklinde konuştu.

Ufukta çok sayıda yeni keşif olacak

Öte yandan NASA’nın Transit Ötesi Gezegen Araştırması Uydusu (TESS) hali hazırda uzayda ve Kepler’e benzer bir yöntem kullanarak kendi gezegen avına başlıyor.

Kepler güneş gibi yıldızlar etrafında gezegenler aramaya odaklanmıştı, TESS ise evrende yeryüzündeki dünyaları bulmak için daha küçük yıldızlara bakarak mirasını ilerletecek.

Kepler’in görevi sona erdi ancak mirası sonsuza kadar sürecek…

Keşfedilen Yeni Materyal Sayesinde Güneş Panelleri Artık Daha Verimli Hale Geliyor

Güneş paneli maliyetlerinin hızlı düşüşü, güneş enerjisini birçok ülkenin ana elektrik kaynaklarından biri haline getirmeye başladı. Ancak panellerin geliştirilebilirliğinin kısıtlı oluşu ve enerji depolamada gelecekte ortaya çıkabilecek sorunlar güneş enerjisi kullanımını sorgulanır hale getiriyor.

Bu arada güneş panelleri, güneş ile enerji üreten tek teknoloji de değil. Konsantre güneş enerjisi, güneş ışığını odaklamak için aynalar kullanarak türbinleri çalıştıracak ısıyı ortaya çıkarabiliyor. Ortaya çıkan bu ısının depolanması, günün her saatinde enerjinin kullanılabilmesini sağlıyor. Maalesef konsantre güneş enerjisi pek de bütçe dostu değil ve güneş panelleri bu yarışta epey önde gözüküyor. Ancak bazı materyal bilimciler konsantre güneş enerjisinin verimliliğini artıracak ve avantajlı hale getirecek bir yol bulmuş olabilirler. Ve bu yarışın gidişatı yakında değişebilir.

Sıcaklığı hisset

Güneş ışığı, aynaların odak noktasında bulunan bir sıvıyı ısıtmak için kullanılıyor. Daha sonra bu ısıyı ya bir depolama sistemine ya da doğrudan bir türbine aktarılıyor. Daha yüksek sıcaklıklar daha fazla enerji ortaya çıkartabiliyor ki bu da ısı transferinin verimliliğini kritik kılıyor.

Belirli bir sıcaklığın üzerindeki buharı karbondioksit ile değiştirmek mümkün hale geliyor. Buharın karbondioksit haline gelmesi enerji verimini yüzde 20 daha artırıyor. Ancak bu durumun ortaya çıkması için 726 santigrat dereceden fazla sıcaklık gerekiyor. Bu sıcaklıklarda metal eriyeceği için işler biraz zorlaşıyor.

Yeni yapılan araştırmalar sonucu bu sıcaklıklara dayanabilecek iki malzeme ortaya çıkıyor; tungsten ve zirkonyum karbür. Bu iki malzemenin erime noktaları 3.427 santigrat civarlarında bu da yüksek ısıya dayanıklılığı ve böylece ısı buharının karbondioksite kolayca çevrilmesini sağlıyor.

İstatistikler etkileyici olsa da asıl şaşırtıcı kısmı malzemenin nasıl üretildiği konusu.

Araştırmacılar, toz halindeyken bir kalıba dökülüp ısıtıldığında gözenekli bir materyale dönüşen bir tür seramik olan tungsten karbür ile işe başladılar. Başlangıçta seramik işlenerek son halini alabilecek durumdaydı. Son şeklini alınca seramik bakır ve zirkonyum dolu bir küvete yerleştirildi. Eriyik haldeki karışım gözenekleri doldurdu ve zirkonyum, tungsten karbür ile reaksiyona girdi. Erimiş malzemedeki bakır, katı maddenin yüzeyinde ince bir film oluşturdu.

Solar termik santrallerde meydana gelen koşullara bakacak olursak; bakır, karbondioksit ile reaksiyona girerek bakıroksidi oluşturuyor ve karbonmonoksit açığa çıkıyor. Ancak araştırmacılar süperkritik karbondiokside az bir miktar karbonmonoksit eklenirse bu reaksiyonun bastırılabileceğini deneysel olarak kanıtladılar.

Ekonomik dinamikler

Materyal şu ​​anda kullanılan metallerden çok daha iyi olduğundan, bir ısı dönüştürücüsü oluşturmak için çok daha azını kullanmak mümkün. Bu -daha az hammaddeye ihtiyaç duyduğunuz için- çok daha ekonomik ve küçük boyutu, ısı dönüştürücüsünün güç yoğunluğunu ve verimliliğini artırıyor.

Yeni hedef, bu teknolojinin yoğunlaştırılmış güneş enerjisinin fotovoltaiklerin yapamayacağı şekilde doğrudan bir yer değiştirebileceği geleneksel fosil yakıt santralleriyle birlikte kullanılması olacaktır. Ama buradaki durum da karışık.

Bazı ülkeler emisyonları azaltma taahhütleri konusunda ciddi adımlar atmaya başladıkça, konsantre güneş enerjisinin rekabet gücünü artırmaya yardımcı olacak şekilde emisyon içermeyen enerji üretimini fiyatlandırma yolları bulunabilir.

Son olarak belirtmeliyiz ki hem doğal gaz hem de nükleer santraller ısı değiştiricilere bağlı çalışır ve bu malzemenin bunların verimliliğini artırmak için de kullanılması mümkün olabilir.

29 Milyon Facebook Kullanıcısının Hesabı Çalındı

Facebook geçtiğimiz günlerde bilgisayar korsanlarının hedefi olmuş, çok sayıda kullanıcının hesabı çalınmıştı. Facebook yetkililerinden konuyla ilgili açıklama geldi ve çalınan hesaplar hakkında bilgi verildi.

Sosyal paylaşım sitesi Facebook, 29 milyon kullanıcı hesabının güvenlik açığı nedeniyle hacklendiğini doğruladı. Facebook tarafından yapılan açıklamada iki hafta önce gerçekleşen güvenlik ihlali sırasında bilgisayar korsanlarının 29 milyon hesabın verilerine eriştiği ve başlangıçta düşünülenden 50 milyon daha az kişinin etkilendiği belirtildi.

Konuyla ilgili üzüntülerini dile getiren Facebook Başkan Yardımcısı Guy Rosen, “Her zaman hesaplara ulaşmak ve veri hırsızlığı yapmak isteyen hackerlara karşı tetikte olmalıyız” dedi.

Açıklamada 15 milyon kullanıcının isimlerine, e-posta adreslerine veya telefon numaralarına erişildiği, etkilenen hesaplardan 14 milyonunda ise memleket, doğum tarihi, ziyaret edilen yerler ve geçmiş aramaları gibi bilgilere ulaşıldığı belirtildi.

Facebook’un açıklamasında toplam 30 milyon kullanıcının güvenlik anahtarının çalındığı, 1 milyon kullanıcının ise herhangi bir bilgisine ulaşılamadığı vurgulandı. Ayrıca hackerların daha önce bilgilerini ele geçirdikleri kullanıcıların arkadaşlarına ulaşarak, hackledikleri hesap sayısını artırdıkları da belirtildi.

Konuyla ilgili konuşan güvenlik analisti Avivah Litan, e-postalar ve telefon numaralarının finansal hırsızlık için kullanılabileceğini belirtti.  Ancak son aramalar gibi daha detaylı kişisel bilgileri çalmanın ardındaki nedenlerin ne olabileceğinin merak konusu olduğunu da ekledi.

Veri ihlali ve Cambridge Analytica ile ilgili gizlilik skandallarından sonra Facebook’un 2 milyar aktif kullanıcısının güvenini yeniden inşa etmeye çalıştığı belirtiliyor. Ancak şirketin ihlalle ilgili yaptığı son açıklama bir kez daha kişisel verileri sosyal bir ağda paylaşmanın risklerini ortaya koydu. Gizlilik ve güvenlik kaygılarının dışında Litan, tüketicilerin sosyal ağlarda kişisel bilgilerini paylaşma konusunda ihtiyatlı olmaları gerektiğini belirtiyor.

Mars’a Yolculuk İçin Uzun Bir Uykuya Hazırlanın

Bilim kurgu filmlerinin gerçek olmasına hiç bu kadar yaklaşmamıştık…NASA’dan aldığı destekle gezegenler arası seyahatin nasıl yapılacağını araştıran Atlanta merkezli SpaceWorks şirketi son araştırmasında  hibernasyon yöntemiyle önümüzdeki yıllarda Mars’a seyahatin başlamasını öngördüğünü açıkladı.

SpaceWorks şirketi, hibernasyon yöntemiyle insanları kış uykusuna yatırarak kızıl gezegen Mars’a yolculuk yapılabileceğini açıkladı. SpaceWorks Başkanı ve NASA eski mühendisi John Bradford, kış uykusu modülünün nasıl çalışacağını ve araştırma sonuçlarını anlattı.

14 gün süren hibernasyon teknolojisi sayesinde uyuyarak uzaya seyahat etmenin mümkün olduğunu ifade eden Bradford, aslında benzer bir sistemin şu an halihazırda sağlık sektöründe kullanıldığı da söyledi.

Vücut ısısı 32 dereceye düşürülüyor ve metabolizma yavaşlatılıyor

Kişinin vücut sıcaklığını kontrol eden bu sistem, 32 dereceye düşen vücut ısısında metabolizmayı olabildiğince yavaşlatıyor. Bu durum vücudun metabolik hızını yüzde 50 ile 70 arasında azaltan, daha az oksijen ve diğer kaynak tüketimi anlamına gelen torpor adı verilen bir uyku durumuna neden oluyor. Böylelikle kişi komadaymış hissi uyandırılıyor. Yani bilinç kayboluyor. Bu yöntemle 14 günlük yolculuğun yapılabileceği belirtiliyor.

14 günlük döngülerle gerçekleştirilen hibernasyon sonunda uyandırılan mürettebat ve yolcular birkaç gün uyanık kaldıktan ve vücut fonksiyonları eskiye döndükten sonra tekrardan 14 gün sürecek hibernasyona tabi tutularak gidilecek yere daha güvenli ve daha verimli yolculuk sağlanmış olacak.

Bradford, Elon Musk gibi Mars yerleşim meraklıları ile aynı fikirde olduğunu ve bunun sürdürülebilir bir Mars’ın güçlü şekilde inşa edilmesinin anahtarı olacağını da ifade ediyor. Bradford, “Her seferinde yüzlerce insan gönderebilecek gemilere ihtiyacımız olacak ve şu anda bunu destekleyen teknolojilerden hiçbir şeye veya teknolojiye sahip değiliz” diyor ve “Ama bu teknoloji bence bunu sağlıyor” diyerek sözlerine ekliyor.

Microsoft Surface Ekim Etkinliği’nde Hangi Ürünler Öne Çıktı?

Microsoft’un merakla beklenen Surface Etkinliği New York’ta gerçekleştirildi. Peki Ekim ayı etkinliğinde hangi ürünler öne çıktı. İşte öne çıkan ürünler ve özellikleri…

Microsoft Ekim ayı Microsoft Surface Etkinliği’ni New York’ta düzenlendi. Etkinlikte yeni ürünlerin tanıtımları yapıldı. Etkinlik kimilerine göre beklenen etkiyi yaratmasa da Surface ürün lideri Panos Panay bu etkinliğin en geniş kapsamlı Surface etkinliği olduğunu vurguladı. Etkinlikte Surface Pro 6’dan Surface Laptop 2’ye pek çok yeni ürün görücüye çıktı.

Etkinlikte kuşkusuz Stüdyo’nun öne çıktığını söyleyebiliriz. Bugüne kadarki en ilginç Surface ürünü olan Stüdyo, yüzde 22 daha fazla kontrastla yüzde 38 daha parlak bir ekrana sahip. İçinde Pascal grafik kartları ve 2 TB hafıza kartı bulunuyor.

Yeni Surface Pro yüzde 67 daha hızlı
Stüdyonun dışında etkinlikte ise dört çekirdekli Surface Pro 6 tanıtıldı. Selefinden yüzde 67 daha hızlı olan Surface Pro 6, 8-gen Intel işlemci, 1G SSD, 267 PPI ekran, 13.5 saatlik pil ömrü ve 772 gram ağırlığı ile dikkat çekti.

Yeni Surface Laptop, ilk nesilden 8 kat daha hızlı olmasıyla öne çıkıyor. 8. nesil Quad Core Intel işlemciye sahip olan ürünün pil ömrü ise 14,5 saat.

Etkinlikte tanıtılan diğer bir ürün ise ses yalıtıma odaklı Surface kulaklık oldu.

İnternet ve Sosyal Medya Kullanımında Dünya Ortalamasının Üzerindeyiz

Dünya genelindeki trend ve alışkanlıklar üzerine araştırmalar yapan dünyaca ünlü araştırma şirketi Nielsen, Türk tüketicilerini değerlendirdiği bir dijital dönüşüm raporu hazırladı. Türk tüketicisinin dünya ortalamasının üzerinde bir online ve mobil profile sahip olduğunu gösteren rapora göre global nüfusun internet kullanım oranı yüzde 53 iken, Türkiye’de bu oran yüzde 67. Aktif sosyal medya kullanımı dünya ortalamasında yüzde 42 iken, Türkiye’de ise yüzde 63 seviyelerinde.

İnternetin gücü ile beraber alışveriş kültüründe yaşanan gelişmeler dijital dönüşümün bir parçası oldu. Bu durum tüketicilerin satın alma davranışlarını da değiştirdi. Dünyaca ünlü araştırma şirketi Nielsen hızlı tüketim ürünleri, perakende ve alışverişçi trendleri başlıklarında gerçekleştirdiği araştırmaya dair bir rapor yayınladı.

Rapora göre global nüfusun internet kullanım oranı yüzde 53 iken, Türkiye’de bu oran yüzde 67 seviyelerinde. Aktif sosyal medya kullanımı dünya ortalamasında yüzde 42 iken, Türkiye’de ise yüzde 63.

Raporda mobil kullanıcı sayılarına ilişkin sonuçlara da yer verildi. Mobil kullanıcısı sayısı dünya genelinde yüzde 68 iken, bu oran Türkiye’de yüzde 90 olarak ölçümlendi.

Nielsen’in raporu, yeni bir alışverişçi profiline dair ipuçları da veriyor. Dijital dönüşümün önemli ayaklarından birini oluşturan perakendede e-ticaret, gelecek vadeden başlıklardan biri. Rapora göre, toplam perakendenin yüzde 9’unu oluşturan e-ticaretin 2020’de yüzde 12’ye çıkacağı tahmin ediliyor. Türkiye perakende pazarında e-ticaretin payı global ortalamanın altında bir performans seyrediyor. Türkiye’nin online alışverişteki tercihlerinde ise ilk dört kategoriyi; bebek bakım, ev temizlik ürünleri, kişisel bakım, evcil hayvan maması oluşturuyor.,

Mars Yüzeyinde İlk Defa Büyük Bir Su Kütlesi Keşfedildi

İtalyan bilim insanları Mars’ta ilk defa buz yüzeyin altında geniş çaplı bir su birikintisi bulunduğunu duyurdu.

İtalyan araştırmacılar, Mars’ta bulunan su birikintisine ilişkin verilerini Roma’da düzenledikleri bir basın toplantısında duyurdu. Araştırma ayrıca ABD’nin Science adlı dergisinde yayımlandı. Dergide yayınlanan araştırma sonuçları, 2012 – 2015 yılları arasında yapılan radar ölçümlerine dayanıyor. Buna göre, Mars’ın Güney Kutup bölgesinde bulunan buzullara gönderilen radyo dalgalarının nasıl geri yansıdığı ölçüldü ve yansıma şeklinin sonuçlarına göre o bölgede buzulların altında yaklaşık 20 kilometreye kadar uzanan sıvı halde su bulunduğu tespit edildi. Bulunan su kütlesinin Grönland ve Antarktika’da bulunan buz tabakaları altındaki su kütleleriyle benzerlik gösterdiği de paylaşılan veriler arasında. Bu keşif, dünyadan 55 milyon km uzaktaki esrarengiz Kızıl Gezegen’de bulunan sıvı haldeki en büyük su kütlesi oldu.

Daha önce yapılan araştırmalar, gezegen yüzeyinde aralıklı su kütleleri olduğuna dair kanıtlar olduğunu gösteriyordu. Ama bu son keşif, Mars’taki su kütlesinin kalıcı olduğuna dair ilk veri oldu.

Mars’ta bulunan su kütlesi, buzun altında yaklaşık 20 kilometrelik bir alanda yer alıyor. Uzay bilimcilerin bu keşfiyle Mars’ta daha fazla su bulunabileceği ve hatta hayat olabileceği ihtimali güçlendi.